• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Akif Bedir
Akif Bedir
Akif Bedir
TÜM YAZILARI
19 Aralık 2018

Yeni bir parti ihtiyaç mı?

Ülkenin kaderi ile mevcut siyasi aktörlerin kaderinin perçinleştiği kritik bir seçime yaklaşıyoruz. 

Yeni bir parti kurulma hazırlıkları siyasi gündemin önemli maddelerinden biri halinde. Peki, ülkemizin yeni bir siyasi partiye ihtiyacı var mı?

Ya da AK Partinin terbiye edilmesi ihtiyaç mıdır sorusuna cevap ararsak mesele daha net anlaşılır.

Yeni siyasi oluşumlar mevcut siyasi partilerin toplumsal talepleri karşılayamaması durumunda ortaya çıkar. Yeni parti beklentisi de günümüzün aktüel bir tartışmasıdır..

2001 yılından beri siyaset sahnesinin en önemli figürü Recep Tayyip Erdoğan ve dolayısıyla AK Partidir.

AK Parti’nin on yedi yılın sonucunda yorulma, yıpranma  işaretleri verdiği öne sürülüyor. Sert mücadeleler ve çalkantılarla geçen 17 yıllık iktidarla gelen doğal kirlenmenin temizlenme, tazelenme ihtiyacı mutlak şart olarak görünmekte.  

Bunu fark eden Tayyip Erdoğan dönüşüm ve değişim gerçeğinden hareketle kadrolarına doyum, metal yorgunluk ve profesyonel bozulma teşhisi koyarak, çözüm yolları arıyor. Bu Türkiye siyasetinde nadir görülen, bir siyasi partinin özeleştiri ve halkla bağını yeniden tesis etme hamlesidir.

Siyasette inşa edilen istikrar, ortaya koyulan vizyon, demokrasinin güçlenmesi, vatandaş iradesinin hükümete ve devlet hayatına yansıması, buna bağlı olarak ekonominin canlanması, Türkiye’nin bölgesel bir güç haline gelip dış dünyadaki sesinin güçlenmesi halkın “devam” kararında etkili olmuştur.  

Yerli ve milli siyasetin halk tarafından kabul görmesi, alternatifsiz olma  iddiası ve buna toplumun inanması, milletle arasına mesafe koyan Kılıçdaroğlu ve partisi CHP’nin muhalefet koltuğunu dolduramaması, tamamlayıcı olamaması AK Parti’nin 17 yıllık iktidar serüveninin kısa özetidir.     

Kaset operasyonu ile lider yapılan Kemal Kılıçdaroğlu ve kolektif akıl tutulması yaşayan CHP zihniyeti siyasi harakiri yapmış ve ülke meselelerine çözüm bulacak bir siyasi oluşum olmadığını bu süreçte millete göstererek Türkiye’de muhalefet “dramatik iflas”ı yaşamıştır.

İlkesizliği ve ahlaksızlığı meşrulaştıran, popülizme ek olarak iftirayı, hakareti, en çok da yalanı propaganda malzemesi olarak bolca kullanan Kılıçdaroğlu ülke için çare değil siyasi bir sorun haline gelmiştir.

İnkârın, tuğyanın karargâhı sefil bir anlayış olan CHP  kaldıkça, eskidikçe, mayalandıkça sadece siyasetin değil Türkiye’nin sorununa dönüşmüştür. 

Kendini vazgeçilmez sanıp dayatanlar, kişisel beklentilerini şahsi çıkarlarını davasının üstünde görenler millet itibarını zedelemiş ve AK Partiye ilgiyi azaltmıştır. AK Parti milletten uyarı almış bir parti konumundadır ve bunu iyi tahlil etmesi gerekmektedir.

Politik tercihlerin beğenilmemesi, tutulan yolla ilgili taşınan kuşkular, yeni beklentiler ve ihtiyaçların karşılanmaması, ülkenin durumu, ekonomik çalkantıların halkı fakirleştirmesi AK Parti’nin eskisi kadar heyecan uyandırmadığı gerçeğinin sebeplerinden bazılarıdır.  

İktidar ve muhalefetin Türkiye’nin bugünkü fotoğrafını iyi çekememesi, milli ve manevi meseleler temelinde neyi nasıl değiştireceğini halka iyi anlatamaması, yaşanan ekonomik çalkantılarla halkın alım gücünün yarı yarıya düşmesi milletin siyasi arayışının temel sebeplerinden bazıları olmuştur.   

Yeni dönemde, Erdoğan’ın halktan gördüğü samimi desteğe karşılık verecek, halkın vizyonunu, zihniyetini paylaşan, mücadele edecek, kendi kişisel kariyerlerini ülkenin kader çizgisinin önünde tutmayacak siyasi kadrolarla partisini yeniden yapılandırması gerekiyor.

Bugün Erdoğan, Türkiye’nin lokomotif gücü olmayı sürdürüyor. Fakat Erdoğan ismi ve resminin gölgesinde millete yük olan yol arkadaşları toplumu yeni arayışlara itmektedir.

Millet, kendisinin sahiden hizmetkârı olan inançlı, kararlı, çalışkan, cesur ve mütevazı isimlerin başını çektiği teşkilatlar, belediye başkanları olsun istiyor.

Erdoğan için AK Parti’ye oy verdiklerini, ama Erdoğan’ın da AK Parti’ye artık çeki-düzen vermesi gerektiğini söylüyor milletimiz.

Yaşanmış onca tecrübeden, karşılaşılan acı deneyimlerden, ortaya çıkan yeni saflaşmalar ve kaymalarla beraber gözlemlenen eksikliklerden sonra AK Parti’nin kendini her anlamda yenilemesi gerekmektedir.

Milletin sevgisini kibre dönüştüren, kıskançlık illetiyle arkadaşlarının ayağına çelme atan ve hırsı aklının önünde giden kişilerle yol yürünmeyeceğini haykırıyor bütün Türkiye.

Ankara’nın gizli mahfillerinde Abdullah Gül’e atfedilen parti kuruyor senaryosu dolaşıyor. Çeşitli köşe yazılarına yansıyan iddiaların Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uçak gezilerine katılan yazarlar da dahil olunca iş ciddileşti.

Gül ile Erdoğan arasındaki görüş ayrılıkları derindi, senkron uyumsuzluğu da artık sır değil. 

1 Nisan’dan sonra siyasi arena yeni oyunlara gebe gibi. 

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23