• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Akif Bedir
Akif Bedir
Akif Bedir
TÜM YAZILARI

Karanlıklar aydınlansın

27 Eylül 2023
A


Akif Bedir İletişim: [email protected]

İstanbul’da bir lisede Atatürk’ün fotoğrafıyla uygunsuz hareketler yaparken videosu çekilen lise öğrencisi genç, adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu alışkanlığı gereği olsa gerek tutuklama kararına sosyal medya hesabı üzerinden itiraz etti. 

Kılıçdaroğlu, “Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Atatürk’e yönelik hakaretler, Saray İktidarının yarattığı iklimin sonucudur. Bu çirkinliği kabul edemeyiz. Ancak maharet böyle eğitilen, böyle kandırılan, böyle beyni yıkanan bir çocuğu cezalandırmak değildir” dedi.

Çocuğun yaptığı hareket toplumda rahatsızlık uyandırdı. Kaçma şüphesi veya delilleri karartma ihtimali olmadığı için ceza hukuku araçlarını kullanmak yerine eğitim, bilgilendirme ve saygı ile kazanım sağlanabilirdi. 

Ayrıca Mustafa Kemal’i veya herhangi bir devlet büyüğünü koruyan ceza hukuku düzenlemesinin doğru olmadığı kanaatindeyim. 

Toplumun saygısı ve sevgisi bu korumayı zaten sağlar. Sevgi, saygı, övgü bir şablona sokulmak istenirse karşılığında tepki de bulabilir. Bu çocuğu cezaevine göndermek çözüm olmamalıydı. 

Mustafa Kemal ismine sığınarak, mal bulmuş mağribi gibi saldırıya geçen, linç girişi başlatan sözde aydın, sanatçı tayfasının eğitime alınması gereğini görüyorum.

Bir çift sözüm de Cumhur İttifakı ortaklarına. İktidarda olan sizsiniz, yönetim sizde. 

Peki, milletten saklanan bazı tarihi belgeleri niye açıklamıyorsunuz, CHP’yi gerçekten tarihe gömecek hamleleri niye yapmıyorsunuz? 

Şimdi tam zamanı değil mi?

Bunlar neler mi?

Mesela ilk aklıma gelen Atatürk’ün vasiyeti neden Türk milletinden özenle saklanıyor? Atatürk’ün vasiyetini bilmek her Türk vatandaşının hakkı değil mi? 

Atatürk ölümünden 50 yıl sonra açıklanmak üzere bıraktığı vasiyeti darbeci Kenan Evren tarafından 1988 yılında açıldı, ancak nedense açıklanması sakıncalı görülüp tekrar kilitlenerek kaldırıldı. Peki, nedir bu özenle milletten saklanan Atatürk’ün vasiyeti? 

Bizim yerimize nasıl oluyor da başkaları Atatürk’ün vasiyetini görüp görmememize karar veriyor anlayamıyorum.

Bugün mecliste oturan milletvekillerinden birinin de mi aklına gelmiyor bir soru önergesi vermek ve vasiyeti açtırıp Türk halkına sunmak? 

Saklanan, çekinilen şey nedir bilmek hakkımız…

Mesela Bandırma vapuru gerçeği neden saklanıyor? Resmi tarihin Samsun’a “taka” benzeri pusulası bozuk kırık dökük bir gemiyle ve acemi bir kaptanla gidildiği yalanlarına son verecek bilgi ve belgeler niye açıklanmıyor?

19 Mayıs’ta Samsun’a çıktığı söylenen gemi yok edildi, satıldı. Kim, niçin yaptı anlatılamaz mı? Geminin seyir defteri çıkartılıp açıklanamaz mı? 

Geminin Samsun’dan önce Sinop’a uğradığı söyleniyor. Niye uğradı, kim indi, kim bindi?

Seyahat uzun mu sürdü yoksa gemi 19 Mayıs’tan önce mi varmıştı limana?

İstanbul Limanı da Samsun Limanı da İngilizlerin denetimindeydi. Yani atılan her adım İngilizlerin kontrolündeydi. Yani isimler, gemiye yüklenenler, güzergâh da belliydi. Yola çıkmak için niçin bu kadar beklendi?

Erzurum, Sivas kongre bildirilerini biliyoruz, peki kongre zabıtlarını bilen, gören var mı? Kim ne dedi? Eleştiriler, talepler. Sivas ve Erzurum kongre zabıtları niye yayınlanmıyor? Kim ne demiş, o kararlar nasıl alınmış bir öğrensek. Kongreye katılanlar nasıl seçilmiş?

Rütbesiz, emir yetkisi bulunmayan bir kişi, yani sivil vatandaş olarak Erzurum’a gelen Mustafa Kemal’e Kâzım Karabekir Paşa’yı “Ben ve Kolordum, hepimiz emrinizdeyiz Paşam” dedirten sır ya da fedakârlık neydi, niyeydi?  

O döneme ilişkin Çankaya, TBMM, Başbakanlıktaki gizli arşivler ne zaman açıklanacak? Kim niçin gizler bunları?

Unutmadan İstiklal Mahkemesi zabıtları niye açıklanmıyor. Kim mani oluyor ya da kim neden korkuyor. Dönemin sahte kahramanları ya da katilleri belli olsun ki bu topraklarda bir daha yaşanmasın o kara günler.

1980 yılında “25 yıl gizli tutulacaktır” damgası vurularak Türk Tarih Kurumu’na teslim edilen gizli Latife Hanım arşivi Şubat 2005’te niye açılmadı, açmadınız. Atatürk ile Latife Hanım arasındaki mektupların gün yüzüne çıkması devlet sırrı olmamalı. 

Atatürk’ün Latife Hanım’a yazdığı boşanma mektubunun da içinde bulunduğu arşivde tarihi belgeler yer alıyor. İzin verin tarihin karanlıkta kalan bütün sayfaları aydınlansın.

Anayasası, yasaları, meclisi, hükümeti olan Kars İslâm Cumhuriyeti, ya da Batı Trakya Türk Cumhuriyeti Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda bize katıldı. Fakat tarih kitaplarında bundan hiç bahsetmezler. 

Cumhuriyetin kuruluş yıllarına ait meclis tutanakları, meclis konuşmaları, itirazlar, arşivler, bilgi ve belgeler açıklansa da yüz yıldır kendisini bu milletin efendisi sanan CHP zihniyetinin gerçek yüzü deşifre olsa, akla kara belli olsa. 

Gerçek ortaya çıksın ve istismar son bulsun. Karanlıkların aydınlanması için lütfen meşaleyi elinize alınız. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Haktan yana

Yazınız için teşekkürler ediyoruz Allah’a emanet olun

Süleyman Sırrı Dinçer

kALEMİNİZE SAĞLIK kARDEŞİM. rESMİ KAYITLARIN AÇIKLANMA ZAMANI GELDİ VE ÇOKTAN GEÇTİ BİR AN ÖNCE tbmm BİR ARAŞTIRMA ÖNERGESİ VERİLEREK TÜM GERÇEKLER VE İMZALI TUTANAKLAR millete açıklanmalı .rESMİ TARİH KİTAPLARI ÇÖPE.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23