Futbolumuz mu, biz mi gafletteyiz?..

28 Ağustos 2019 Çarşamba

 ‘Ağaç meyve verir, insan düşündürür…’ nereden aklımıza geldi bu söz, inanın ben de çözemedim. Sözden anladığım ise, iç dünyamızın dışa yansıması. Allah’a hamd ediyorum ki, enerjimizi boşa geçirmeyecek ve insanlara yardımcı olacak düzeye ulaşma çabası içerisindeyiz. Şimdi düşünülebilir ki, bu söylediklerimizle ligin, futbolun ne ilgisi olabilir? Meşin yuvarlağın, dünden bugüne süre gelen bir kazan-kaybet süreciyle, sezonun ikinci haftası da geride kaldı. Hatırlayın bir önceki haftayı. Demir Grup Sivasspor’a 3-0 yenilen Beşiktaş, hafta sonu Göztepe’yi aynı skorla mağlup ediyor. Sahi bir hafta da ne değişti. Düşünce kervanına kapılıp, tüm bunları dillendirirken Üstad Necip Fazıl’ın şu sözleri geldi aklıma. ‘Tam otuz yıl saatim işlemiş ben durmuşum, gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum….’‘Anladım işi, sanat Allah’ı aramakmış;Marifet bu, gerisi yalnız çelik-çomakmış...’ Tarih ve insanlığa malolan düşünürümüzün-şairimizin bu sözlerinden yola çıkarak, hayatın görünmesi gereken yüzüyle birlikte ‘sporu/futbolu’ yorumlamaya devam etmek. Devam edelim ki, İspanyol diktatör General Francisco Franco’nun yüz binlik uykunun 3 F’sini ‘Fado, Fiesta ve Futbol…’, günümüzde bu sürecin karşılığını ne olduğu ve yabana atılmaması gerektiğini bilelim…

Bugün ‘futbolumuz’ dendiği vakit, karşılaşma sonuçlarına ötesine geçmemizin gerekliliği söz konusu. Diğer, her türlü sonuç ‘suya yazı yazmak’tan başka bir manaya/maceraya gelmez. Futbolun sadece bir yönü, ‘ekonomik’ boyunun ülke ekonomisine olumlu/olumsuz yansımasına baktığımızda, konunun ehemmiyeti ortaya çıkıyor. Temmuz ayı başlarında Türkiye Bankalar Birliği (TBB) tarafından yapılan açıklamada, ‘Futbol kulüplerinin idari ve mali yapılarının bir bütünlük içinde yönetilmesi amacıyla kulüplerimiz ile ilgili bankalar arasındaki yapılandırma çalışmaları devam etmektedir…’ Bu yapılanmada Kulüp Borçlarının silinmesi ve piyasa normları dışında fiyatlandırma yapılması söz konusu olmadığı vurgusu yapılıyor. Diğer yandan bakıyoruz, Kulüplerin bu borçları da üzerine koyarak/artarak devam etme gerçeği. Kulüpler Birliği Başkanı Fikret Orman, futbolda mali krizlerini aşabilmesi için Kulüplerin daralması ve marka değerlerini artırması gerektiğine dikkat çekiyor. Avrupa’nın 6. büyük futbol ekonomisi söz konusuyken, ortada başarının olmaması oldukça düşündürücü. Sayın Orman için bu kötü gidişten sıyrılmanın en kestirme yolu, 82 milyonun yaşadığı ve Dünyanın en genç yaş nüfusuna sahip olmakla övündüğümüz ülkemizde, dünya başarı sıralamasında üçüncü sınıf ülkeler düzeyine gerilemek. Sağduyu sahibi insanın kabul edeceği bir durum olamaz, olmamalı…

Kulüplerin ekonomisini her defasında gündeme getirmek, bizleri ‘bıkkınlıktan’ ziyade, çözüm önerilerine sevk etmeli. Bunun da başlangıç/çıkış yeri, örnek uygulamaların hayata geçirmekle mümkün. Eğer bunu başaramazsanız, ‘bir ileri iki geri’ komutuna uymaya devam ederiz. Bunun bir başka açıklaması, Kulüplerin gelirleri ne kadar çok artıyorsa, giderler ve başarısızlıkların da o denli artması. Bu çelişkinin en önemli nedeni iyi yönetim sergileyememek. Geçtiğimiz günlerde ajanslara düşen ‘La Liga kulüplerine ekonomik kontrol’ başlıklı haber dikkatimizi çekti. İspanya’da kulüplerin mali durumunu ‘La Liga Manager’ denetleme sistemiyle gerçekleştiriyor. Haber içeriğinde, ‘2011-2012 sezonunda toplamda 135 milyon avro zarar, 2017-2018 sezonunda 251 milyon avro kâra dönüştüğü...’ vurgusu yapılıyor. Anlayana, anlamak isteyene... 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Mustafa Mustafa 20 gün önce
    Erkek KADIN öldürür erkeği idam edin. Kadın kocasını öldürür haber bile olmadı. İki yüzlüler.
  • ÖmerÖmer20 gün önce
    Futbolda baştan aşağı sistem olmak üzere ele alınmalı disipline edilmelidir hem futbol kötü Kulüpler kötü yönetiliyor borç ödeme gibi dertleri yok yöneticiler sorumlu olmalı yapılandırma çare değil maalesef devlet müdahelede çok geç kalıyor olan milletin parasına puluna oluyor yazık değilmi?
  • Leylekin ömrüLeylekin ömrü20 gün önce
    Futbol' un bizatihi kendisi gaflettir, peşinden gidenler ise sürüler halimde gafildirler. Vaz gecmezlerse kabirde "aaahh!" diyeceklerdir.

Günün Özeti