--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Sayılarla din ve dünya

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
42

Dinin, dindarların en çok tartışıldığı böyle bir zamanda, bu konuyu sayılar üzerinden okumaya ne dersiniz? 

Hemen söyleyeyim, bunlar kültürel bir aidiyet noktasında din ve dindarlık sorgulamasını ifade ediyor. Dini, iman, ibadet, muamelat olarak sorguladığımız da ortaya çıkan durum çok daha vahim. 

Mekanın İslamileştirilmesi” bu anlamda insanın yaratılış gayesine uygun bir şekilde yeryüzünde, Allah’ın rızası doğrultusunda, O’nun halifesi sıfatı ile çerçevesini ve yöntemini kitabında ve risalet yolu ile gösterdiği meşruiyet sınırları içinde tasarrufta bulunmasını ifade eder. O’nun yaratılış özelliklerinin, yani fıtratın korunmasını da kapsar. Bunun dışında bir tasarruf ve otorite İlahlık ve Rablik iddiası anlamı taşır, İslam inancında.

Bizler zamanın ve mekanın şahidleri olarak, aynı zamanda Alemlere rahmet olarak gönderilen bir peygamberin ümmeti olarak, sadece İslam dünyasını değil, insanlığın geleceğini düşünmemiz ve çözüm üretmemiz gerekiyor. 

Dinsizlik ayrı bir bela, batıl ya da muharref bir dinin peşinden gitmek ayrı bir sorun, cahillik ayrı bir sorun. 

Bu açıdan bakınca, dünyada genel olarak, mevcut haliyle dindarlığın en düşük olduğu ülkeler Çin %14, Japonya %16, Çekya %20, İsveç %29, laik Fransa %37. Dindar sayısı %50’nin altında olan ülkeler: Hollanda, Avusturya, Avustralya, İrlanda, Kanada, Hongkong. En fazla dindar batıda Belçika’da %59. “Dindar değilim” diyen seçilmiş ülkeler %50’nin altında Hongkong ve İsveç, en yüksek oran %50. Ateistlikte Çin 1. sırada %47, Japonya %31, Çekya ve Fransa%30. G. Kore, Almanya ve Hollanda da ateist sayısı %15, diğerleri tek haneli.  “Bilmiyorum” diyen Japonya’da %23, İsveç de %12, Çin %9 ve diğerleri tek haneli ve %5’in altında.

Pew Araştırma Merkezi’nin 2020 yılında yayınladığı araştırmanın sonuçlarına göre, ülkemizden insanların %71’nin dinin hayatlarında çok önemli olduğunu, %18’inin dinin hayatlarında biraz önemli olduğunu, %5’inin dinin pek önemli olmadığını%3’ünün dinin hayatlarında hiç önemli olmadığını,  %3’ü ise “Bilmiyorum/Emin değilim” diye cevapladı.. Bu ankete göre “Din benim hayatımda önemli” diyen Avrupa ülkeleri arasında Türkiye lider konumundaydı.

Optimar  Mayıs 2019  din-inanç anketinin sonuçları şöyle: %89.5 “Tanrının varlığına ve birliğine inanıyorum.” (Teist), %4.5 “Bir Yaratıcı olduğuna inanıyorum, ama dinlere inanmıyorum.” (Deist) %2.7 “Bir Yaratıcı olup olmadığından emin değilim.” (Agnostik), %1.7 “Bir Yaratıcı olduğuna inanmıyorum.” (Nonteist), %1.7 “Cevap yok.” 

Tabii bu 2019 verileri, bugün Deizm patlamış ve bu oranlar katlanmış durumda. Bu konuda, KONDA şirketinin 10 yıllık değişim anketinde (2008-2018), 15 yaş üstü nüfusla 15-29 yaş arası gençler; ayrıca 2008’de 15-29 yaş arası gençlerle bugün 25-39 yaş arasında olanlar karşılaştırıldı. 

Sonuç şöyle: %51 Dindar olduğunu söyleyenler (son 10 yılda %4 azalma), %34 İnançlı olduğunu söyleyenler  (son 10 yılda %3 artış), %10 Sofu olduğunu söyleyenler  (son 10 yılda %3 azalma), %2  İnançsız olduğunu söyleyenler (son 10 yılda %1 artış), %3 Ateist olduğunu söyleyenler (son 10 yılda %2 artış). Pandemi bahanesi ile yapılan uygulamalar sürecinde bu oranların, dindarlar aleyhine sıçrama yaptığına ilişkin iddialar sözkonusu. Özellikle kader, rızık, ecel konusunda ciddi sorunlar yaşandığı anlaşılıyor.

MAK Danışmanlık’ın Haziran 2017 yaptığı kamuoyu araştırmasında, “Allah’ın varlığına, birliğine ve bizi yaratıp yaşattığına inanıyor musunuz?” sorusuna verdiği cevaplara göre oranlar şöyle: %86 “Evet, Allah’ın varlığına, birliğine ve bizi yaratıp yaşattığına inanıyorum.” %6 “Evet, Allah’ın sadece varlığına ve bizi yarattığına inanıyorum, ama her şeye karıştığını veya karışacağını düşünmüyorum.” %4 “Hayır, Allah’a inanmıyorum.” %4 “Cevap yok / Kararsızım.” 

Bu tanıma göre İslam inancına sahip olanlar, Allaha iman noktasında %86 seviyesinde kalıyor. Ipsos araştırma ise  2016 yılında  Müslüman oranını %82 ile görmüştü. Geri kalanın %2’si Hristiyan; %7’si dinsiz, %6’si  dindar değil, ama spiritüel, %3’ü Agnostik. Gallup & Barem Research  2012’de Nüfusumuzun %73’ü dindar olmadığını, %23’ü dindar olduğunu, %2’si ateist olduğunu belirtti. %2’si ise “Bilmiyorum/Emin değilim” cevabını verdi. 

Bu konuda araştırma şirketleri arasında ortak bir görüş yok. Dindar olmadığını söyleyen %73 kendini günahkar mı görüyor, yoksa din onun için bir kültürel aidiyet ve gelenekten mi ibaret. Mesela Eurobarometer  2010 yılı anketinde nüfusumuzun %94’ü  “Bir tanrının varlığına inanıyorum.” Bilmiyorum diyen %4. %2 diğer. 

Bir araştırma şirketi Müslümanların dindarlık seviyelerini şu şekilde tanımlıyor: %34.3 inançlı,  %52.8 dindar, %9.7 dine adanmış bir hayat yaşayanlar.

TEAM Toplumsal Etki Araştırmaları Merkezi dindarlık endeksine göre (1995’de Refah Partisi’nin ve 2002’de AK Parti’nin en çok oy aldığı bölgelerde) 2021  tarihli anket sonuçları şöyle:  Dindar değil%10.7, Alt düzeyde dinle ilgi %21.2, orta düzey %27.4, yüksek düzey %40.6..

Tabii amentüyü ayrı sormak gerek. Sonra ibadetleri yapıp yapmadığı, Kur’an-ı Kerim’i okuyup okumadığını, büyük günahlara bakışını sormak gerek. 

Bana göre, amentü ve bazı ayetleri kabul edip etmediklerini sorduğumuzda, sonuçta o kişi hakkında sonucun bütün bu verilerden daha vahim olacağı endişesini taşıyorum. 

Ve bu sonuçtan siyaset, bürokrasi, aile, eğitim, media, sanat dünyası, iş dünyası, STK’lar, cami, cemaat hepimiz sorumluyuz. 

Selâm ve dua ile..

 

Yorumlar

(42)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Moravya

9 Haziran 2022 23:27

DIn , özlelıkle ıslam, bır çocukluk hastalığı fakılerın zugÜrt tesellesı ve otekı dunya avutmasI,zamlar karşısında şükürcülük VE SONUÇTA BUTUN KOTULUKLERIN ANASIDIR. Genç nesil,geecke için,Işık ve aydınlık,mutluluk adına bir an önce bundan kurtulmalı ve batıl inançlar Tanrı dahil tedavulden kaldırılmalıdır.

Bir soru

9 Haziran 2022 23:12

Yerel seçimlerde çuvallayan Optimar adlı anket şirketinin din anketine nasıl güvenelim!

YA RABBİ

9 Haziran 2022 19:16

bana bir takım hakaretlerde bulunuyorlar....ama ilginçtir....sözleri varlığıma ulaşmıyor..... 

Gerçekler acı gelir yanlışta olanlara

9 Haziran 2022 17:01

Buradan çıkan sonuç; doğru yolda olanlar %9.7 oranında.

Adalet

9 Haziran 2022 16:49

Aynı iş yükü altında aynı kıdeme sahip olan memurlar arasında ayrım yapıldı. Kriter olarak yüksek okul mezunu olmak gerekiyordu. Ancak bazı hizmet sınıfında lisans da yapsa 3600 ün 3 ünü göremez. Yani algı yapmak (ben buna yalan söylemek diyorum) yakışmıyor. Mesela gündem olan bir haberi verme ihtiyacı duyan medya yarı yalan yarı doğru haberle vaziyeti idare yolunu seçiyor. Hükümet karşıtı medya ise doğru olanı yazdı bu konuda. Ancak bu haberi doğru yazmış olmaları Hükümet karşıtı medyanın, desteklediği insanlar hakkında sürekli olarak doğruyu yazıp çizdiği anlamına da gelmiyor.

NİHAT

9 Haziran 2022 16:27

Soru ; Ol bir kimse, ben 50 yıllık yazarım, hacılar, hocalar oğluyum torunuyum, hocalarla istişare ettim deyip, Bir kısım kadına ismen bazısına örgütü üzerinden "fahişeler" der ise ve bu kimse Allah, Kur'an, Kitap, İbadet vb hususta mangalda kül bırakmıyor ise ve dahi fahişler isnadına 4 er şahit getiremiyor ise ve dahi iftirasını ikrar ile af dilemeyup, ben lgbt yerine ikame ettim (ki lgbt içinde her türlü ehl-i fücur var ise de fahişler yok. Çünki fahişelik cinsel sapkınlık değil) deyu işkembeden atıyor ise ve dahi cinsel sapkınlıklara İslami?! bir kavram uydurmak istiyor ise ve dahi savunma sadedinde kendini Hz. Ayş'nin yerine koymak için "inanmamalıydınız" diye müslümanlara seslenirken ortada bir inanaıp inanmama değil yazıyı okuyup okumama durumu olduğunu gözden kaçırmaya çalışsa bu kimesneye o çok atıf yaptığı Kur'an'ın Nur suresi 4. ayeti mucibince ne lazım gelir? Fa'tebiruu Ya Ul'ul El-Baaab!

fghh

9 Haziran 2022 15:53

Evvelce de yalan dolan üç kağıt gördüm. Amma son 20 yıldaki yalanların yanında önceki yalanların esamesi okunmuyor.

dyhjk

9 Haziran 2022 15:21

Haber gizleme bakımından becerikliler. Bu medyanın haber verme terbiyesi yok.

beş para etmezler

9 Haziran 2022 15:15

Çiftçilerin kullandığı akaryakıtta ötv kaldırılsın önergesi reddedildiğine dair haberler hükümete yakın gazetelerde yayınlanmadı. Diğer gazetelere bakmasak haberimiz olmayacak. İğrenç mide bulandıran bir tutum bu.

sfg

9 Haziran 2022 14:46

Abicim geçim sıkıntısı daha çok hissediliyor artık. Ne yapacağım bilmiyorum. Kredi çekip çekmemekte kararsızım. Çocuklar okuyor üniv.de ne yurt çıktı ne de burs. Vaziyet iyi değil.

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle