UEFA’nın soykırımcı İsrail ve takımlarını müsabakalardan men kararı
Bir yanda devam eden Süper Lig maçları, diğer yanda Siyonist Yahudilerin Müslüman topraklarını işgal ve soykırımla kana çevirdiği bir süreç. Her iki süreci hayat terazimizin kefesine koyalım. İnsanlığın ağır bir imtihandan geçtiği dönemde, iki seçenek çıkıyor karşımıza; ya, gaflet uykusuna dalmak, ya da uyanıp olup kendimize çekidüzen vermek. “Bu söylediklerimizin sporla ne alakası olabilir ki?” demeden, şartların elverdiği ölçüde ‘elimiz ve dilimiz, olamadı kalbimizle’ eylem planını harekete geçirmekten daha anlamlı, kalbi ve vicdanı hareket ne olabilir ki!.!
‘GOOOL’ SESİYLE UYUTULAN
MİLYONLARDAN OLMAYALIM
Biz bu satırları yazdığımızda, işgalci İsrail Lübnan’a kara harekâtı başlattığı haberleri ajanslardan geçiyordu. “Dün Filistin, bugün Lübnan, yarın ise…” söylemleri bir yandan devam ederken, futboldaki ‘benim takımım, sizin takımı yener’ yönündeki safiyane (safça) tavırlar. Bir yanda Siyonist Yahudilerin attığı bombalarla hayatını kaybeden mazlumlar, diğer yanda ise ‘goool’ sesiyle uyutulan milyonlar. Katliamlar gözümüzün önünde cereyan ediyor. Bir yıla yaklaşan bu insanlık dramına ‘dur’ diyebilme adına elimiz veya dilimizle bir karşı koyuş sergileyebildik mi? Mahallemiz, şehrimiz veya ülkemize bakıyorum, ekonomide önemli paya sahip bu soykırıma destek olan Siyonist Yahudi sempatizanı ‘piyonları’ hiçbir kaygı ve endişe yaşamadan, boykot veya tepkiyle karşılaşmadan gelirlerini artırmaya devam ediyorlar, ne yazık ki…
TERÖRÜ PROTESTO
İÇİN NELER YAPILMAZ Kİ…
Tüm bunları söylerken, hemen akla şu soru gelebilir; “Vicdanları yaralayan bu soykırımcılara futbol camiası ne yapabilir ki?” Neler yapamaz ki! Bir Celtic örneği var. Takımı dahil, futbolu UEFA ve FIFA’nın verdiği ceza pahasına, her maçında Filistin’de destek, soykırım ve işgalci İsrail’e karşı protesto gösterileri yaşanıyor. Filistin Futbol Federasyonu (PFA) İsrail’in uluslararası futboldan men edilmesi için yapılan başvuruyla ilgili FIFA’dan karar bekliyor! İsrail terör örgütü başkanı Netanyahu’nun, Amerika parlamentosunda ayakta alkışlanması, Filistin’deki sürece sözlü protesto etmekle yetinen Bileşmiş Milletler (BM) toplantısının yine bu ülke, Amerika’da gerçekleşme çelişkisi…
TAKIMLARDA YER ALAN TERÖRİSTLER!
Avrupa Futbol Federasyonuna (UEFA) üyeleri, Filistin Futbol Federasyonunun İsrail’in uluslararası futboldan men edilmesi kararını desteklemeleri önem taşıyor. Bu önemin ne manaya geldiğini, Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin (IOC) Rusya-Ukrayna savaşından dolayı, Rus oyuncuların kendi ülkeleri adına 2024 Paris Olimpiyat oyunlarına katılımına yasak getirmesi, çifte standartta en bariz örnek. Aynı şekilde Rusya’yı temsil eden takımların, UEFA ve FIFA’nın düzenlediği müsabakalarda esamesi okunduğunu gördünüz mü? Hayır. Buna rağmen, İsrailli eski askerlerin sporcu olarak Paris Olimpiyatlarında yer aldı. Şimdi gözler, Beşiktaş’ın UEFA Avrupa Ligi’nde Maccabi Tel Aviv ile eşleşmesine. Maccabi Tel Aviv takımının içinde, Filistin’de yapılan soykırıma katılan terörist çıkar mı, çıkar. Son olimpiyatlarda emsali var. Siyah-beyazlı yöneticiler, İsrail terör örgütü temsilcisiyle İstanbul’da yapacağı maça ‘güvence’ veriyor. Benim kanaatim, hiçbir İsrail temsilcisiyle bırakın maç oynamayı, muhatap dahi alınmaması gerekiyor. Sormak istiyorum; “Bugüne kadar akıtılan Müslüman kanı mı, yoksa oynayacak maç mı önemli? Bu konudaki düşüncelerimizi ifade ederken, Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in dizeleri geldi aklımıza. Dua niyetine paylaşalım; “Yıkılasın İsrail, enkazını göreyim Sana ülke diyenin Yüzüne tüküreyim…”