--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Şişman kedi sendromu

Akif Bedir
Akif Bedir

Demokratik örtüler altında karanlık ittifaklarla, ortaklıklarla, “masum muhalefet” adı altında örtülü operasyon yapmak isteyenlerin bütün çabaları boşa çıktı. 

Erdoğan’ı devirmek için kurulan ittifakın baş siyasi aktörü olan Gül ve Karamollaoğlu, “yamalı bohça” koalisyonunu oluşturamayarak sandık kurulmadan kaybeden oldu.

Türkiye’yi durdurma, Erdoğan’ı devirme senaryosunda çatı çatırdadı, küresel finans çevrelerinin “Erdoğan’sız Türkiye” hayalleri de suya düştü.  

Batıyla işbirliği yapanlar, kuru dallara tutunanlar hep kaybettiler. Millet her zaman toplumsal barışı, bütünleşmeyi sağlayan partiyi ve liderini iktidar yapmıştır, yine öyle olacaktır.   

Toplum, sadece kendi işine bakan, projelerini anlatan, enerjisini başkalarını hırpalamak için değil işini düzgün yapmak için harcayan pozitif insanlara el uzatıp gönül veriyor. 

Kinden ve nefretten beslenmeyi bir kenara bırakıp toparlayıcı ve birleştirici olmaya her zamankinden daha fazla çok ihtiyacımız var. Millet bu toprakları kutsal emanet olarak görecek, bu millete hizmeti Hakk’a hizmet olarak görecek siyasetçiler arıyor.

Seçim sonrasında çok daha güçlü adımlarla, çok daha ciddi kararlarla, çok daha özgüveni yüksek bir şekilde yola devam edilebilmesi için parlamentoda bir kalite kaybı yaşanmamalıdır.   

Siyaseti geçim kaynağı görmeyecek, şahsi menfaatleri için kullanmayacak, hizmet görüp bunun için koşacak dava adamlarına ihtiyaç var. Siyaset işsiz adamın işi olmamalıdır. 

Kendini benlik davasından arındırmış, millet ile bütünleşebilecek, toplumu kucaklayacak, onların beklentileri için çabalayacak akil adamlara ihtiyaç var. Siyaseti rant için değil dua için yapanlara, kul hakkı bilenlere ihtiyaç var.

Gücünü milletten alacak, milletin değerlerinden alıp onlardan beslenecek, milleti değerleriyle birlikte hâkim kılmaya çalışacak milli karakterlere ihtiyaç var. Derdi hakikat olan çaplı, karakterli, parlak gönüllere ihtiyaç var.

Dünyaya yeni şekil vermeye kalkanlara, devletleri parçalamaya çalışanlara, Müslüman kanı içmekten utanmayanlara sesini yükseltebilecek, çözüm üretebileceklere ihtiyaç var.

15 yıllık bir iktidarın AK Parti teşkilatlarına kazandırdığı “şişman kedi” sendromu ortadan kaldırılmalı, siyasete her kapıyı açan maymuncuk görevi yüklenmemelidir. Menfaatlerinin gerektirdiği yerde duranlara “dur” denilmelidir.

Maalesef ki, siyaseti komisyon, vizyon ya da misyon için yapmak isteyenler AK Parti saflarında kuyruk oluşturdu. 

Bir kısım uyanık vekil olup kese doldurmak için sıraya geçti. Bunların kendi ekseni olmadığı gibi siyaset ekseni de yoktur. Misyon yoktur, ilke, hedef yoktur, önder Machiavelli, ilke “çıkar”dır. 

Diğer bir kısmın derdi de vizyon kapmak. Hiçbir bilgi birikimi olmayan, kendilerine kimlik bulmaya çalışan, parası olup da hiçbir şeyi olmayan asalak tiplerin tek derdi kimlik arayışıdır. Erdoğan ve AK Parti gölgesinde benlik arayanlardır.  

Kendi derdinin farkında olmayan 18 yaşındaki sabi, ailesinin iltifatlarıyla adaylık açıklıyor. Ailesini idare edemeyen, işini idare edemeyen cüceler siyasetçi kimliğiyle yücelik arıyor.

Bir başka kısım tuzu kuru da davasızlık, idealsizlik, iddiasızlık kıskacında kıvranırken kendilerine misyon arıyor. Erdoğan diye inlerken ne olur ne olmaz diye Gül etrafında da dolaşan sinektir bunlar.   

Milletvekilliği bu kadar ayağa mı düştü? Milletvekilliğinin kıymeti bu kadar mı düştü diye düşünüp doğru adımlar atılmaz ise, insanlar Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan’a oy verirken, rahatsız oldukları her konunun acısını parlamento seçiminde AK Parti’den çıkarabilir.

Bu kadar çok aday adayının ortaya çıkması sadece dava kavramıyla açıklanabilir mi? Millete ve memlekete hizmet etmekten bahsedenler, bulundukları yerde/mevkide bu hizmeti yapamazlar mı? 

AK Parti her anlamda kendini yenileme gereği ve gerçeği ile hareket etmelidir.

Demokrasiyi daha güçlü bir hale getirecek, devleti millete daha fazla hizmet edecek bir kuruma dönüştürecek, etkinliğini artıracak devlet adamlarına ihtiyaç var.

Siyasetin yan etkilerini kaldırabilecek, gönülleri sevgiyle, dostlukla, kardeşlik, yoldaşlıkla onarabilecek yerli ve milli, onurlu ve olgun dirayetli, şahsiyetli isimlere ihtiyaç var. 

Aday adayı olup sonrasında aday olmasa bile ben partiliyim deyip makam, çıkar beklentisi ile hareket edenlere fırsat verilmemelidir.

Kesinlikle ve mutlaka partide, kabinede ve grup yönetiminde kapsamlı değişiklikler olmalı ve bir takım yıpranmış isimler/resimler yönetimden uzaklaştırılmalıdır. 

Millet kendilerine tepeden bakan, kibir taslayan, derdiyle hemhal olmayan AK Partili teşkilat başkanı, belediye başkanı, bakan ve milletvekili olsun istemiyor.

Millet tıpkı Erdoğan gibi onların da milletin adamı ve milletin hizmetkârı olmasını istiyor. 

 

Akif Bedir Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle