Millet mesajını verdi
Evvela Bismillah..
Türkiye tarihi günler yaşıyor.
Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan’ın AK Parti’ye dönüşüyle Türk siyaset arenasında yeni bir süreç, yeni bir dönem başladı. Erdoğan’sız AK Parti projelerine heveslenenler zihinsel türbülansa uğradı. AK Parti’de yeni bir ruh, yeni bir heyecan dalgası esiyor.
Erdoğan’ın AK Parti’ye dönüşü en çok da Türkiye’yi kuşatanların oyunlarını bozdu.
Erdoğan’ın genel başkanlığıyla da AK Parti teşkilatına ve hükümete de yeni bir heyecan ve dinamizm gelecek, parlamento ile hükümet arasında koordinasyon ve ahenk sağlanacak, istikrar emniyet altına alınacak, millet iradesi tahkim edilecektir.
Erdoğan’ın liderliği, teşkilat tecrübesi ve siyaset bilgeliğiyle sorunlar hızlı bir şekilde çözülecek AK Parti daha da güçlenecektir.
Yürütülen bütün kuşatılma girişimlerine, sürdürülen kirli propaganda savaşlarına rağmen Türkiye doğru bildiği yolda ilerlemeye devam etmiştir, kararlılıkla da devam edecektir.
Siyaset ustası, siyaset sanatçısı Erdoğan kaptanlığında AK Parti yeni bir ruh ve heyecan yaşarken bu da siyaset sahnesindeki diğer aktörleri de olumlu yönde etkileyecek Türk siyaseti yeni bir ivme kazanacaktır.
16 Nisan referandumu AK Parti teşkilatlarında disipline, yeni bir heyecana, dinamizme ve yenilikçi çalışma stiline ihtiyaç olduğunu göstermiştir. Aynı netice bedenini ve ruhunu batıya kiralamış zihniyetler için hüsran olurken, vesayet kırıntılarını ve heveslilerini de tarihin karanlığına itmiştir.
Erdoğan’ın yalnızlaştırılması oyunlarına sessiz kalan, direnmeyen ya da ortak olanların umutları buharlaşmıştır.
Küresel çıkar odaklarının desteğiyle, FETÖ ihanet şebekesinin maşalığıyla ve buna destek olan tüm şer odaklarıyla ve uzantılarının inatla sürdürdüğü kirli ve karanlık Erdoğan düşmanlığı, Erdoğan üzerinden yürütülen kara propaganda millet iradesiyle yok edilmiştir.
Aynı zamanda millet AK Parti’yi kucaklayıcı, uzlaşmayı esas alan, çeşitliliğin etkin olduğu bir siyasi atmosfere dönüşü için de uyarmıştır.
Millet ideallerden ve büyük hayallerden kopup, küçük çıkarların hesabını yapanların el üstünde tutulduğu, itici ve ayrıştırıcı dilli tetikçiler, kifayetsiz muhterisler, menfaatperestlerin hüküm sürdüğü yapılanmaya, enenin hastalık haline geldiği, çalışmayanların, hem partinin inancını, itibarını ve konsantrasyonunu bozanların hem de parazit yapan, durumdan istifade fırsatçılık yapanların köşe kapıp söz sahibi olduğu teşkilatlanmaya ihtarını vermiştir.
Erdoğan liderliğinde AK Parti’nin siyaset dili, anlayışı ve işleyişi değişecek özgüvenli, yerli ve milli siyasal eylem ve söylem geliştirilecektir.
Erdoğan, AK Parti’yi yeniden ülkede demokratik değişimin, sivilleşmenin, tüm saldırılardan güçlenerek çıkmanın, adaletin ve kalkınmanın öznesi kılacaktır.
Erdoğan’ın siyasi vizyonuna, gelecek hesaplarına uygun bir parti aklı ve teşkilat yapılanması oluşacaktır.
Erdoğan, iş dünyası, medya, siyaset, sivil toplum kuruluşlarından oluşan tüm Türkiye’yi ve tüm milleti kucaklayarak, muhalefetin umutlarını suya düşürecektir.
Yeni sistemle de yeni bir siyasi iklim doğacak, siyasetin doğasına zenginlik, çeşitlilik gelecek, halk doğrudan temsil kanallarıyla hemhal olacaktır.
Düşen gerilim, ortaya çıkacak yol haritası ve AK Parti’nin bundan sonra izleyeceği politikalarla 2023 hedeflerine ulaşım kolaylaşacak, yeni dönemde de yeni Türkiye’yi inşa etmeyi sürdürecektir.
Türkiye’nin milli menfaatleri ile yeryüzünde ezilen, sömürülen, kan ve gözyaşlarında boğulan mazlum Müslümanların, İslam dünyasının dertleri ile ilgilenecek, ümmetin maslahatını gözetip, hissiyatını birleştirebilecektir.
Batı hâkimiyetindeki adaletsiz dünya düzenine her ortamda çomak sokarak tarihin akışını değiştirecek, insanlığın ufkunu genişletecek, umudunu yeşertecektir.
Fakat bütün bu olumlu gelişmeler karşısında Erdoğan’ın gönlünde yara olan dostlarının, yol arkadaşlarının, dava arkadaşlarının, gönüldaşlarının fitne fesattan nemalanmaya çalışmasıdır.
“Bu partiye sırtını dönüp de iflah olan kimse görmedim” derken kendini vazgeçilmez sanıp dayatanların, kişisel beklentilerini AK davanın üstünde görenlerin hep kaybettiğinin altını çiziyor, parti içinde kaynayan dedikodu kazanından nemalanmak isteyenlere de mesajını veriyordu.
Erdoğan, Gezi kalkışmasından bu yana yaşadığı siyasal yalnızlığı, hedeflerine gönülden inanmayan kadroların, candan değil yandan çalışan yandaşların varlığını görüyor ve biliyor.
Erdoğan, Türkiye’nin lokomotif gücü olurken kendisine destek olacak, yük olmak yerine yük alacak arkadaşları seçmezse milletten karşılık bulamayacağı mesajını milletten çok net almıştır.
Milletin sevgisini kibre dönüştüren, şahsi çıkarlarını davasının üstünde gören, kıskançlık illetiyle arkadaşlarının ayağına çelme takan ve vazgeçilmezlik hırsı aklının önünde giden kişilerle yol yürünmeyeceğini millet de biliyor Erdoğan da.
Yarın elbet bizim elbet bizimdir…







