THY - TR Çıkışlı DAB

Nokta…

04 Temmuz 2018 Çarşamba

Devlet Başkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan tüm saldırılara ve kumpaslara rağmen bir kez daha milletten onay alarak devam dedi. Türk milleti oyunu bozdu.

24 Haziran seçimleriyle, millet ve kutsallarıyla mücadeleyi varlık sebebi olarak gören ve o kutsalları küçümseyenlerin bir daha iktidar yüzü göremeyecekleri tescillendi.

Bir elleriyle düşmanlık, diğer elleriyle hazımsızlık bayrakları sallayan, dilleriyle nefret kusan, idealleri imtiyazları, dertleri servetleri, endişeleri ülkenin büyümesi ve özgürleşmesi olan, kendilerini ülkenin sahibi sanan bir avuç ahmağın hayallerini millet yok etti.

Türkiye kazandı, milletimiz kazandı, Türk ve İslam dünyası kazandı, içinde bulunduğumuz coğrafya kazandı, dünyanın bütün mazlumları kazandı. 

Oryantalist ve emperyalist duygularından vazgeçmeyen Batının ve içimizdeki uşaklarının Erdoğan üzerinden toplumu medeniyet, inanç, kültür ve gelenekler üzerinde aşağılama, dönüştürme girişimine milletimiz isyan edip Erdoğan ismi etrafında kenetlendi.

Bu bir milletin varoluş, yeniden diriliş, şahlanışının kararıydı.

Bu karar, yüzyılların hesabıyla, genetiğiyle, kurulacak geleceğin dünyasında yer edinme kararıydı.

Bu karar, milletin derin tarihî hafızasını, medeniyet dinamiklerini ve ruh köklerini hatırlaması ve yeniden tarihin akışını belirleyecek bir yürüyüşe soyunma kararıydı.

Bu karar, güçlü olmaya, bir daha vesayet altına girmemeye, dış müdahale alanlarını kapatmaya, Osmanlı sonrası yeniden yükseliş kararının tüm dünyaya haykırılışıydı.

Bu karar, Türk milletinin esareti kabullenmeme kararıydı. Bu karar, İslam dünyasının, mazlum milletlerin dualarının karşılığı ve kabulünün tezahürüydü.     

Milletimiz, Selçuklu geleneğiyle, Osmanlı mirasıyla, yüzyıllara şekil veren ruha, kendine ve coğrafyasına kan veren damara sahip çıktı. Bütün siyasi söylemlerin üstünde bir siyasi irade olduğunu bir kez daha gösterdi.

Yol çizdi, tavır koydu, tarih yazdı. Milleti tasfiye edip Türkiye’ye diz çöktürmeye dönük son beş yıldır acımasızca devam eden çokuluslu müdahaleye meydan okudu.

24 Haziran seçimleriyle sistem değişikliği onaylandı, ideolojik dönüşüm tamamlandı, şimdi sıra toplumsal sorunların çözümünde ve kurumsal dönüşümde.

Devleti ve başkanını bekleyen çetin sınavdan başarıyla çıkabilmek için sandıktan çıkan sonuçlar iyi okunmalı, toplumsal barış, demokratik çoğulculuk ve daha fazla katılım ilkelerine hayat kazandırılmalı, milletin sesine kulak verilmelidir.

 Eylül ayında yapılması planlanan AK Parti Kongresi 18 Ağustos’a çekiliyor. Kuvvetle muhtemeldir ki yerel seçimler de Kasım ayına çekilecek gibi.

2018 yılının seçim yılı olması ve 2019 yılı itibarıyla büyük Türkiye yolunda ilerlemeye devam edilmesi amacı konuşuluyor.

AK Parti ve MHP bu konuda henüz net bir kararlılık ortaya koymadı. Cumhur İttifakı olarak mutabık kalsalar bile Meclis aritmetiği gereği, muhalefet partilerinin de desteği şart.

Yerel seçimlerin öne alınma talebi Genel Başkanlık’tan istifası istenen ve kurultaya zorlanan Bay Kemal için, gündemin değişmesi ve Bay Muharrem’in İstanbul yenilgisini tatma hayali can simidi olacaktır.  

