THY - Yeni Havalimanı Promosyon - Ankara

Son sözü millet söyler

27 Haziran 2018 Çarşamba

Türkiye, 24 Haziran’da tarihinin en büyük zaferlerinden birini daha kazandı. Milli irade sağduyusuyla, yerli ve milli bir ruhla Erdoğan’a ve AK Parti’ye, yepyeni bir yol haritası çizdi.

Milletimiz, siyasi aklını, ferasetini, cesaretini, kararlılığını korkmadan, tedirgin olmadan, endişe etmeden konuşturup, kutuplaşmaya prim vermeyerek bir halk ihtilali gerçekleştirdi.

Milletimiz muazzam bir kararlılıkla önemli bir iş başardı. Her cepheden saldırı altındayken, toplumsal barışını bozmadan, şiddet pratiklerine teslim olmadan, tarihinin en önemli yapısal değişimini yaptı.

24 Haziran’da eski sistem, eski siyasal alışkanlıklar ve siyaset etme biçimi tarihe karıştı.

24 Haziran’da bir siyaset devrimi yapan Anadolu insanı bir kez daha ülkenin yönünü belirledi, istikrarı koruyup, ülkemizi 2023’e taşıyacak vizyona devam diyerek küresel güçlere meydan okudu.

24 Haziran, vesayetçiler tarafından atanan yönetimlerden kurtuluşun, halk tarafından seçilen devlet başkanının Ortadoğu’da, Afrika’da, Asya’da ve Avrupa’da milyonlarca insanın umudunu yenilemesine sebep oldu.  

24 Haziran, büyük değişimin son halkasını tamamlamak isteyenlerle, Türkiye’yi vesayetçi ayarlara döndürmek isteyenlerin, dış güçler ve içerideki maşalarının müdahalelerine karşı vatan savunması yapanlarla terörle ve patronlarıyla kol kola girenlerin mücadelesi, rekabeti, hesaplaşması oldu.

24 Haziran, zayıf liderlerin, vizyonsuz iktidarların, köksüz hareketlerin, derinliği olmayan siyasi akımların istilası altındaki siyaset sahnesinin gerçek sahibi ile ebedi buluştuğu tarih oldu.

Yürütülen bütün kuşatılma girişimlerine, sürdürülen kirli propaganda savaşlarına rağmen milletimiz doğru bildiği yolda ilerlemeye devam etti.

Millet reisine sahip çıktı. Devlet adamlığı dersi veren Bahçeli’nin kardeşlik elini tuttu. İnce’ye inanmadı, Akşener’e güvenmedi, Karamollaoğlu’nu dikkate bile almadı. Demirtaş’a ise “haddini bil” dedi.

Her türlü filmi, entrikayı gören millet, düşmanlarına umut vermedi, geleceğini riske atmadı, macera aramaya gerek yok, kalkınan, gelişen, hızlanan, hedeflerine koşan bir Türkiye için AK Parti ve Erdoğan ile yola “devam” kararı verdi.

Millet, hal-i hazırdaki dünya arenasında değişmeye ve gelişmeye doğru sağlam ve sarsılmaz iradeyi içeren bir çizgi sergilediği için Erdoğan dedi.

Millet, milli ve yerli bir karakter olarak siyaset yaptığı, dışa bağımlı, dışarıdan icazetli veya başka güçlerin acenteliğine soyunan bir tavır içine girmediği ve bağımsız bir kişilik sergilediği Erdoğan dedi. 

Gücünü, kırmadan dökmeden, en önemlisi iknayı esas alarak kendini ve toplumu değiştirebilme becerisini gösterebildiği içim millet Erdoğan dedi.  

Gücünü milletten, milletin değerlerinden alan ve o yüzden milleti, değerleriyle birlikte hâkim kılmaya çalışan, yeniden büyük Türkiye’nin inşa sürecini esas alan bir hareket olduğu için millet AK Parti dedi.

Siyasi liderlik, siyasi istikrar ve iddialı bir siyasi vizyona yeniden “evet” diyen sessiz çoğunluğun sert tokadı diriliş döneminin de müjdecisi ve habercisi oldu.

Erdoğan, içeriden, dışarıdan yönelen bütün saldırılara, çirkefliklere, örtülü operasyonlara, karşısında oluşan küresel cepheye, içeride inşa edilen ihanet eksenine karşı mazlum milletlerin, kimsesizlerin, yapayalnızların duasıyla bir kez daha galip geldi.

Milletin bilge kimliği, izlenen anti-emperyalist rotadan taviz vermedi, vesayet güçlerini püskürttü. Yıkmak için fırsat kollayanlarla değil, yapanlarla yola devam dedi ve vekâleti doğrudan Tayyip Erdoğan’a verdi. Erdoğan’a karşı oluşturulan “nefret cephesi” bir kez daha halkın sağduyusuna ve şaşmaz adaletine yenildi. 

Dolarla, soğanla, patatesle iş görmeye kalkan sinsilerin, Anadolu insanıyla kendini ülkenin sahibi olarak gören “Beyaz Türk”lerin mücadelesinde kazanan yine “cumhur ittifakı” oldu, gülen yine mazlumların dualarından beslenen ümmetin reisi oldu.   

Dip dalgadan bahsedenler, kadeh kaldırıp koro halinde Erdoğan’a küfür edenler, HDP ve FETÖ’cülerle kol kola girip teröre, teröriste umut verenler, hayal ötesi vaatlerde bulunanlar, Saadet gömleği giymiş kripto CHP’liler, bütün klinik ve kriminal kesim acı gerçekle bir kez daha yüzleşti.

Küfrü, terörü ve destekçilerini destekleyen Temel reis, yağlı kazık sevdalısı, yurtta sulh konseyinin baş tacı, milliyetçi, mukaddesatçı Pensilvanya sevdalısı hanım ağa, Dolar manipülatörleri, FETÖ’cü sosyal medya şovmenleri, patates-soğan ağaları sandığın dibini buldu.

Terörün siyasi ayağı HDP irtica sever laiklerin desteğiyle hayat bulabildi.

Amerikan emperyalizminin 1 Dolarlık paralı uşakları FETÖ’cüler yine milletin tokadıyla sersemlediler, ettikleri beddualar süratlerine inen birer şamar oldu.

Yine yamuldular yine yenildiler yine madara oldular. 

 

YORUM YAZ

  • AliAli4 ay önce
    Demirtaş nasıl haddini bil dedi anlamadım?Aile nüfusuna bakarsak hdp her seçimde oy arttırır.Biz de ha bre besleyelim
  • Eren YUCEEren YUCE4 ay önce
    Hakimiyyet Allah'ındır.