--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ve şiddete karşı olmak!

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
78

Bakıyorum, herkes şiddete karşı. Ne oldu, haksızlıklar karşısında bir olaya elinizle müdahale etmekten vaz mı geçtiniz, cici Müslümanlar!?

Son Cuma’da da hutbenin konusu şiddetti. Tamam hepimiz “Pasifistiz”. “Kahrool düşman, ayol”. Askerler terhis edilsin, polis teşkilatı da. Ne o “savunma sanayi filan”. Sahi o operasyonlar ne öyle, o Şehadet övgüsü!? 

Kadının bedeni algı operasyonları için birilerinin elinde en iyi media. “Kadına şiddet”le başladılar ya, “çocuğa şiddet”, “hayvana şiddet”le devam ediyorlar. “Ilımlı İslamcılar” için “Cihad” çok “hard” kaçıyor. “Milli Mücadele”, “Milli Mücahede” de öyle.

Benim AK Parti ile ilgili davaya iki avukat hanım katıldı. Onlar “Kadına şiddete hayır” cemaatinden. Zulüm nitelikli bir şiddet söz konusu ise, hatta şiddet olmadan da baskı kurulabilir kişi/ler üzerinde.. Şiddetin kimden geldiği, kime yönelik olduğu önemli mi?

-Bir Müslüman bir gayri Müslümana zulmediyorsa, ben mazlumdan yanayım, Ben Müslümanım, Müslümancı değil.

-Bir insan hayvana zulmediyorsa, ben insancı değilim, hayvandan yanayım.

-Bir erkek kadına, kadın erkeğe, ya da kadın kadına, erkek erkeğe zulmediyorsa ben mazlumdan yanayım. Gelinden ya da kaynanadan, karı-kocadan yana değil, kayınpeder ya da damattan yana olmak değil haklıdan yana olabiliyor musunuz? Kürt ya da Türk olmak değil, hemşehricilik değil, ya hu insanlar için futbol taraftarlığı, partizanlık “ölümüne” bir mesele. Parti, lider, ideoloji deseniz “öl de ölelim, vur de vuralım”. Bakın bu onları İlah ve Rab edinmek demektir. Allah bizden adil şahidler olmamızı istiyor. Haklıdan yana, haksıza karşı olmamızı istiyor. Sessiz kalanları “dilsiz şeytan” olmakla suçluyor bu din. Bir kavme olan düşmanlığımızın bile bizi onlar hakkında adaletsizliğe sevk etmemesi gerektiğini söylüyor.

Sadece açık zulüm değil, işi ehline vermemek de, istişare ve şûra yapmadan hüküm vermek de zulümdür aslında. Riba da zulümdür, enflasyon da, devalüasyon da zulümdür.

Adalet yoksa zulüm vardır.

Ben bir haksızlık gördüğümde, önce yapabiliyorsam, eminsem elimle müdahale edeceğim. Değilse olayın şiddetine uygun bir şiddetle dilimle karşı çıkacağım. Onu da yapamıyorsam kalbimle, o haksızlığa, o zulme karşı buğz edeceğim. Surat asacağım. Kaldı ki, bu imanı en zayıf olanlar içindir! Yani her zaman “Hoşgörü” yok. Hoş görmeyeceğimiz şeyler de var. “Oluklar çift, birinden nur akar, birinden kir.” Allah yarattı diye, her yaratılanı hoş görmeyeceğiz, kendimiz açısından, hayır da, şer de, Şeytan da Allah’ın iradesi içindedir. Biz Allah’ın rızasından sorumluyuz.

Arapça’da “güç ve gayret sarf etmek, bir işi başarmak için elinden gelen bütün imkânları kullanmak” mânasındaki “cehd” kökünden türeyen “cihad” dan söz ediyoruz.

Cihad Kur’ân-ı Kerîm’de isim olarak dört, bundan türeyen fiil şeklinde yirmi dört yerde geçmektedir; “cihad eden” anlamındaki mücahid ise iki âyette zikredilmiştir 

Cihat, çeşitli türevleriyle Kur’an’da ve Hz. Peygamber’in hadislerinde sık kullanılan bir kelimedir. Kur’ân-ı Kerîm’de isim olarak 4 yerde, 76 bundan türeyen fiil olarak yirmiden fazla yerde, 77 cihat eden anlamındaki mücahid 78 ise iki yerde geçmektedir. 

“Bin yılların dilemması tüm haşmetiyle sürüyor.. İslam dışında öbür tüm dinler şiddet sorununu çözdü.. İslam dışında tüm dinler şiddeti dışladı ve İslam dışında tüm dinler kamusal alandan çekilmeyi kabullendi. Toplum laikleşti, devlet düzeni de sekülerleşti.. Önce DİNDE REFORM, sonra Bilimsel devrimler ve AYDINLANMA yaşandı. Sorun kimin, sorun kimde ve nasıl çözülecek??” Şimdi sıra “Tanrıyı tedavülden kaldırma”ya geldi.

“İslam barış dini, hoşgörü/Hüsnü zan/Tahammül, Sabır ve savaş dinidir de. Şehidlik ne oluyor. İslam sadece “barış dini” ise, Kur’ân-ı Kerim’deki “savaş ve cihad ayetleri”ne oluyor?. İslam tek başına “savaş dini” de değil elbette. İslam en temelinde, Adalet, Barış ve Hürriyeti yücelten bir dindir. Ama bunların, her konuda olduğu gibi İslam’a göre bir anlamı ve çerçevesi vardır. Evet “(…) sormak istiyorum: Müslüman Kur’an’ın tamamına muhatapken, savaşmayan bir Müslüman tipi, Kur’an’ın önerdiği bir Müslüman tipi olabilir mi? Bu Kur’ani gerçeklerin yanında, “Ben rahmet ve savaş peygamberiyim” buyuran Rasulullah (sav)’in, 10 yıllık Medine hayatında 25 kez bizzat savaşa iştirak ettiği, 50 de seriyye gönderdiği biliniyor. 

İslam, SLM kökünden “Barışa giden yol” anlamına geliyor. “Selam” da, Cenab-ı Allah (cc)’ın bir diğer adı. O da selam demek. Allah’la barışa giden yol, insanın aklı ile vijdanının barışı ile başlar. İlk barış budur. İkinci barış, insanın insanla barışıdır. 3. barış yaratılış gayesine uygun yaşaması, yani fıtratla, tabiatla, hava, su, toprakla barışması ile sonuçlanır. Bu 3 barış, insanı Allah’la barışa götürecektir. Değilse insan Allah’la savaştadır. 

Hiç olmazsa hutbelerde kelimeler, kavramlar, kurumlar konusunda daha dikkatli olsak.

Camilerde, inşallah şu maske zulmüne de bir son verilir. İnsanlar hâlâ saflarda normal düzene geçemediler. Zaten herkes kendi seccadesini kendi getirmiş, üstünde bir yere gitmek istemiyor. Bu tür baskılara karşı cami cemaati daha hassas ve dinamik olması gerekirken, maalesef bu baskılar karşısında en ılımlı, uysal kesim cami cemaati oldu.

Hani Hakkın ve halkın, gören gözü, işiten kulağı, tutan eli, haykıran sesi olacaktık. Yanlış bir “itaat kültü” isyanda da itaatte de olmamız gereken, vahyin çerçevesini çizdiği yerin dışına savuruyor. Usul ve esasa uygun olmayan hiçbir söz ve iş bizi bağlamaz. Hukuka uygun olmayan bir emre itaat, emri verenle suç ortağı olmak demektir. Bu anlamda hukuka uygun olmayan yasa da suç aletidir. Masiyette itaat yoktur. Zalimler karşısında hakkı söylemek cihaddır. Allah cahil ve zalim bir topluluğa yardım etmez. O zaman biz onlardan olmayalım inşallah. 

Selâm ve dua ile.

 

Yorumlar

(78)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ahmet

22 Kasım 2021 10:35

Yalniz hoca dikkat etmeni rica ederim Hz. Muhammed SAV efendimizin ismini yazinda Muhammed diye yazmisin kendinizle ilgili soru isareti olusturuyorsun

haa

21 Kasım 2021 23:01

vücudunuza virüs ü zerk etmeyin. doğal yolla bulaşan virüs, sinüslerde ve boğazda analiz ediliyor. virüsü kendinize zerk etmeyin

Zeki

21 Kasım 2021 21:27

AKP'li Hüseyin Yayman: Bence İbrahim Tatlıses’in sesi Freddie Mercury’den daha iyi, dedi ... .

Darp lı şiddet üzerine

21 Kasım 2021 21:23

Geçenlerde bir şahıs şiddeti önlemeye kalkınca başına neler geldiği az çok biliniyor olabilir. Sizin bahsettiğiniz toplumsal oto kontrol olmalı bitti o eskidendi. Anlık önlemeyle bir yere kadar.Teferruata muhtaç ayaküstü konuşulacak konu değil. Belki de Bozulmuş fıtratın tamiri gerekiyordur ama nasıl...

İnsaf

21 Kasım 2021 19:19

Sayın yazar demle zorundayım: İnsaf be iyiyi eleştirmeye ne kadar meraklısınız. 30 ağustosta Zafer tahir vs anlatıldı. Yolda kadın öldürüldü diye şiddete hayır dendi. Ben de sıkıldım dinlerken çünkü ben de rahmet şefkat af duymak için gitmiştim. Ama sizin ki gerçekten yanlış bir bakış açısı

İsmail

21 Kasım 2021 18:56

Çocukken bir ayakkabıyı iki üç yıl giyerdik sığmayınca baş parmağımızı bükerdik.Birazda büyük alınırdı.Gençlik para azalınca hemen sızlanıyor

Tilki avcısı

21 Kasım 2021 18:54

yorumcu tilki avcısı lak lak konuşanlara cevabı yapıştırmış.İstanbul sözleşmeside nedir türkler alasını yapar.Biz daha iyisini yapalım yabancılar örnek alsın.

ALLAH'IN 1 KULU

21 Kasım 2021 18:50

ABDURRAHMAN BEY, EN ILIMLI EN MASUM TABİKİ CAMİ CEMAATİ... HATIRLARSINIZ, ÇİN'DE ORTAYA ÇIKAN VE BÜTÜN DÜNYAYA YAYILAN COVİD İÇİN BU ÜLKEDEKİ AYDIN, ÇAĞDAŞ KILIKLI KILIKSIZLAR ÇİN'E BİRTEK KELİME ETMEZKEN, ÜMREDEN GELENLERE DEMEDİKLERİNİ BIRAKMADILAR, ETMEDİKLERİ HAKARET KALMADI.

Kocasolak

21 Kasım 2021 18:43

Aynen katılıyorum hocam. Ancak namus meselesinde İKİRCİKLİ davranan sözde dindarlar da var. 

Ahmet

21 Kasım 2021 18:39

Birazda şu bizim yabancı marka tutkunu vatandaşları eleştirseniz.Kaçının evinde ne var yerli malı.Size çok bile bu devlet

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle