Kanun ve sporla engelleri aşmak (2)

09 Haziran 2019 Pazar

Yasa, kanun veya yönetmelik. Her biri vatandaşın ‘menfaatine’ olacak şekilde üzerinde titizlikle çalışılan yazılı metinler. Uygulanırlığı ölçüde değeri artar. Aksi takdirde, hiçbir mana ifade etmez. Her yazılı metinlerin bir özelliği de, muhatabına yararı dokunması. Bir uzvu eksik veya işlevini yerine getirilmeyen ve engelli olarak tanımlanan engelli vatandaşlar içinse, bu tür yazılı metinlerin daha da önem taşır. Yetkili mercilerce hukuk kuralları çerçevesine dayandırılarak hazırlanan çalışmalar, kişisel tercihten öteye geçip, uygulanır hale getirildiği takdirde, önem kazanacaktır. Hareket ve egzersiz, diğer bir ifadeyle sportif faaliyetler bu tür çalışmaların neresinde kalmaktadır?..

Ülkemizde sporun işleyiş süreci, resmi veya özel, kurum veya kuruluşlar tarafından hazırlanan yönerge/yönetmelik/kanunlarla boyut kazanır ve uygulanır engelli bireylerin hareket, egzersiz ve spor faaliyetleri de bu kapsamda önemli bir yere sahip. Merkezi veya yerel yönetimlerde buna yönelik çalışmalar, gerek sosyal gerekse sağlık açısından önemli kazanımları içerir. Buna en bariz örnek kamu veya belediyelerin kendi bölgelerinde açmış oldukları, sosyal belediyecilikte önemli bir yere sahip olan Engelli Yaşam Merkezi, Otizm Merkezi, Hidroterapi Havuzları. Uygulama tamamen kişilerin/yönetimlerin tercihine bırakılmış durumda. Örneğin ülkemizde kaç tane Büyükşehir, İl ve Belediyesi veya Belde Belediyesi var? Bedensel ve ruhsal açıdan engelli bireylere yönelik bu tür merkezlerin aktif olması sayısı yeterli gözükmemektedir (toplasanız tahmini yüzde on bile değil). Engelli bireylerin tedavi süreçlerine katkı sağlamak amacıyla çalışmaların önemi, sözle değil kanun/yasa/yönetmelik gibi yazı hale getirilerek, yaptırım uygulanması gerekmektedir…

Hayata geçirilmesi gereken projelerle ilgili, yönetim şekli kanunlara dayalı olan kurumlara yönelik, ilgili kararnameler çıkarmak. Her parti, partisine bağlı yerel yönetimlere, engelli vatandaşın yararlanabileceği merkezlerin açılması için yaptırım uygulatması gerekmekte. Örneğin 10 yılı aşkın bir süredir Bağcılar Belediyesine ait Engelli Sarayı gibi bir yapı, bir başka ilçede neden olmaz! Bir diğer örnek Üsküdar Belediyesinin Engelli Yaşam Merkezi bir başka ilçede olmamasının geçerli nedeni ne olabilir ki? Veya İstanbul Büyükşehir Belediyesine ait Bakırköy/Florya sahilinde yer alan Engelliler Yaz Kampı Merkezi diğer yerel yönetimlerde olmama nedeni ne olabilir ki? Olamaması, gerçeği algılamamaya/görmemezlikten gelmekten başka bir manaya gelmiyor. Bunun önüne geçilmesi hususunda alınacak yazılı (kanun, yönetmelik v.s.) kararlarla devreye sokulmalı… 

Yerel yönetimlerin engelli vatandaşların katılımcı olmaları için yapılan çalışmaların yanında, onların katılımcı oldukları sportif faaliyetlerin sevk ve idaresi (her ne kadar özerk yapıya sahip olunsa da) devlete ait Spor Federasyonları tarafından gerçekleşmektedir. Engelli sporunun öncüleri Bedensel, Özel (Zihinsel), İşitme ve Görme Engelliler Federasyonu çatısı altında yürütülmektedir. Her bir branşın, aşamalı olarak diğer Spor Federasyonların çatısı altında yer almasında, yarar sağlayacaktır. Engelli sporuyla ilgili önemli ataklar yapan Tekvando ve Karate Spor Federasyonların bu husustaki başarılı çalışmaları görmekteyiz. Engelli Futbolunun, Türkiye Futbol Federasyonu çatısı altında faaliyet gösterdikten sonra elde edilen başarılar, bu sürece ne somut örnek. Hal böyle iken vakit, ne hayal ne de maceraya atılma vakti! Örnekleri görmek/algılamak, yapılması gerekenleri kanun veya yönetmeliğe dayandırılsın, olsun bitsin!..

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • AlperAlper6 gün önce
    Allah için milletin sizden beklediği şeylerden bahsedin. Kânunmus. Hazirlamakmis. Ne zaman şeriattan bahsedeceksiniz, ne zaman insan yapımı kanunların bir halt etmediğini yazacaksınız

Günün Özeti