--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Tarihi bir çağrı

Akif Bedir
Akif Bedir
14

Geçtiğimiz hafta Avrupa parlamentosunda kabul edilen 2022 yılı raporunda Türkiye ile ilgili olarak; “Türkiye’de demokrasi uygulamalarının yetersiz olduğu, yargı ve medyanın bağımsız olmadığı, farklı etnik ve dini gruplarla kadın ve LGBTİ’lere karşı ayrımcılık yapıldığı” ifade ediliyor. 

Ayrıca “İsveç’in NATO’ya üyeliğinin onaylanması istenirken, Türkiye’nin Suriye, Irak ve Libya’da yürüttüğü faaliyetlerden duyulan rahatsızlıkdile getirilip, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yok sayılarak Kıbrıs’ın Rumların yönetiminde federasyona bağlanması gerektiği” vurgulanıyor. 

Sonuçta, “Türkiye AB’ye katılım sürecinin mevcut şartlar içerisinde yeniden başlatılamayacağı” belirtiliyor. Yani ya dediğimizi yaparsınız ya da Avrupa Birliğine giremezsiniz deniyor.

Avrupa Parlamentosu’nun haddi aşan ifadelerine tepki gösteren Cumhurbaşkanımız, “Avrupa Birliği Türkiye’den kopmanın gayreti içinde. Avrupa Birliği’nin Türkiye’den kopuş hamlelerini yaptığı bu dönem içerisinde biz de bu gelişmeler karşısında değerlendirmemizi yaparız ve bu değerlendirmelerden sonra Avrupa Birliği ile gerekirse yolları ayırabiliriz” restini çekti.

Erdoğan’ın bu sözleri tarihi bir çağrıdır. 

Erbakan Hocam AB’nin bir haçlı birliği olduğunu her ortamda haykırmış, Türkiye’nin AB’ye girme çabalarının boşa kürek çekme olduğunu görmüş ve dile getirmişti.

Artık oyunun bittiğini hepimiz görüyor ve biliyoruz.

Türkiye’ye yönelik haksız ve mesnetsiz bu rapor kabul edilemez. AB’nin Türkiye’ye karşı yıllardır sürdürdüğü ayrımcı politikaları sabırları taşırdı.

Türkiye’yi 64 yıldır AB üyeliği için oyalayan Avrupa’nın çifte standardını, ikiyüzlülüklerini reddediyoruz.

AB’nin Türkiye’ye karşı yürüttüğü oyalayıcı ve çifte standartlı politikasının arkasındaki hangi hesapların yapıldığını, hangi sinsi stratejilerin yürütüldüğünü biliyoruz.

Avrupa’nın bütün derdi Türkiye’nin sürekli kuşatma altında tutulması ve tarihi misyonuna dönüşünün önlenmesidir. Bunu komşu devletlerle, işletime soktukları terör örgütleriyle, yurtiçinde ve yurt dışında oluşturdukları lobilerle, aparatlarıyla koordineli şekilde yapmaktalar. 

İşgal ettiği toprakların toplumsal kimyası ile oynayan, kitleleri başkalaştırarak birbirine düşman eden, toplumsal mühendislikle ülkeleri kontrol altına alan haçlı ortaklığının bütün planları, Türkiye’yi savunmaya zorlamaya, geriletmeye, sınırlarının içine hapsetmeye ve Akdeniz denkleminin dışına atmaya ayarlı.  

Afrika’yı yağmalayan, milletleri birbirine düşürüp, terör örgütlerini finansa eden, pandemide yaşlılarını ölüme terk eden AB’nin Türkiye’ye demokrasi, insan hakları, özgürlük ve hümanizm dersleri vermek haddine değildir. 

Ellerine geçen her fırsatta Türkiye’ye ambargo uygulamaya kalkan, Türkiye’deki etnik, dini ve sosyal fay hatlarını ayrıştırıcı şekilde kaşıyan AB, her geçen gün daha da büyüyen ve güçlenen, böylece bölgede ve küresel sistemde ağırlığı daha da artan Türkiye’den rahatsız. 

Türkiye’yi takip altına alıp ihtarlar vermekle yetinen AB, Türkiye’yi Birliğe üye yapmaz ama Türkiye’nin gerek ekonomik açıdan gerekse güvenlik açısından kendisinden uzaklaşmasını da istemez. 

