--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Vefa

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
30

Yok canım, “Vefa Bozacısı”ndan söz etmeyeceğim. “Bozanın helal mi, haram mı olduğu” gibi derin bir konu da değil konum. Semt olarak Vefa’dan da söz edecek değilim. Vefa’nın batı yakası “Direklerarası” idi. “Beyoğlu tepinirken ağlar Karacaahmet...” Fatih’te zikir halkaları, Direklerarasında tango.

Sahi şimdilerde “Bir vicdanın, bilemem, kaçtır hava parası?” Sizi biliyor musunuz. “Vijdan” fahişe olmuş diyorlar. Şair öyle diyor: “Fikrin ne fahişesi oldum, ne zamparası!” Artık eski dilde Fuhşiyat, “yeni normal” dönemde din, ahlak, gelenek ve biyolojik cinsiyetinden bağımsız “Gender” diye tanımlanan “Birey”ler(!) için özgürlük ve pozitif ayrımcılık sözkonusu. Bizim için utanç ve edep, haya konusu olan bir şey onlar için onur vesilesi.

NFK, “Muhasebe” şiirinde şöyle der: 

“Üç katlı ahşap evin her katı ayrı âlem! 

Üst kat: Elinde tesbih, ağlıyor babaannem,

Orta kat: (Mavs) oynayan annem ve âşıkları,

Alt kat: Kız kardeşimin (Tamtam) da çığlıkları.

Bir kurtlu peynir gibi, ortasından kestiğim; 

Buyrun ve maktaından seyredin, işte evim! 

Bu ne hazin ağaçtır, bütün ufkumu tutmuş! 

Kökü iffet, dalları taklit, meyvesi fuhuş...

Rahminde cemiyetin, ben doğum sancısıyım! 

Mukaddes emanetin dönmez dâvacısıyım!” 

Düşünüyorum da, sanki biz bazı şeylere ulaşamadığımız için karşıymışız gibi. O şeylere kavuşunca, onun hazzına varınca adeta müptelası olduk sanki

Durum bu. “Kökü iffet, dalları taklit, meyvesi fuhuş...” bir hal’i yaşıyoruz nice zamandır. Ve hep bekliyoruz “Gün doğmakta, anneler ne zaman doğuracak?” diye.

Ne kadar farkındayız bilmiyorum, 17 Ekim gecesi (Bu gece) Mevlid Kandili, İslam dininin peygamberi olan Hz. Muhammed(sav) hicri Rebiülevvel ayının 12. gecesi doğduğu kabul edilir. Bu gece ayet ve hadislerde ifadesini bulan bir dini gece değil,  dinle ilişkili bir gelenek olarak kutlanıyor. Dini olan sadece iki gece var, onlar da İsra ve Kadir geceleri.. Eskiden bu gecelerde Mevlid de okunurdu, hâlâ okunan yerler de var. Şimdi hafta olarak kutlanıyor ve Diyanet bu haftanın konusunu VEFA olarak açıkladı. Bu arada, bu kandil  2021 yılının son kandili. 

Madem, Vefa peygamberimizin doğumu ile ilişkilendirildi, o zaman soralım, “Vefa” ne demek? Eski dostları, birlikte zor günler geçiren insanların mutlu günlerinde birbirini hatırlamaları, özellikle güçlü olanın zayıfı hatırlaması şeklinde anlaşılıyor. Yani tasada ve kıvançta birlik olmak, kederleri ve mutlulukları paylaşabilmek, yola çıktıklarını, yolda bulduklarınla değiştirmemek, dostluğu uğruna bedel ödemeyi, risk almayı göze almak gibi anlamlara geliyor.

Mesela, bir de “Ahde vefa” vardır. Verilen sözün tutulması gibi. Dinde, “Galu bela” zamanına, “elestü bezmi”ne işaret edilir. Allah buyurdu, “Ben sizin Rabbiniz miyim”? “Evet” dedik. Bu ahidle başladı dünya hayatı. O gün Allah’a verdiğimiz söze sadakatla ilgili bir durum bu. Tek başına “Vefa” “Bağlılık, sadakat” anlamına geliyor. Ahde vefa ise, Kur’an-ı Kerim’de, söze sadakat gösterilme anlamında kullanılıyor. Hem Allah’a verdiğimiz sözde durmamız, hem de insanlara söz verdiğimizde sözümüzde durmamız emrediliyor. Tabii, verilen sözde masiyet yoksa ve cahilce bir söz verilmemişse. İsrâ sûresi 17, Nahl sûresi 16, Mâide sûresi 5’de “Ahide vefa” gösterilmesi istenir. Yâsîn sûresi 36’da Şeytana uymama konusunda verilen söz hatırlatılır ve Fetih sûresi 48’de,  “Kim ahdini bozarsa, ancak kendi zararına bozmuş olur. Kim de Allah ile olan ahdine vefâ gösterirse, Allah ona büyük bir mükâfat verecektir”, “Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki, ben de size vâ’dettiklerimi vereyim”, Bakara sûresi 2’de  “Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki, ben de size vâ’dettiklerimi vereyim”.. 

Dikkat ederseniz, nice zamandır, bizler insanları güzel söz ve hikmetle hayra çağırmayı bıraktık. Aşağılama, istihza, hatta bizden değilse ona karşı sanki her sözü söylemek mubahmış gibi davranıyoruz. “El emin” vasfımızı kaybettik sanki!

Dini kurallarda, yalan, iftira, dedikodu, gıybet, istihza yasaklanırken meşru bir mazeret olmaksızın “Sözden Cayma, Ahdi Bozma Yasağı” getirilir. Peygamberimizin örnek ahlakından çıkardığım derslere bakacak olursak, “Yalan söylemek, söz verdiğinde sözünde durmamak veya va’dini yerine getirmemek, emanete hıyânet etmek, birine düşman olunduğunda onlar hakkında adaletsizlik ve çirkin sözler söyleyerek veya ona haksızlık ederek haddi aşmak münâfığın en belirgin vasıflarındandır.” Evet “Bu huylara sahip olan kimse namazıyla, orucuyla Müslümana benzese de o yine de münafık taifesindendir”.

Haydi, bugünü, bu haftayı farklı bir şekilde analım. Madem konu risalet, bu konuda önce bir Siyer kitabı, yani peygamberimizin hayatını okuyalım. Onu daha iyi anlamak için peygamberler tarihini de okuyalım. 

Yetmez. Bir de usulü hadis okuyalım. Ardından da Riyazüssalihin gibi, muhtasar bir hadis kitabını okuyalım inşallah.

O yaşayan bir Kur’an’dı. O alemlere rahmet olarak gönderilen bir ahir zaman peygamberi idi. Biz de “veresetül enbiya” olalım inşallah.

Bu vesile ile Veladet kandilinizi tebrik ediyorum.. Allahumme salli ala seyidine muhammed.

Ya Rab, bize Hakkı Hak, batılı batıl göster, Hak’da toplanmamızı nasib et. Bizi nimet verdiklerinin yoluna ilet, gazaba uğrayanların değil. Bizi rızanın tecellisinin vesilesi kıl. Haksızlık kimden gelirse gelsin, kime yönelik olursa olsun, mazlumdan yana zalime karşı olalım. 

İşi ehline verelim, bir topluluğa olan düşmanlığımız bile bizi onlar hakkında adaletsizliğe sevk etmesin ki, kurtuluşa erenlerden olalım. 

Selâm ve dua ile.

 

Yorumlar

(30)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

ahmet beycan pirahmetoğlu

19 Ekim 2021 11:23

sözlerinizin doğruluğuna katıldığımı belirtirim.

Ali

18 Ekim 2021 10:37

İslam dini ve diğer Hristiyanlık ve Yahudilik dinleri kitaplara uymayarak uygulamada kan ve göz yaşı ile doludur. En son ve en iyisi olarak İslam dini bile mezhepsel soykırım ve vahşi katliyamlarla doludur. Mezhepsel olarak mesala Mısırda Fatımi katliyamı nüfusun %90 nın ölümüne sebep olmuş ve hristiyan kıtmilerin nüfusunun artmasına sebep olmuştur. Zira Osmanlıda Anadolu ve Balkanlarda yapılan Alevi Türkmen ve Asya göçmeni nice Türk kabilesi soykırıma mağruz kalmıştır ki kundaktaki bebekler bile katledilmiştir. Arapların İslam adına Buhara Ve Semerkantta 85.000. Türkü kadın çocuk katletmesi ve akla hayale gelmeyen işkence ve tecavüzleri unutulmadı. Hristiyanların sadece Fransada bir yıl içinde 25 milyon fakiri kilise kararıyla öldürmesi, Yahudilerin kendilerini sığınmacı kabul eden bu günkü filistindeki Kenan halkının soyunu kurttuğu katliyamları ve ıraktaki soykırımları en sonunda Roma Pagan ordusu tarafından durdurulmuştu. Bunun gibi binlerce kaliyam ve zulümle dolu dinler tarihinde simdiki insanlardan iyi ahlak, dürüstlük, edep gibi meziyetler beklemek zor olsa gerek. Bizim gibi müslümanları müslüman yapmaya çalışan ve kendileri haricindeki tüm müslümanları kafir sayan bir cemaat ve tarikat düzenimiz varken (bu akla ziyan bir durumdur). Asıl İslamın yıkılışı Müslümanları kafir sayıp kendi sapkın inançları doğrultusunda devşirmek isteyen sayıları 3.000. 'ni geçen tarikatlardır ve yakın zamanda bir birlerini boğazlayacaklardır. Endülüs Emevi devletinde 3.500 tarikat vardı ve devleti bunlar yıktı, daha yakın olan Sicilya'daki İslam devletide 3 tarikat sebebiyle oldu, ikisindede kendi çıkarları için hristiyanlarla anlaşıp diğer tarikatları devre dışı bırakmak isterken hepsi soykırıma maruz kaldı ve çoğu yokoldu, bunlardan kaçanlar özellikle Osmanlıya kendi yapılarını kurarak yavaş yavaş gizlice güçlenip devleti yıktılar. Şimdi ise Osmanlıdan kalan Endülüs artıkları Türk Devletini yıkmak üzere, belkide yıkıldı, zira ahlak ve Türk töresi Türk düşünce ve atadan gelen yapısı bozuldu. Galiba bizi bitirmek ve topraklarımızı paylaşmak için tam anlaşamadılarki ayaktayız. Tarih geri kalmış cahil milletler için tekerrürden ibarettir.

Fatih

17 Ekim 2021 22:58

Ellerinize sağlık Üstad

Meftun

17 Ekim 2021 21:08

Amin ecmain

Mehmet Çelebi anac

17 Ekim 2021 17:35

Dinozorus düşünce sakinimlari vefaymis neymiş vefa erbakanin önüne set gerenlere destek olmak için onu arkadan kuşatıp yalnız bırakıp netenyahunun yanında gülücükler atıp netenyahuya İsrail'in başkenti Kudüs diye televizyonlara poz vermek degilmi ve Erbakan'ın onyillarca süren mücadelesi ile dalga geçip ülkeyi ve ne kadar değerli kuruluşu varsa yabancılara satmak degilmi  

Mütedeyyin ama açgözlülerin dikkatine ...

17 Ekim 2021 17:31

Kavacık'ta tanınmış, yüz yıllık aile olduklarını iddia edilen baba oğul, ticaret yapacağız bahanesi ile 50 milyon liralık dolandırıcılık yaptı.... 

M. Arpacı

17 Ekim 2021 15:39

Laiklik adına din eğitimini, ahlah eğitimini yasaklayıp bugünki nesil ve ortam meydana geltirildi. Yeni ve milli bir anayasa şart.

Ferhat dan Ahmed61

17 Ekim 2021 15:06

Şüphesiz Allah azze ve celle Resul Allah efendimizi alemlere rahmet olarak gönderdi. Ben Allah azze cellenin açik bir ayet ile tasarruf etmediği mevlüt kandillerini bidat olarak görüyorum. Kadir gecesi ve mirac olayi alemlerin rabbi tarafindan tasarruf edilen ve resul Allah efendimiz tarafindanda yad edilen günlerdir. Kisacasi ilk genersyonda yaşayan tabiin olarak nitelendirdiğimiz sahabe de böyle bir uygulama yapmamıştir. 

mithat

17 Ekim 2021 14:52

ve elykum selam ALLAH razı olsun

Ahmed 61

17 Ekim 2021 13:16

Ferat:Kutlu doğum sana ne zarar veriyor? Nesinden rahassız oluyorsun? Senin başka uğraşın yokmu?senin derdin ne?Bu gece milyonlarca insan Toplu halde duedecek,ibadatü taette bulunacak bunlar seni rahassızmi ediyor rahassız..

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle