--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Yarın endişesi

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
47

Bakıyorum da, insanlar bir “yarın” endişesine kapılmışlar. Herkes aynı şeyi soruyor: Yarın ne olacak? Geleceğe ilişkin daha çok korku ve endişe söz konusu. Oysa Müslümanların böyle bir endişesi olmaması gerek. Yarını merak etmeleri, kendi sorumlulukları ya da aklın muktezası olarak düşünmesi, yapması gereken tedbirlerle ilgilidir. Yoksa olacak olan olur. Sonuçta kimse ecelinden önce ya da sonra ölmeyecek. Rızkından az ya da çok yemeyecek, kaderinden başka bir kaderi de yok. Hayır ya da şer, o her ne ise, o şey Allah’ın iradesi içindedir. Kurtuluş, çare, çözüm O’nun rızasına yönelmekle mümkündür. Ama ecelini CoVID, rızkını bordrosu, kaderini amirlerinin sicilinden ibaret görenlere, ya da geleceklerini liderleri, örgütleri, önderleri ile açıklamaya çalışanlara bazı şeyleri anlatmak kolay değil.

Sonuçta her topluluk layık olduğu gibi idare olunacak ve biz kendi hakkımızdaki hükmü değiştirmeden Allah bizim hakkımızdaki hükmünü değiştirmeyecektir. Kurtuluşa erenler Allah’ın ipine tutunanlar, O’nun boyası ile boyananlar, O’nun rızasının tecellisinin vesilesi olanlar olacaktır. Onlar mahzun da olmayacaklardır.

Allah (cc) bizi mallarımız, canlarımız, sevdiklerimizle kimi zaman artırarak, kimi zaman eksilterek imtihan edecektir. İman edenler, ameli salih olanlar, hakkı ve hayrı tavsiye edenler, sabredenler ve sabrı tavsiye edenler müstesna herkes hüsrandadır.

Değil mi ki, bize hayır gibi gelen şeylerde Allah şer, şer gibi gelen şeylerde Allah hayır murat etmiş olabilir. O zaman ne kaldı geriye. Bugün tartışıp durduğumuz şeyler hakkında öbür dünyada hakikat bize açıklandığında mahcup olmayacağımızın bir garantisi var mı?

Bir de, tamam, her şey çok kötü gidiyor! Gelen günler geçen günleri aratıyor. Tamam, da karanlığın en koyu anı aydınlığa en yakın olduğu zaman değil mi? “Kemal, aynı zamanda zeval vaktidir”.

“İman ettik” dediğimiz birçok konuda, dünya hayatı içinde yaşadığımız olaylar konusunda, maalesef imani bir duruş sergileyemiyoruz. Oysa bilmemiz gerekmez mi ki, “iman ettik demekle yakamız hemen bırakılıvermeyecek”.

Hani, biz dua ediyorduk, “Rabbim beni bana bırakma, beni nefsimle baş başa bırakma” diye. Hani dünya “oyun ve eğlence” yeri değildi. Hani nefsimize hoş gelen, heva ve hevesler peşinde koşmayacak, müstekbirlerden, mütrefinlerden olmayacaktık. Hani istişare ve şura ile hükmedecek, işi ehline verecek, adaletten, ehliyetten, liyakatten vazgeçmeyecektik. Hani kul hakkına el atmayacaktık.

Bir türlü “Biz zalimlerden olduk” diyemiyoruz. “İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden bizi helak eder misin Allah’ım” diye düşünemiyoruz sanki gereğince.

Hani sözü dinleyecek, doğrusuna sahip çıkacak, yanlışına karşı çıkacaktık. İşe bakıp doğrusuna destek verip, yanlışını engelleyecektik. “Emri bil maruf, nehyi anil münker” yapacaktık. “Adil şahidler” olacaktık, din ve devlet büyüklerini İlah ve Rab edinmeyecektik! “Raina” demeyecek, “Unzurna” diyecektik.

Kafirler, münafıklar, fasıklar, zalimler, cahiller, ahlaksızlardan uzak duracaktık. Bunlara benzemeyecek, onları “veli” edinmeyecektik. Ne oldu bize!

Biliyorsunuz Allah, cahil ve zalim bir topluluğa yardım etmez. Onların işlerini sarp dağlara sardırır ve onların üstüne pislik yağdırır.

Haksızlıklar karşısında susanlar dilsiz şeytanlardır, biliyorsunuz. Peki, Hakk’ın ve halkın gören gözü, işiten kulağı, tutan eli ve haykıran sesi olma konusunda üzerimize düşen görevi ne ölçüde yapıyoruz. Ve yine biliyorsunuz eğer zalimlere yardım edersek, onları yakan ateş bize de dokunur ve Allah gün gelir, o zalimleri bizim de başımıza musallat eder.

Sonuçta sırat-ı müstakim üzerinde isek, korku yok. Mahzun da olmayacağız. Allah’ın yardımı bizimle ise ne gam. O zaman Allah bize yardım edecek ve bizim ellerimize zalimleri cezalandıracak ve mazlumlara yardım edecek. Yani biz Allah’ın rızasının tecellisinin vesilesi olacağız. Bizi gören, duyan, bilen hüküm sahibi, kadir-i mutlak / mutlak iktidar sahibi, “ol” deyince olduran, “öl” deyince öldüren, kadere, rızka ve ecele hükmeden bir Allah var!

Bize üzerimize düşen, yaratılış gayemize uygun bir hayat yaşarsak, sorun yok. Asıl mesele bu. “İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden helak olanlardan” olmak istemiyorsak, yaşadığımız zamana, mekâna ve vahye şahitliğimizi gözden geçirmemiz gerekiyor. “Ey iman edenler iman ediniz” diyen ayetin manası üzerinde biraz düşünmemiz gerek. Bu dünyada yaptığımız ve yapmamız gerekirken yapmadığımız her şeyin hesabının sorulacağı bir gün var. O gün, bu anlamda yapıp yapmadıklarımız, söyleyip söylemediklerimiz hesabı ile ya kendi sırtımızda kendi cennetimize tuğla taşıyor olacağız, ya da kendi cehennemimize sırtımızda odun taşıyacağız. O gün geldiğinde ya “gir cennetime” denecek ya da “gir şimdi hesaba katmadığın cehenneme” denilecek. O gün cennetle müjdelenenlerin yüzleri ağarırken, birilerinin de yüzleri kararacak. Onlar dünyada iken birileri şen kahkahalar atarken birileri ağlıyordu. O gün mazlumlara zulmedenlere zebaniler “Zalimler için yaşasın cehennem” diyecekler. Kim ki misgal ve zerre kadar bir iyilik, o miktarda kötülük etmişse o gün onların yaptıklarının karşılığı kendilerine eksiksiz ve hatta cennetle müjdelenenlere cömert ikramlarla yaptıklarının karşılığı kendilerine verilecektir.

Bugün Teşrik Tekbiri’ne başlıyoruz. Arefe günü sabah namazından itibaren bayramın dördüncü gününün ikindi namazına kadar, “Allahu ekber Allahu ekber, Lâ ilâhe illallahu vallahu ekber. Allahu ekber ve lillahi’l-hamd” diye tekbir getiriyoruz inşallah. Evet, Allah büyüktür. Allah’tan başka İlah yoktur ve Hamd O’na mahsustur. Yani şikâyet yok. 

Sonuçta, şairin dediği gibi: “Ey düşmanım sen benim ifadem ve hızımsın, gündüz geceye muhtaç, bana da sen lazımsın”. Yeter ki, biz O’nun rızasının tecellisinin vesilesi olalım. Selam ve dua ile. 

 

Yorumlar

(47)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Asım Çiğlez

20 Temmuz 2021 01:59

Ateistler bir dine hiçbir zaman zarar veremezler.Din tandanslı,dindar görünümlú ateistler hariç.İçkiden başka günahtan bahsetmeye,ama haşa;"ALLAH'IN görmediği yerlerde içki içenler,herzaman açıktan içenlerden daha çok zarar verirler,dine .Bu toplum,olaylara Ömer Hayyam gibi bakamadı,ne diyor,aynı zamanda büyük matematikçi Hayyam:"Eğer bütün günahlar,şarap gibi sarhoş etseydi, yeryüzünde bir tane ayık gezen insan,bulamazsınız .İçkinin üzerine düştüğünüz kadar,yolsuzluk hırsızlık,adam kayırma ve çocuk tecavüzlerinin üstüne düşseydiniz, bugün bazı konularda şikayetçi olmayacaktınız.Ama,sustunuz,siz de suçlusunuz..2007'de,e- muhtıra verdiği söylenen,Yaşar Büyükanıt'ın cezalandırılma yerine,ödüllendirilmesini bile,sorgulamasının.Bizim düşüncemiz iktidarda diye düşünerek,

Yılmaz

20 Temmuz 2021 00:00

Allah müminlerden kimilerini para mal makam vererek kimine fakirlik vererek sözü ile yaptığı aynı mı diye imtihan eder. Yanlış yapmayan Yanlışa düştüğünde bunu idrak edip ölüm gelmeden kendini düzelten mümin kazançlı olacaktır inşallah.

Mehmet ali ve benzerleri/eşikizlerine

19 Temmuz 2021 22:15

KENDİNİ MODERN, ÇAĞDAŞ ZANNEDEN YOBAZLAR!!! FAKİRLİK EDEBİYATI YAPAN VE ÜSTELİK BUNU DİN İLE İLİŞKİLENDİREN YOBAZLAR, SON 10 YILLIK BADİRELERE VE PANDEMİYE RAĞMEN, SÖZDE EKONOMİK KRİZE RAĞMEN, ALIŞVERİŞ MERKEZLERİNDE KASADAKİ KUYRUK 20 30 DK. CİVARI, TATİL İÇİN GİTMEK İSTEDİĞİM YERLERİ ARADIĞIMDA BOŞ YER YOK DİYORLAR, AĞUSTOS AYINA KADAR DOLU, HABERLERDE TATİL BELDELERİNİN BELEDİYE BAŞKANLARI HERYER DOLU LÜTFEN GELMEYİN DİYE RİCA EDİYORLAR. EV ALACAM, PAMDEMİ FIRSAT DEDİM EVLER UCUZLAR DEDİM, UMUT ETTİM, HAYHAT EV FİYATLARI İKİYE KATLADI, KİRALIK EV YOK ETRAFIMDA... FAKİRLİK VAR, HEP VARDI VE OLACAK. BU BAŞKA BİR MESELE. MÜSLÜM BABANIN DEDİĞİ, MESELE...

sen de mi

19 Temmuz 2021 22:09

"Bakıyorum da, insanlar bir “yarın” endişesine kapılmışlar. Herkes aynı şeyi soruyor: Yarın ne olacak?  

Hakan Koçyiğit

19 Temmuz 2021 21:48

Selamun Aleyküm Eskiden bankalar öyle kolayca kredi ya da kredi kartı vermezlerdi Sayısız inşaat projeleri kentsel dönüşüm projeleri vs. Satın alınsın ve tüketilsin diye herkesin cebine kredi kartı kondu Bir üç beş sayısız kredi kartı ve konut araç kredi borçları Yani faiz Bu döneme kadar insanlar bankalara bu denli müşteri yapılmamıştı Hatta 5 ve daha fazla personeli bulunan tüm işverenler maaşları bankadan yatırmak zorundalar elden maaş ödeyemezler İnsanları bu dönem kadar faize bulaştıran ama hemen herkesi ama kredi kartı ama ihtiyaç kredisi altında faize bulaştıran olmamıştı

Meçhul

19 Temmuz 2021 20:39

Meclisin şu anki durumuna baktığımda endişe ediyorum. Biri giderse diğeri gelir ama kısır döngü devam eder gibi görünüyor. Allah yardımcımız olsun şayet layık isek!.

Sıtkı l

19 Temmuz 2021 20:12

Aileyi yik , ahlaksızligı devlet korumasina al, kocasini Aldatan kadinlara polis korumasi ver , esra ceyhanin programinda SOV yaptir zina yapannkadinlara sonra ÇIK Allah kitap tan bahset  

Erman kardeşe

19 Temmuz 2021 19:59

Bilmeyerek yapılan hatalar ve bazı günahlar için tevbe yolu açıktır ... kabul edilir edilmez , O bilir ...bilerek işlenen günahlara tevbe kabul olmaz ..... işleri zor ....ama kendileri istediler ....

ALLAH'IN 1 KULU

19 Temmuz 2021 19:43

YORUMCU MEHMET ALİ, NE AVRUPADAN HABERİN VAR, NEDE ŞERİATTAN. KLİŞE CEHAPE AĞZIYLA KONUŞUYORSUN. İNSAN VE FITRATINI BİLMEDEN KONUŞUYORSUN. HAYATINDA AFGANİSTAN'A GİTTİNMİ. ÇOK ÖVDÜĞÜN, SÖZÜM ONA ÇAĞDAŞ, MODERN DEVLETLER AFGANŞSTAN'A, SURİYE'YE ÇÖKMEDEN, KARGAŞA ÇIKARMADAN ÖNCE KAÇ KİŞİ MEMLEKETİNİ TERK ETMİŞ.  

Aliekber

19 Temmuz 2021 19:42

Yani ölme eşeğim ölme

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle