--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Siyasi taassub

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
49

Aydınlanma da, taassub da aynı yanlışın iki ucu..

Farkında mısınız, CoVID plandemisinde, iki kanat bir noktada buluştu, geleneği din zanneden “mutaassıb dinciler”le, CHP’nin mutaassıbları. Bunlar inkılabçı muhafazakarlar. 

Olmaz olmaz demeyin olmaz olmaz, oldu işte. “Kuvâ-yi milliye” rozeti taşımakla kuvâ-yi milliyeci olunmuyor. 

Gidip DSÖ’nün kuyruğuna takılıp, emperyalizmin misyonerliğine soyunmakla olmuyor bu işler.

Bizim halimize bakar mısınız, “Ne sağdayız, ne solda, Hak yoldayız Hak yolda” diye yola çıkanlar, sonunda dümeni nereye kırdılar..

Taassup ne demek? 

TDK bunu “Bağnazlık” olarak tercüme etmiş.

Diyanet ansiklopedisi sözlükte “yakalamak, kuşatmak, sarmak, bağlamak” anlamındaki asb (usûb) kökünden türeyen ve “kendi soyuna yardım etmek, körü körüne bağlanmak” mânasına gelen ‘taassub’ genelde ‘asabiyyet’le eş anlamlı kabul edilir (…) “kabile taassubu” anlamında kullanılan ‘asabiyet’ zamanla daha geniş bir etnik ve siyasal içerik kazanırken Batı dillerinde fanatizm Türkçe’de bağnazlık kelimesiyle karşılanan taassup din, düşünce, siyaset, milliyet gibi birçok alanda ‘koyu bir muhafazakârlığı’, değişik anlayışları aşağılayıp yok etme eğilimini, farklılıklara karşı katı bir hoşgörüsüzlüğü ifade eden bir terim haline gelmiştir. Tehânevî’nin ‘herhangi bir tarafa bağlılıktan dolayı delili apaçık ortaya konduğunda bile gerçeği kabul etmeme’ şeklindeki tanımı terimin belirtilen geniş kapsamına uygundur. 

Bu anlayışa sahip olan kimseye ‘mutaassıb’ denir. 

Taassubun karşıtı ‘müsâmaha’ ve ‘tesâhül’dür. 

Bağnaz Türkçe’de “bir inanca, bir düşünceye, herhangi bir şeye aşırı ölçüde bağlanıp ondan başkasını düşünemeyen, ondan başka her öğretiye, her inanışa karşı olan (kimse)” denmektedir.. 

Öte yandan, “Çıkarcı bağnaz, dar kafalı bağnaz olduğu gibi saf bağnaz da vardır”.. 

Dogmatik, fanatik, gibi kelimeler de bu kavram ile ilişkilendirilebilir.

Siyaset bugün, futbol gibi aslında kendi mutaassıb kitlesini üretmiştir. “Körü körüne inanmak” İslam’da yoktur ama artık İslam toplumunda da bir sosyal realite olarak, diğer topluluklar da olduğu gibi vardır. Çağdaş, ilerici, inkılapçı, hatta devrimci geçinen birçok kişi de bu anlamda muhafazakar ve mutaassıb bir kişilik sergileyebilmektedir. Bu anlamda bugün ülkemizdeki en muhafazakar ve hatta mutaassıb partilerin başında  CHP gelir. Değişime direnmek de, değişimden yana olmak da, her zaman doğru bir tercih olmayabilir elbette.

Tabularınız, idolleriniz varsa, taassubunuz da vardır. 

Bugün siyasi partilerin çok büyük bir kısmı mutaasıbtır. Liderlerine, örgütlerine, programlarına, söylenenlere körü körüne inanırlar. O şey üzerinde düşünme ya da soru sorma gereği de duymazlar. Zaten onlardan da “işittik, itaat ettik” demeleri beklenir. “Unzurna” demezler, “Raina” derler. Bu aslında İlahlık ve Rablik gibi bir şey. Zaten partileri ve kanaat önderleri onların “idolleri” yani “putçuk”larıdır. 

Bu hep önde gidenler, hem de arkadan gelenler için bir felaketin başlangıcıdır. “Öl de ölelim, vur de vuralım” sloganı da atarlar. Bunlar; partilerin, ideolojilerin dinleşmesi anlamına gelir.

Asabiyye” ya da “Asabiyyetİbn-i Haldun’a göre “toplumların ilkellikten uygarlığa doğru ilerlemesini sağlayan temel toplumsal bağ” demektir. 

Burada rekabet, bir geleneğin tevarüs ederek tekamülü de sözkonusudur. Ancak geleneğin mutlaklaştırılması da aynı şekilde ırkçılığa kapı aralayan bir bakış açısıdır. Gerçek bir tekamül için hikmet temelli her güzelliğe sahip çıkmak gerekir. 

Yoksa bu süreç ayrışma, rekabet ve çatışmayı beraberinde getirecektir.

Siyaset aslında bir vekalet müessesesidir. Oysa her topluluk layık olduğu gibi idare olunacaktır. 

Ancak herkes değişim için yöneticilerin değişmesi yetermiş gibi bir anlayışa sahip. Oysa başlarında 3 peygamber de olsa sonunda neye layıksalar o olacak. 

Sadece zengin olmak istiyorsanız; fuhuş, uyuşturucu, kumar yeter de artar bile. 

Çıplaklar kampı açın, çalın çırpın, en kolay kazanç yolu bu. 

Her şey para ise, kolay yoldan para kazanmanın birçok yolu var. Dini, ahlakı, hukuku unutun. Birçok ülkenin zenginleri bunlardan oluşuyor büyük ölçüde. Acımasız olun, tehdit edin, şantaj yapın, rüşvet alın ve verin, bak nasıl köşe oluyorsunuz!? Güçlüden yana olursanız onlar sizi görüp gözetecektir.

Önümüzde seçim var. Lütfen bu kez takım tutar gibi parti tutmayın. Hemşehricilik yapmayın. Adil şahidlerden olun. Ehliyet ve liyakatı esas alın. Partiniz aşağılık bir kişiyi aday göstermişse, ona oy vermeyin. Tek partiye oy vermek zorunda değilsiniz. Pazar yerinde bir pazarcının tablasından domates alırken bile seçiyorsunuz, ezik-bozuk olanı almıyorsunuz, domates aldığınız yerden salatalık, fasulye almak zorunda da değilsiniz. Bakın en iyi aday, hangi aday. Yani pazar yerinde domates alırken gösterdiğiniz titizliği aday seçerken de gösterin. Cumhurbaşkanlığı ayrı, milletvekili seçimi ayrı, büyük şehir belediye başkanı ayrı, il belediye başkanı, ilçe belediye başkanı ayrı, belediye meclisi üye seçimleri ayrı. 

Seçilecek sıradaki adaylara bakın, yani pazar yerinde iyi domatesleri öne, çürükleri arkaya koyan pazarcılar gibi davranan partilere dikkat edin. Aday listesinde, meydana kazanamayacak dürüstleri çıkarıp, onları gösterip, çürükleri seçtirmesinler. Akıllı ve bilgili mi, tecrübeli mi, dürüst mü, cesur mu bakın bakalım. Parti listelerine de bakın, bağımsızlar listesine de. 

Bugünkü mecliste pandemi sürecinde özgür iradesi ile hakikati söyleyecek neredeyse kimse çıkmadı. Bize aklını kiraya vermeyecek birileri lazım. Kalemini kiraya vermeyecek yazarlar lazım, media tetikçileri ya da sahibinin, efendilerinin sesi yalakalar değil.

Bakın, seçtiklerinizin yaptıklarından sorumlu olacaksınız. Onlar sizin adınıza yapıyorlar yaptıklarını ve yapacaklarını. Eğer seçtiğiniz, çizgisinden sapar, verdiği sözde durmazsa bunu hemen anında söylemeniz gerek. Yoksa mes’ul olursunuz. 

Seçimin namusu da, ahlakı da burada gizlidir. Eğer işi ehline vermezseniz, bunun bedelini ödemek zorunda kalırsınız ve son pişmanlık fayda sağlamaz.

Ha! Eğer sizin böyle bir derdiniz yoksa, ne yaparsanız yapın. Siz de kendinize uygun birini seçeceksiniz demektir. Siz de o zaman onlarla birlikte haşrolursunuz. Sonuçta tencere yuvarlanır, kapağını bulur ve herkes layık olduğu gibi yönetilir. Allah’ın ipine tutunanlar, Allah’ın rızasını gözeterek nebevi gelenek için bir çıkış yolu arayanlara gelince, o istişare eden, insanlarla konuşan, bu işi ciddiye alan, Allah’tan korkarak hareket edenlere gelince, onlar mahzun olmayacaklar.

Seçimde içimizden birini seçeceğiz, bizim seçtiğimiz, bizi temsil edecek olan ve bize hesap veren biri olmalı bu seçeceğimiz kişi. Bilgili, akıllı, dürüst ve cesur biri.. 

Ya Rab! Bize Hakkı Hak, batılı batıl göster, Hak da toplanmamızı nasib et. Bizi nimet verdiklerinin yoluna ilet, gazaba uğrayanların değil. 

Bizi rızanın tecellisinin vesilesi kıl. Selâm ve dua ile.

 

Yorumlar

(49)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Mustafa

14 Haziran 2022 11:00

Çok doğru tespitler. Artık bu toplumun partiyi din gibi görme anlayışı terk edilmeli. Ancak insanların kafalarına şu sorular takılıyor. " Ya falanca zihniyet iktidar olur da müslümanlara önceki gibi zulüm yaparsa " ülkeyi imf ye ve benzerlerine muhtaç ederse" .....vb. İşte o zaman üzücü olur. Rabbim tüm vatandaşlara hakkı hak. Batılı batıl görmeyi nasip etsin inşallah. Selam va dua ile...

selam olsun

13 Haziran 2022 23:05

The Economist: İslam Emirliği yönetimi Afganistan'da yolsuzluğu ortadan kaldırdı Yeni Afganistan yönetiminin bütçe gelirlerini kayda değer bir ölçüde koruduğu ve gelirlerde kazanımlar elde ettiği belirtiliyor.

ahmet

13 Haziran 2022 21:57

yazılarını türkçe yazsan iyi olmazmi.burasi türkiye resmi dilimiz türkçedir.siz hangi millettensiniz.biraz yüce milletimize saygı gerekmezmi

Okur

13 Haziran 2022 20:51

Sen niye hala taassupluk yapıyorsun ki Galiba kalem paranı Covid-19 zıtlığı yazı yazmakla alıyorsun O sponsorlar kimki acaba

Vuh

13 Haziran 2022 18:52

Bu kaçıncı,,,,açıktan hayvanlar gibi ..........yapanlar,,,!? Çırılçıplak ortalıkta gezinenler.....!? NASIL BİR ÜLKE OLDU....gelinen dönem cinnet ve hayvanlaşma dönemi oldu....tımarhaneyi geçti....onun ötesi varmı...? Ahada bu....

İsmail

13 Haziran 2022 18:40

AKP Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, “Bugüne kadar toplumumuzun hiçbir kesimini enflasyona ezdirmedik, hiçbir zaman ezdirmeyeceğiz" dedi.... soyismiyle müsemmâ ....!

Cahil savar

13 Haziran 2022 18:14

MEYHANEYİ KİMİN ÇALIŞTIRDIĞININ NE ÖNEMİ VAR. HA BAŞI AÇIK, HA KAPALI, HA KADIN, HA ERKEK, HA ALEVİ, HA SÜNNİ... BİZE MEYHANEYİ KİMİN ÇALIŞTIRACAĞININ SEÇİMİ YAPTIRILIYOR. MEYHANE ÇALIŞTIKTAN SONRA BUNLARDAN HANGİSİ ÇALIŞTIRMIŞ NE FARK EDER. HALA AKLETMEZ MİSİNİZ?

Fatih Koç

13 Haziran 2022 18:09

Amin amin hocam ağzınıza sağlık.

Nadir KUDRETLİ

13 Haziran 2022 16:45

Hocam bırak bunları, ekonomiye bak. AKP 2003 de ülkeyi aldığı konuma geri düşürdü. 20 yılda başa döndük. Bugün Ülkemizin CDS (kredi risk puanı) 831 baz puanın üzerinde kapanış gerçekleşmesi durumunda risk priminde 2003’ten bu yana en yüksek kapanış kaydedilmiş olacak.

Kocayusuf

13 Haziran 2022 16:20

Aaaaah, ah, Sayın Dilipak! Bugün İstiklal Mahkemeleri faaliyette olsaydı, merhum-şehid İskilipli Atıf Hoca'ya komşu olurdunuz... Allah (c.c.) yar ve yardımcınız olsun...

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle