Bir bisikletimiz oldu, adı Salcano (2)

03 Ağustos 2019 Cumartesi

Salcano Yönetim Kurulu Üyesi Bayram Akgül Bey ile yaptığımız hoş sohbette, üzerinde ay ve yıldızın yer aldığı fincanlarla ikram edilen Türk kahvesi ve firmanın ‘sınırları’ aşan başarıların yansımasıyla daha da mana kazanıyor; ‘Biz 2014 yılında bir dünya şampiyonu yetiştirdik. Bizim bisikletimizle bir Belçikalı sporcu dünya şampiyonu oldu. Bu bizim için büyük gururdu. Yani ben, hep yerli marka diyor, yerli markayı çok benimsiyorum. Yerli markayı, uluslararası olmaya başladığında, daha fazla bağrımıza basmamız lazım. Yani bizim şimdi Avrupa açılımımız var. Salcano Amerika’yı kuracağız. İhracat ağını genişletmemiz lazım. Milli markalara destek olalım ama, dünyaya açılma, global marka olma noktasında da desteğimizi esirgemeyelim…”

BİR BİTKİ İKEN, ORMAN ORMAK…

“Şair Özdemir Asaf bir şiirinde der ki, ‘Bir bitki, bir fidan, bir ağaç, kendini aşarken ormanlaşır.’ İnsan kendiyle mücadele etmesi, kendini geçmesi lazım ki ormanlaşsın, büyüsün. Bu gerçekten benim sevdiğim bir dörtlüktür. İnsanın kendisi rakibi kadar olur, ama kendini aşarsan bir yere gitme şansınız olur. Tabii ki rekabet var ama, işin daha güzelini yapmak lazım. İnsanların neye ihtiyacı olduğunu önceden gören kazanıyor. Rakibin yanlış yolda olabiliyor. Ama kendin olacaksın. Oturacaksın bir vizyon koyacaksın ne yapman, ne etmen lazım, insanlar ne istiyor. İnsanların istedikleri şeyleri organize etmek lazım. Bu açıdan Araştırma ve Geliştirme (AR-GE) önemli. AR-GE’ye Amerika 460 milyar dolar, Rusya 39,8 milyar dolar, Brezilya 42,1 milyar dolar harcamış. Bizim araştırma ve geliştirmeye para ayırma noktasında dünyanın ilk 10’nuna girmemiz her açıdan önemli. Burada bir tane Müslüman ülke yok…”

BİSİKLETTEKİ KDV %1’E DÜŞÜRÜLMELİ 

“Kendi pazarımızın, Türkiye’de güçlü olması lazım. Türkiye’de 80 milyon insan var. Bizim nüfusumuz denginde Almanya var. Almanya’da yılda 5-6 milyon bisiklet satılıyor. Bizde bu rakam 1 milyon. Bu Türkiye’nin 4-5 katı büyüme oranı var. Benim ve benim gibi Türk Markalarının global olabilmesi için, bizim kendi pazarımızın güçlenmesi, trafikteki bisikletin artırılmasıyla güçlenmesi lazım. Sağlık Bakanlığı çok güzel bir proje yaptı. Bir metre bisiklet yolu yapan belediyelere, bir bisiklet hediye etti. Bu bir başlangıçtır. Bunun sürdürül olması gerekir. Hangi teşvikler lazım; 1- Bisiklet alımları ve bisiklet parçalarının  KDV’nin %18’den %1’e düşürülmesi lazım. Neden, sağlık için önemli. Mesela, SSK’nın sağlık ve ilaç gideri çok fazla. Biz ülkemizde bisikleti yaygınlaştırırsak, verdiğimiz desteğin üzerinde, sağlık giderlerinden kazanç sağlarız…” 

TÜRKİYE’NİN GÜÇLÜ OLMASI ÖNEMLİ 

 “İkinci konu bisiklet yolları. Bisiklet yolu çok önemli. Asıl kafalardaki bisiklet yolunu yapmamız lazım. Bisiklet yoluna araba park ediliyor. Ya da bisiklet yolunda arabayla gidiliyor. Bizim yapmamız gereken, insanların normal yollarda bisiklet kullanımına teşvik edecek, eğitimi ilkokul bir de yapmamız lazım. Kitaptan önce, kalemden önce ilk tanıştıracağımız bisiklet. Bisikletle trafikte nasıl gidilir, çocuğa anlatmamız lazım. Bu çocuk 18 yaşına geldiğinde bisiklet kullanarak büyüdüğü için ne yapacak, trafikte hem yayaya hem de bisikletliye saygı gösterecek.  Bu sayede de bisiklet kullanımı artar ve bisiklet üreten Türk Markaları da Dünya’ya açılır. Dünya markaları nerede Almanya’da. Çünkü Almanya’da bisiklet pazarı büyük. Nerede Fransa’da. Çünkü Fransa’da bisiklet pazarı büyük. Biz kendi pazarımızı büyütürsek, sadece Türkiye’de sadece yerli gurur yaşamayız, dünyada da yerli markaların gururunu yaşarız. Türkiye ne kadar güçlü olursa Balkanlar ve Dünya’nın diğer bölgelerindeki Türkler o kadar rahat eder. Onun için Türkiye’nin güçlü olması önemli…”   

BABAMIN DUASI BÜYÜK DESTEĞİMİZDİ

“Avrupa’da artık sınırlar kalktığı için, ürünün hangi devlete ait olması fazla seçici olunmuyor. Mesela Almanya ve Japonya’da İtalyan malı bisikletler satılıyor. Amerika’da Avrupa markaları, Tayvan markaları çok satılıyor. Global düşünen, lokal firmalar olmalı, yerli ürünlerle de gurur duymamız lazım. Türkiye’de en çok satan bisiklet firmasıyız. Bizim gururumuz o. İngiltere, Bosna Hersek, Sırbistan, Azerbaycan. Hem çeşitliliğimiz, hem kalitemiz, hem fiyatımız. Türkiye’de 500 bayiimiz var. Onlarla birlikte hepimiz bir aile gibi çalışıyoruz. Devlet yanımızda. Ticaret Bakanlığı, ürünlerimizin ithalatını yapmada, gerekeni yaptı, sağ olsunlar. Teşvikin artırması noktasında görüşmelerimiz devam ediyor. Bizim bireysel değil, global olarak destek olmamız lazım. Büyüklerimizin duaları bize destek oluyor…

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • HakikatbinHakikatbin1 ay önce
    Bisikletimiz oldu güzel de! Eğer o isim " salkano" diye okunuyosa, alsın bisikletine kendisi binsin. Nedir kardeşim bu ecnebii merakı? Arkadaş türk ismimi bulamamış? Bunu dünyaya nasıl izah edecek? Yapmayın ,uyumayın, uyanın yahu
  • Coşkun Yılmaz Coşkun Yılmaz 1 ay önce
    Türkiye'ye bu tür ruh lazım... Salcano markasının ortaya çıkaran girişimci, işin felsefesini çözmüş. Al bir ürünü, parçalarına ayır, nasıl yapılmışsa yenilikçi bir yaklaşımla benzerini yap. Bu konuda Çinliler bu tür işlerin uzmanı. Buradan yola çıkarak, yerli helikopter yaptim diyeceksin, ancak motoru ithal olduğu ve satışına izin verilmediği için dışarıya ihracını yapamayacaksın. Helikopter motorunu parçalarına ayır, ilgili mühendislerini çağır, "bunu nasıl yapmışlar benzerini siz de yapın" deyiniz. Şimdi yerli savaş uçağı gündemde. Fakat motoru dışarıdan getirtilecekmis, ne anladım ben bundan. O zaman yerli demeyin karma yapım uçak deyin. Yine bu konuda çağır uçak mühendislerini F-35'i motoru başta olmak üzere uçağı parçalara ayırın, "bunun benzerini yapın" deyin. Araba motoru konusunda aynısını demiyorum, çünkü benzinli ve mazotlu yerli motor yapılmış, fakat ortada bu motoru otomobil üretip piyasaya sunacak milli girişimci ruh henüz yok. Bu yorum dünkü yazıya giderdi, bugünkü Türkiye coğrafyası Almanya gibi düz değil, o nedenle bizde satışlar onlar kadar olamaz, ayrıca Almanların satın alma gücü bizim insanımıza gire çok fazla. Bisiklet sağlık demektir, yıllar önce bir haber okumuştum. Avrupalı bir turist bisikletle ülkemize gelmiş, gazeteci kendisiyle röportaj yapmıştı. Turist mealen şöyle diyordu: "Bel fıtığı hastalığına yakalanmıştım. Doktorum tedavi için yüzmeyi veya bisiklet kullanmamı tavsiye etti, ben de bisiklet kullanmaya başladım, fıtıktan eser kalmadı " demişti. Ey belediyeler, bisikletçiler geliyor, onlara "yol" açınız! Bu arada firmayı tebrik eder, başarılarının devamını dilerim.
  • Misafir13Misafir131 ay önce
    Teşekkürler ne kadar güzel yazmışsınız...

Günün Özeti