Andorra ve Moldova bahanemiz olsun!..

11 Eylül 2019 Çarşamba

Günümüz futbolu her geçen gün amacından uzaklaşıp, ‘raydan’ çıksa da, söz konusu Milli Takım olduğunda, deyim yerindeyse ‘akan sular’ duruyor. Spor ‘amaç’ değil ‘araç’ olarak kullanıldığında, işte o vakit, gidilen yolda adımlar sağlam atılmaya başlanıyor. İçinde yaşadığımız süreçte bunları yaşıyoruz. Önceki gün ‘Andorra’, dün akşam ise ‘Moldova’ maçları, sahadaki futbolda ulaşmak istediğimiz oyunun temellerini oluşturdu. Diğer türlü ‘yendik’ veya ‘yenildik’ nakaratları artık yavan olmaya başladı. Gündemde olan ise, sporun özüyle bağdaşmaayn ‘küfür’, ‘kumar’, ‘holiganizmi’ tetikleyen unusurlardan başka bir mana/anlam taşımaz ki, Allah (c.c) muhafaza. Biz o ‘çarpıklıktan’ uzak olursak, işte o vakit ‘kazanmaya’ başlarız...

 Andorra ve Modova maçlarında sergilenen futbol, yaz-boza dönüşmüş durumda. Sahada mücadele eden kadronun, her defasında değişkenliği, maç sonuçları üzerinde de ‘gel-gitlerin’ yaşanmasına neden oluyor. Rakipler karşısında ‘istikrarsızlığın’ özünü, bu değişkenlikler oluşturmakta. Hal böyle olunca da ‘Emre, Yusuf, Hakan ve İrfan hiçbir milli maçta bir arada oynamadı’ yorumlarına neden oluyor. Teknik Direktör Şenol Güneş, kafasındaki ‘kadroyu’ netleştirme çabasında. Hatırlayın dün akşam oynanan Moldova maçı öncesi Güneş’in ‘Hem güzel bir oyun, hem de gol atmayı bekliyoruz...’ sözlerini. Sözün ne derece sahada ‘uygulanır’ olduğunu, dün akşamki maçta görmüş olduk...

SAHADAKİ FUTBOL ELÇİLERİMİZ...

2020 Avrupa Şampiyonası Eleme Grubu’nun beşinci ve altıncı maçlarında Milli Takımımızla ilgili, farklı ‘ayrıntılar’ dikkatlerden kaçmıyor. Onlardan bir tanesi de, kadroda yeralan oyuncuların ‘formasını’ giydiği takımlar. Türkiye’de yer alan takımlarda forma şansı giyen oyuncu 13 olurken, yurt dışında futbol hayatını sürdüren oyuncu sayımız ise 14. Tüm bu oyuncuların performanslarının takibi, yeni yeteneklerin kadroya dahil edilmesi, elbetteki bu kısa vadede kolay olmamakla birlikte, ekip çalışmasının bir sonucu olumlu/olumsuz karşılığını bulur. Bu demek oluyor ki, Şenol Güneş ve ekibininin Mart ayında Arnavutluk maçıyla başlayan ve Andorra karşılaşmasıyla Kasım ayında sonuçlanacak olan Grup maçlarında ‘yapılabilirliklerini’ takip ederek göreceğiz. Takım uyumunun oluşması, her karşılaşmayla birlikte uyumun pençinleşmesi sonucunda, Andorra maçında olduğu gibi, müsabakaların kazanılmasının son dakikaya bırakılmayacak kadar ‘değer’ taşıyacaktır...

İSTANBUL’DA MAÇ OYNAMAK...

Futbolumuzun Süper Lig’ine baktığımızda, ağırlıklı olarak İstanbul takımlarından (Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş, Başakşehir ve Kasımpaşa) oluşuyor. Bu dağılım diğer Profesyonel Ligleri içinde geçerli. İstanbul ekiplerinin çoğunlukta olduğu bu ‘tabloya’ rağmen, İstanbul’da son beş yıldır milli maç oynanmaması! Bunun en önemli nedeni taraftarın/tribünlerin bölünmesi, görüş ayrılığı. Bu hususta Türkiye Futbol Federasyonu eski Başkanı Yıldırım Demirören ‘Ne zaman İstanbul taraftarı kendi takımını değil de, Milli Takımı destekler...’ açıklamasını yapmıştı. O günlerin ‘faturasını’ sadece taraftara kesmek yerine, ortaya çıkan ‘kaos’ tablosunda başkan, futbolcu ve teknik direktörün pay sahibi olduğunu, ders alma adına, unutmamak gerekiyor. Bugün gelinen nokta ise İstanbul seyircisinin Milli Takımla bütünleşiyor olması. Cumhurbaşkanımızın diğer maçlarda olduğu gibi İstanbul’daki karşılaşmada Millileri yalnız bırakmaması, futboldaki ay-yıldızlı dayanışmanın adeta ‘finali’ oldu... Bundan sonrası, Milli Takım için sahada görev üstlenenlerin, üstlendiği görev ve sorumlulukların bilincinde olmasına bağlı...

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • ATİLLAÖZDÜRATİLLAÖZDÜR3 gün önce
    HAYDİ ARTIKTÜRK FUTBOLU DÜZE İNDİ. fUTBOLCULARIN FUTBOLCULUKLARI İBRA EDİLDİ. fUTBOL YATIRIMLARI REVAÇ BULMAYA BAŞLADI. fUTBOL, OYUNCULARIYLA, KUMARHANELERİYLE, TÜKETİM MALI ÜRETİCİLERİYLE VE DEVLETE EL AÇAN MÜESSESELERİYLE BİRLİKTE KUTSALLAŞTI.dEVLETİMİZ KONUYLA İLGİLİ İKTİSADİ İŞLETMELERİN, FUTBOLCULARIN VEKULUPLERİNİNBORÇLARINDA BÜYÜK BİR İNDİRİME. GİDER. vERGİLERİN TAMAMEN DÜŞÜRÜLMESİNİ DÜŞÜNENLERİN DESTEĞİYLE SALAKLARDA MURATLARINA ERERLER,,,
  • Rüstem ErolRüstem Erol4 gün önce
    Türkiye de tüm takımların aynı oyunu oynamasi lazım. Geriden uzun top ile çıkmak. Üç pasta rakip kaleye inmek. Kaleyi görünce vurmak verkaclar ile ceza sahasına girmek, sıfıra inmek , ceza sahasında çoğalmak. Tüm takimlar bu şekilde oynarlarsa milli takım da aynı oyunu oynar. Kısacası iki maçta ki milli takımı beğenmedim. Hele hele Emre'yi kadroya almak... Ali Koç'un en büyük iyiliği Volkan'a futbolu bıraktırmasi oldu. İnşallah Emre'ye de bıraktırır ise holigan oyuncular dan kurtuluruz. Bu ikisi her maçta seyirciyi tahrik edici hareketlerde bulunan kişiler. Bunlar ve benzeri oyuncuların takımlar da olmaması lazım.
  • OmerOmer4 gün önce
    Türk futbolunda ciddi sıkıntılar var evet her bir futbolcumuz yetenekli ama bir sistem yok takım yavaş oynuyor sürekli ve gereksiz yan ve geri pas yapılıyor direk ileri oynayan oyuncu az garanti oyun futbolu öldürüyor bunlar düzeltilmeli

Günün Özeti