Başkan Erdoğan yeni hedefi ortaya koyarken erken seçim sinyalini de veriyor gibi: “Kongre sonrası yerel seçim çalışmalarına hız vereceğiz. Seçim atmosferinden çıkmayacağız. Tüm gücümüzle yerel seçimlere odaklanacağız. Partiyle ilgili sorunları gidermemiz lazım. Mahalli seçimlere böyle gidemeyiz. Yerel seçimlere hazırlıklı olmalıyız. Yerel seçimlerde adaylar çok önemli olacak.”

Erdoğan’ın, teşkilatlar nezdinde muhasebe ve yenilenme hamlesi yapacağı kesin gibi. Yerel yönetimler için belirlenecek isimlerin kabul görmemesi demek 2023 hayallerinin buharlaşması demektir ki, milletin yerelde daha duyarlı davranacağı da kesindir.

Tayyip Erdoğan isminin gölgesinde üretmeden tüketen, enesi ve egosuyla millete tepeden bakıp rant peşinde koşan, toplumun yanını değil de yıldızlı otel lobilerini tercih eden ne kadar asalak varsa temizlenmeli, teşkilatlar sil baştan dizayn edilmelidir.

 Millet, yerli ve milli, onurlu ve olgun, vefalı, memleket sevdalısı, ülkeyi kutsal emanet olarak görecek ve siyasetin yan etkilerini kaldırabilecek dirayetli ve şahsiyetli isimler görmeyi arzular.

Eş-dost, akraba-hısım saltanatına son verilmelidir.

Millete tepeden bakan kibir abidelerine, makam ve unvanlarını millete karşı ayrıcalıklı statülere dönüştüren siyaset anlayışlarına AK Parti’nin kapılarının kapatılması mutlak şarttır. 

Bu anlamda Erdoğan ve Bahçeli’ye büyük görevler ve sorumluluklar düşüyor. Sürecin işleyişinde Devlet Bahçeli önemli rol üstlendi. Kabinede ve ülke yönetiminde Erdoğan’la uyumlu çalışacağından şu anda kimsenin şüphesi yok.

Amaç ülke geleceğiyse gerisi teferruattır. Nokta.

 

YORUM YAZ

  • Allah GörüyorAllah Görüyor2 ay önce
    Sayın hocam, son sözlerinize aynen katılıyorum. "Eş-dost, akraba-hısım saltanatına son verilmelidir. Millete tepeden bakan kibir abidelerine, makam ve unvanlarını millete karşı ayrıcalıklı statülere dönüştüren siyaset anlayışlarına AK Parti’nin kapılarının kapatılması mutlak şarttır.". Bu sözlere kim katılmaz ki... Aynen sözlerinize katılıyorum. Ama uygulanacağına ihtimal vermiyorum, uygulanacağına hiç mi hiç inanmıyorum. GÖRÜNEN KÖY KILAVUZ İSTEMEZ. Allah (C.C.) da görüyor, kulda görüyor. Nasreddin hocanın dereye yoğurt çalması gibi. Ya tutarsa... Davulun sesi uzaktan hoş gelir. Güneş balçıkla sıvanmaz. Daha ne çok büyüklerimizin anlamlı uyguladıkları ve tecrübe ettikleri sözlerimiz var. Ah bir uygulansa. Aslında hepsinin kaynağı KURAN ve SEVGİLİ PEYGAMBERİMİZİN (SAV) ÖRNEK YAŞAYIŞIdır. Zaten yaşayabilsek çoktan ülke ve ümmette birlik beraberlik, huzur olurdu. RABENA HEP BANA demeyi bırakığımızda adı gibi olup yaşadığımızda düzelme olur. Hzur İslamdadır. İslamın adında değil yaşanmasındadır. Allah yar ve yardımcımız olsun.
  • Ebucehil karpuzu: Feto!Ebucehil karpuzu: Feto!2 ay önce
    Feto' ya göre herşey tiferruattır; kendisi hariç tabii, satır başı, nokta ünlem.