Dünyaya yaşattıkları zulmü, adaletsizliği, yıkımı, mülteci sorununu, terörle ilişkilerini yüzlerine haykıran Türkiye, kendisine biçilmiş rolü elinin tersiyle iterek, yeni küresel sistemde denge siyaseti güderek ülke yararına olanı tercih etmesi sömürü gücü AB’nin zoruna gidiyor.

Türkiye’nin, stratejik manevralarla kurduğu ortaklıkları kendi çıkarları doğrultusunda, kendi strateji ve tercihleriyle ortaya koyan bir ülke olmasını kabullenmek istemiyorlar.  

Türkiye’siz adım atamayacaklarını görüp anladıkları için de çırpınıyorlar.

AB küresel düzeyde güçlü bir aktör olamadı ve derin bir kimlik krizi yaşıyor. “Hasta adam” konumundaki AB bir taraftan Türkiye’yi hizaya getirmeye çalışırken diğer taraftan kaybetme korkusuyla dostluk eli uzatıyor. 

Kendi bölgesinde zayıf, içerdeki sorunlarını çözemeyen ve devamlı dış desteğe muhtaç bir Türkiye görmek isteyen Batı dünyası, bölgesinde dengeleri değiştiren, yeniden küresel güç olma yolunda ilerleyen, dik duran, varlık gösteren, kurulmuş tüm tezgâhlar bozan Türkiye’nin kendi başına hareket ederek, istediğini alan bir konuma gelmesini kabullenemiyorlar.  

Hristiyan birliği AB’nin ikiyüzlü politikalarıyla uğraşmaya hayır…

Avrupa’da aşırı sağın yükselmesi, Türk karşıtlığı ve Müslüman düşmanlığının güncel Avrupa siyasetinin bir parçası haline gelmesi birlik içinde Türkiye karşıtlığı iç siyaset malzemesi oldu.

Çok kutuplu dünya düzeninde üzerine senaryo yazılan bir ülke değil kendi senaryosunu yazan bir devlet konumuna gelen Türkiye, birilerinin eteğine yapışmadan hareketi yeğliyor. Bütün güç aktörleriyle ulusal çıkar odaklı ve bölgesel refaha dayalı ilişkiler geliştirmeyi mantıklı görüp, ona göre hareket etmekte. 

Türkiye, dik durarak yol çiziyor, tavır koyuyor, yeniden tarih yazacağının işaretleriyle haksızlıklara ve zalimlere meydan okuyor.  

AB bizim için artık bir seçenek değildir ve yolları ayırma zamanı gelmiştir.

 

Yorumlar

(14)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bozok

20 Eylül 2023 20:21

İnşallah yolları ayırırız.

Bumin Özel

20 Eylül 2023 16:33

CIK AVRUPA BIRLIGINDEN GIR ORTA DOGUNUN LAGIMINADA GÖR EFENIN TEREKESINI .SALLAYIN BAKALIM NASIL OLSA SALLAMAK PARAYLA DEGIL .

Temel KILIÇ

20 Eylül 2023 15:38

MILLÎ NİZÂM - SA'ÂDET çizgisi ni ta'kîb ederken,artık bir makas değişiminin gerekdiği kanâ'ati i le kurulduğuna inandığım AK PARTİ çizgisi üzere uzun yolcu luğum boyunca,Merhûm Erba kan Hoca'mın teşhisi üzere AB yi bir HAÇLI İTTİFÂKI olarak gör düm.

Erdal

20 Eylül 2023 13:39

Kusura bakmayın yaşım altmış. Aklım yetti yeteli aha girdik yok gireceğiz yok iyi niyet mektubu yok ab temayulleri yok efendim ab normları. Bir ömür bitti siz hala ab nin bir hristiyan kulübü olduğunu anlamadınız. Yerel seçimler yaklaştı emekli perişan oralarda bağırmakla bu işler olmuyor restini çekersin girmezssin vesselam nedir bu temcit pilavı gibi ısıt ısıt getir. Artık bu kompklesten kurtarın kendinizi . Bakın emekliye haksızlık yapıldı. Bakın reis maaşa yüzdebeşyüz zam yapsada oy yok. Esir mumalesi görmek veya göstermek insanlık onuruna yakışmaz

Feraset

20 Eylül 2023 12:16

Seçimden evvel iç piyasaya AB den ayrılabiliriz seçimden sonra dış piyasaya AB Türkiye ile daha güçlü

YORUM

20 Eylül 2023 10:32

YAZAR KARDEŞİM AVRUPANIN KAFİRİNEN KORKMUYORUM İÇİMİZDE Kİ BİZDEN GÖRÜNEN KAFİRLERDEN KORKARIM GEÇMİŞİMİZ DEDE AYNI HAİNLERİN İHANETİNE UĞRADIK ONUN İÇİN O AVRUPA DOMUZUNUN DEDİKLERİ TIS... AMA İÇİMİZDEKİ HAİNLERİ SÜREKLİ TANITIN Kİ TEDBİRLİ OLALIMDEVLETİN KADROLARINA 15 TEMMUZDA HAİNLERLE BİRLİKTE OLANLARI YERLEŞTİRMESİN REİS BAK KARDEŞİM İHANET ASLA AFFEDİLMEMELİ O AFFETTİĞİN YARIN İPİNİ ÇEKER

Sosyalist

20 Eylül 2023 09:56

Avrupa Birliği bir emperyalist oluşum, yani Avrupalı tekellerin Avrupa coğrafyası başta olmak üzere tüm dünyada daha fazla kar elde etmelerinin aracı bir teşkilatlanma temel olarak. Özgürlük, demokrasi, insan hakları gibi hassasiyeter için kurulmuş gibi yansıtılması tam bir kandırmaca. Ekonomik, siyasi çıkar söz konusu olduğunda esamisi bile okunmaz bunların. ABD ile birlikte işgalci İsrail devletinin en büyük destekçisidir mesela. Ancak aynı Avrupa Birliği o coğrafyada yüzyıllar süren mücadelelerin ürünü bir takım hak ve özgürlüklerin de beşiğidir. Avrupa halklarının, emekçilerinin ve özellikle sosyalistlerinin mücadelesi ile elde edilmiş haklardır bunlar. Genel oy hakkı, kadınların seçme ve seçilme hakları, kanun önünde eşitlik, ayrımcılık, rüşvet ve kayırmacılığın sona erdirilmesi, düşünce ifade etme, örgütlenme hakları. İşkence ve kötü muameleye son verilmesi gibi temel insan hakları: Sağlıklı beslenme hakkı, asgari geçim, ücretsiz temel eğitim, ücretsiz sağlık hizmetleri ve iyi konuta erişim gibi insanca yaşam hakkı başlığında toplanabilecek hakların hepsi Avrupa'da verilmiş kan ve can bedeli mücadelelerinin eseridir. Avrupa Birliği ülkeleri insan hakları ve insanca yaşam hakkı gibi iki başlıktaki ileri bir düzeyi temsil etmesi yüzünden cazibe merkezi oldu. Yani bir tekellerin Avrupası bir de özgürlük, eşitlik, demokrasi mücadelesinin Avrupası var. İkincisi insanlığın ortak birikimi olarak hepimizin kazanımıdır. Türkiye temel insan hakları meselelerinde Avrupa'nın çok uzağında. Düşünce ifade etme, örgütlenme, hukuk önünde eşitlik, bağımsız yargı gibi başlıklarda çok kötü bir sicili var. Bunu kabul etmek lazım.

TÜRKBAL

20 Eylül 2023 09:39

RABBİMİZ AZAMETİ NE BÜYÜK BÜTÜN FETÖ ARTIKLARI AKİT OKUMAYA BAŞLADI. ÇÜNKÜ KİNLERİNİN YORUM YAPARAK KUSUYORLAR. BU MİLLET RECEP TAYYİP ERDIOĞAN BEN VARIM DEDİĞİ MÜDDETCE PEŞİNDE OLACAKTIR. O KOCA REİS DE FETÖ NÜN KİRALIK BEYİNLERİYLE, SATILIK ŞAKİRTLERİYLE MÜCADELEYİ BIRAKMAYACAKTIR. BU MEMLEKET ŞEHİT KANLARIYLA SULANARAK YURT OLDU. ABD, AB SEVDALILARI BURALARA GİDEBİLİR. ZATEN KANKALARI DAHA ÖNCEDEN ORALARA KAÇMIŞTI, ONLARI AĞIRLARLAR. HAKAN ŞÜKÜR SİZE EL SALLIYOR.

Şeref

20 Eylül 2023 08:31

RTE 'nin blöfünü yemezler usta....

kani

20 Eylül 2023 08:28

sayin yazar istemiyorsaniz cekilirsiniz olur biter sanki sizi kirmizi mumlu davetiye ile davet ettiler

Akif Bedir Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle