Sporda çocuk istismarı ve yasaklar!

07 Haziran 2019 Cuma

Doğru, kişiye göre değişkenlik gösterdiği için, işleyeceğimiz yazı konusu sözde/havada kalmaması gerekmektedir. Bunun en sağlam yolu akademik, bir başka ifadeyle bilimsel çalışmalardan geçmekte. Üniversitelerimizdeki Beden Eğitimi ve Spor Bölümleri sayısı yüzü aşkın olması, bu bölümlerde yapılan sayısız Akademik çalışma, boşuna olmasa gerek. Bilginin paylaşıldıkça değerinin artması, uyguladıkça toplumsal kazanıma dönüşmesi manasına gelmekte. Zaman zaman o anlamlı çalışmaları, daha çok kişilerin/kurumların haberdar olmaları için yazılarımızın konusu yapmaktayız. Bugün köşemize taşıyacağımız konu ‘Sporda Çocuk İstismarı’. Doktor Öğretim Görevlisi İlknur Hacısoftaoğlu (Bilgi Üniversitesi) ve Öğr. Görevlisi Erdal Çetin’in (Batman Üniversitesi) ortak çalışmasında çocuk istismarının spor ayağında dikkat çeken konular yer alıyor...

Söz söylerken, ifade edilmeye çalışılan belli bir dayanağa/ispata dayandırmak zorunluluğu hisseder insan. ‘Gelin sporu yasaklayalım!’ derken bir anda tepki alıyoruz. Dillendirmeye çalışılan mevzu hakkında biraz araştırma yapılıp, ayrıntılar ortaya çıktığında, söylenen sözün mahiyeti de daha iyi anlaşılmaktadır (tabii anlamak isteyenler için). ‘Sporda çocuk istismarı’ da bu bağlamda önemli bir çalışma. Konunun başlığına dikkatinizi çekmek istiyorum. Araştırma ne denli hassas olduğunu ‘Spor’, ‘Çocuk’, ‘İstismar’. Her bir kelime, birbirine o denli tezat olarak gözükmektedir ki. Bu da demek oluyor ki, eğer yapılan işin/uğraşının çerçevesi iyi çizilmeyip, içi ‘anlamlı’ doldurulmadığında, her ne kadar yola iyi niyetle çıkılsa da, kontrol/aşırılık vuku bulduğunda ‘kontrolden’ çıkılır ve yapılan çalışma/uğraş ‘aşırılık’ kimliğe bürünür ve kontrolden çıkar (dik bir yokuştan aşağı inerken, freni boşalan bir araç gibi). Sonucuna da kapanmayacak yaralara neden olacaktır. İşte hassasiyete sadece bir örnek çalışma ‘Sporda çocuk istismarı’. Çalışmayı gerçekleştiren arkadaşlarımıza/hocalarımıza teşekkür ediyoruz. Çünkü, yapılan çalışma dikkatle incelenerek, kamusal sorumluluk üstelenenler tarafından dersler alınıp, hayata geçirilirse ‘bilinçsizce’ yapılan çalışmaların önüne geçilmiş olunur. Batman Üniversitesi Yaşam Bilimleri Dergisi ikinci sayında yer alan ‘Sporda Çocuk İstismarı Üzerine Bir Değerlendirme’ makalesinde mevcut.  Araştırmanın içeriğinde ayrıntılar mevcut, öne çıkan ve sonuç bölümünden kısa bir bölüm paylaşmak istiyoruz; “Sporda Fiziksel İstismar; Fiziksel istismar ile ilgili dikkat çeken husus çocuğun bedeni üzerinden etkidir. Sporun kendine özgü istismar biçimleri; -Aşırı egzersiz, antrenman ve eğitimin amacını aşacak şekilde çalışma yapma. -Fiziksel kapasiteye uygun olmayan programlar.-Performans artırıcı, ergenlik ya da regl dönemlerini geciktirici ilaçlar kullanma.-Aşırı rekabet hırsı ile ağır yaralanma ve ölüm riski,-Bir alt veya üst sıklet için aşırı kilo alıp verme. Sporda Duygusal İstismar; -Sporcuları aşağılama ve onlara isim, lakap takma.-Sporcuların başarılarıyla alay etme.- Sportif Organizasyonlardan ayırma ile tehdit etme,-Fiziksel zarar ile tehdit etme, -Ebeveyn ve antrenörlerin spor hırslarını çocuklara yansıtması.-Performanslarından dolayı utandırma ya da küçük düşürme. Sporda Cinsel İstismar; Özellikle sosyo-kültürel açıdan olgunun mahrem boyutu istismar ile ilgili çoğu gerçeğin gizli kalmasına neden olmaktadır…Tacizin yoğun yaşandığı yerler spor salonu veya spor yapılan mekânlar oluşturmuştur….Yapılan araştırmalar sporcuların antrenörlerin/öğretmenlerin, akranların, masörlerin, danışmaların, idarecilerin ve hatta seyircilerin/taraftarların tehdidi altında olduğunu göstermekte...”  Bu tür akademik makale/çalışmalar, sporun sadece ‘spor’ olmaktan öte, bireysel ve sosyal hayatı etkileyen/kapsayan, önemli unsur olduğu gerçeğini ortaya çıkarıyor. Bu da bizler ve akademisyenler için, görev ve sorumluluğun artması manası taşıyor...

Bu vesileyle, mübarek cuma günümüz hayırlara vesile olsun inşallah… 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • H GürbüzH Gürbüz9 gün önce
    Güzel bir konuya değinmişsin hocam emeğine sağlık
  • Hilmi kayaHilmi kaya9 gün önce
    Akit gazetesi ne ve Ahmet güiümseyene çok teşekkürler hayırlı bayramlar
  • NailNail9 gün önce
    Kalemine sağlık abim
  • Tahir KayseriTahir Kayseri9 gün önce
    Buaraştırmaya dayanılarakAhmet Hocanın yazdığı buyazıyı dikkatlice ve ilgiyle okudum.Tebrik ederim.
  • Levent AkıncıLevent Akıncı9 gün önce
    Faydalı bir makaleydi abemKüçük çocuk başörtüsü takınca istismar diyenler bunlara susar
  • Ayhan Çınar Ayhan Çınar 9 gün önce
    Futbolda sıkça karşılaşılan sahte oyuncu(yaşı büyük oyuncuyu )gerçek yaşından iki üç yaş oynayarak oynatilması. İstismar konusunda değerlendirilebilir. Aynı zamanda t.f.f istanbul u13 ve u11 liglericumartesi ve pazar günü iki gün üst üsteoynatılıyorbunlarda çocuklarınzihinsel ve gelişim çağındaolumsuz yönde etkiler. Daha çok örnekler var sadece çocuklaradokunacak insanların ehliyet ve liyakatlarının olması gerektiğini düşünüyorum. T..F. F ilk antrenör kurslarında çocuk istismarı konusunda eğitim vermiyoru.e.f.ab kursuna katılanlara mecburi tutuyoryanlış burada başlıyoramatör çalıştırıcı sayısı daha fazlailk diplamada şart koşulmasıgereken bir konu. Türkiye de kanayan bir yarasporda çocuk istismarıgündeme getirdiğiniz için çok teşekkür ederim
  • Kemal YolcuKemal Yolcu9 gün önce
    Araştırma güzel ve bu araştırmaların akademisyenler den ziyade sahada icra eden antrenörlere bir şekilde ulaşması sağlanmalı ki sonuçlar itibar ile etki ede bilen bilinç artsın.Diğer bir husus ise özelikle yetkiyi ekinden bulunduran sahada antrenörlerin üniversite de akademisyenlerinbunu bir sopa gibi kullanması ve her istediğimi yapmak zorundasın ve veya x antrenör- Hocanın istediğini yapar işen her işin kolay olur algısını ortadan kaldırmak istiyor iseler istismar sopasını öncelikle bırakmaları gerekmektedir.

Günün Özeti