THY - TR Çıkışlı Mauritius

Seçim gerçekleri

29 Ağustos 2018 Çarşamba

Seçim sath-ı mailine girdik ve kulisler hareketlenmeye başladı. Başkanlık borsası da yavaş, yavaş açılıyor.

Partiler yerel seçim hazırlıklarına başlarken, nabızlar atmaya başladı. Partilerde öne çıkmak isteyen adaylar korku ve heyecanı aynı anda yaşamaya başladı.

Gönlünden adaylık geçenler genel başkanlara isimlerinin ulaşabilmesi için her yolu mubah saymakta ve başkenti aşındırmakla meşguller.

Aday adayları bu borsada kazanmak için şimdiden taklalar atmaya başladılar. Önce lacivert elbiseler giyilerek fiyaka düzeltiliyor, sonra suni tebessümlerle fotoğraf pozları veriliyor. STK etkinliklerde ön saflarda yer alınıyor. Esnaf çay ocakları ziyaretleri başlıyor, tanıdık tanımadık bütün cenaze namazlarına iştirak ediliyor.

Adaylık sürecinde kapımızı aşındıran… Dostluk, arkadaşlık söylemleriyle, birliktelik umuduyla gönlündeki beklentileri körükleyen aday adayları. Kendileri hakkında tek satırlık methiyeyle hükümranlığını ilan edebilecek haleti ruhiyede bir grup stajyer siyasidir bunlar.

Elde edecekleri siyasi ikballe dünyevi yaşam standartlarının değişeceği düşüncesiyle ayakları yere basmayan…

Heyecanları, ümitleri aklının önünde giden bir grup umut dilencisidir bunlar.

Plan, program ve ekip gerçeklerinden bîhaber, parasının çokluğuyla halkın iradesini satın alabileceğini zenneden bir grup zengin ahmaktır bazıları.

Adaylık başvurusuyla bürokraside yükselme hayali kuran açıkgözlerdir.

Seçim sürecini kullanarak medyada boy gösteren, mezbahaneler arası dolaşan kedi misali ekran ekran dolaşan şöhret budalası tatlı su entelleridir.

Bunlar alışık olduğumuz seçim öncesi pazarlama, öne çıkma ve rol kapma çırpınışlarıdır. Fakat içinden geçtiğimiz süreç zor bir süreç ve emperyalist dünyanın ve yerli işbirlikçilerinin saldırıları altında gerçekleşecek bir sınav olacak.

Oryantalist ve emperyalist duygularından vazgeçmeyen Batı Türkiye’nin bölgesel güç olmasına engel olamadı. Şimdi küresel bir güç olmasına engel olmak istiyor. Batı tarihten gelen düşmanlıklarını, genlerinde olan kini boşaltıyor.

Dışa bağımlı bir Türkiye’den, milletine bağımlı bir Türkiye haline geldik. Belirsizliklerle dolu bu küresel ortamda, ateşi giderek yükselen bu zor coğrafyada Türkiye’nin ayakta kalabilmesi ve önüne çıkan fırsatları değerlendirip büyüyebilmesi için yerel yönetim seçimleri çok önemli.

Özellikle Güneydoğu illerinin belediyeleri hayati önem taşımaktadır. Metropoller, büyükşehirlerin başkanlık sisteminin sıkıntısız işlemesi için önemi büyük.

AK Parti cephesinde çok sayıda eski vekilin, bakanlık yapmış siyasilerin isimlerinin belediyeler için dolaşıyor olması homurdanmaları başlattı. Dolardaki kur oyununun piyasalara olumsuz yansıması, yaşamın devamında hızla artan fiyatlar insanımızın canını yakmakta.

Üç dönem vekillik yapmış yetmemiş şimdi genel müdür olmuş. Mahiyetindeki yönetim kurullarına da eski vekilleri toplamış. Yok, böyle bir yağma.

Hal böyle iken deneyimli(!) siyasetçilere yeni bir “siyasi meşgale alanı” da açmak için belediyeleri feda etmek açıkça intihara teşebbüstür.

Ülke olarak ciddi atılımların yapıldığı bir dönemde kişisel hesap, ihtiras ve hırslara yenik düşülürse hem sonun başlangıcı olur, hem de kaybeden ülke olur.

Belediyeleri geçmiş yıllarda olduğu gibi “rant” kapısına dönüştürmek, koltuk kapma yarışına sokmak millete bedel ödetmekten öteye gitmez. Maksat yapılacak kalıcı hizmetlerle adını yaşatmaksa koltuklara yapışmanın da faydası yok.

Reis’in iş yükünü azaltacak, yerel kalkınmada yeni yatırımların önünü açacak hizmetlerin yurdun en ücra köşelerine kadar ulaşmasında, ellerin halka kadar uzanmasında vizyon sahibi olan, şehirleri geleceğe hazırlayacak, halkın ihtiyaçlarına kulak verecek, sorumluluk duygusunu tüm benliği ile taşıyan yıpranmamış isimlerin göreve getirilmesi mutlak şarttır. 

Kalkınma yerelden başlar” gerçeği ortada iken, belediyelerin görevleri her geçen gün daha da artarken, belediye başkanlarının kayıtsız şartsız durmaksızın hizmet üretmek ve halkla iç içe olmak durumunda olduğu bir ortamda merkezi yönetim alışkanlıkları üst düzeyde olan isimleri yerele taşımak başarısızlığa davetiye çıkarmaktan başka bir şey değildir.

Siyasetin en kritik uygulaması, zamanlamadır. Yanlış zamanda yanlış uygulama beraberinde tükenişin fitilini yakar, yok oluşun ıslığını çalar.

Bu fani hayatta fani makamlara yapışıp kalmak, oturulacak makamın hakkını verememek halkın vebalini aldırır, Hakk’ın tokadını yedirir. Merkezi yönetimde başarılı oldu diye yerel yönetimde de başarılı olur anlayışı yanlıştır, isimleri yıpratır, halka bunların da bir farkı yokmuş dedirtir.

Merkezi yönetimden yerele taşınacak isimlerin tamamının başarısız olacağı iddiası da doğru değildir. Fakat Gazali’nin “insan alışkanlıklarının çocuğudur” tespitinden hareketle yerele alışamama ve uyumsuzluk yaşanacağı düşüncesiyle tedbirli davranılması gerektiğini düşünüyorum.

 

YORUM YAZ

  • AraştırmacıAraştırmacı23 gün önce
    3 ayda 1 toplanması gereken Ekonomik ve Sosyal Konsey en son 2009 yılında toplanmış.
  • karasşimkarasşim23 gün önce
    Siyasetmecrası,düşünce olasılıklarının, viitrine yansımasıdır, çok yalan üretip,cerben oy hırsızlıgı yapmak, bizim kürtürumuzeters duşer vesselam
  • maraşlımaraşlı23 gün önce
    Hocam boşuna çeneni yorma bu düzen böyle gelmiş böyle gider. Eğitimsiz cahil bir topluluktan ne beklenir. Ak belediyeleri görüyoruz şehirleri beton yığını haline ve dolayısıyla ranta dönüştürdüler. Bu saatten sonra gelen aynı veyahut başka parti kalkıpta bu binaları yıkacakmı , değişim bu toplumla olmaz gibi görünüyor. Sıfırdan bir eğitim sistemiyle insan yetiştireceksinki ancak buda bir elli yılını alır , yada bir savaşla ortalık toz duman olur giden gider kalan sağlar bizimdir misali geride kalanlar yeniden toplumu inşa eder oda ne kadar tutar Allah cc bilir. Anlayacan hocam lafın kısası , kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez mantığıyla gittiğimiz sürece bu toplum zor düzelir. Allah cc sonumuzu hayreylesintaht değişmekle baht değişmiyor
  • selamselam24 gün önce
    Tebrik ederim tesbitleriniz yerinde ve gercekci olmus.halktan biri olarak bizde ayni dusunceye sahibiz.karaktersiz makam mevki pesinde kosan yalan dolan vs. sahip pek cok siyasetci mevcut bukelemun olmaya gerek yok sizi biliyoruz.
  • selamselam24 gün önce
    Tebrik ederim tesbitleriniz yerinde ve gercekci olmus.halktan biri olarak bizde ayni dusunceye sahibiz.karaktersiz makam mevki pesinde kosan yalan dolan vs. sahip pek cok siyasetci mevcut bukelemun olmaya gerek yok sizi biliyoruz.
  • HukukçuHukukçu24 gün önce
    Sayın Cumhurbaşkanımız; Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesindeki öğrenci kıyımına müdahale edip, kıyımı durdurmanızı, saygılarımızla, istirham ediyoruz.