--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Maske kimsin sen!

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
31

Farkında mısınız, şeytan bizimle dalga geçiyor. 

Artık gizlenme gereği duymuyor. “Maske kimsen sen” derken şeytan kendi temsili yüzünü gösterdi bize aslında. 

Onu sahneye taşıyan akıl, onu alkışlayanlar, toplumun şeytanla yüzleşmeye hazır olmadığını gördükleri için kaldırdılar. Ama şeytan ve onun avaneleri iddialarından vazgeçmediler. Şimdi fazla mesai yapıyorlar. 

Yeniden suret-i hak’tan gözükmek için, münafıkça bir karar verip, yeniden “Melek maskeleri”ni takarak, size bilim, sanat, demokrasi, keyif veren işler, sözlerle, adrenalini yüksek, heyecan verici şeylerle kapınızı çalmaya devam edecekler.

Kim kimdir anlamak için, yaptıklarına, söylediklerine, yiyip-içtiklerine, kimleri veli ve arkadaş edindiklerine, kıyafetlerine bakın. 

Aslında “Maske kimsin sen” bir sahne gösterisinden çok öte bir şey. 

Dünya bir sahne, dekorlar eviniz, arabanız, iş yeriniz, yaşadığınız her yer, iş yerleriniz yatlarınız. 

Maskeniz makyajınız. Kaş, göz, botokslar, takma kirpikler, kullandığınız kokular. Takılarınız, aksesuarlarınız, o markalar. Aslında siz Maske Kimsin’deki gerçek oyunculardan birisiniz. Sözleriniz, çevrenizdekilerin duymak istediği şeyler. Gülüşleriniz, gözyaşlarınız sahte.

Hani “ya göründüğün gibi ol, ya da olduğun gibi görün” evinizin bir köşesinde Farsça bu sözler oluyor olabilir. 

Ve Maske Kimsin Sen’de bir sanatçı İngilizce olarak bunları söyleyince çılgınca alkışlayabilirsiniz de. Ne de olsa İngilizce söylense de “Yerli ve milli” bir şey var ortada. O sanatçı maskeli Genom bireyi, bu alkışlarınıza ellerini omuzlarınızın üzerine koyup önünüzde eğilirken, dekoltesi bir gün sonraki magazin basınında geniş yer bulabilir. 

Birileri Ömer’leri ararken ben geçen gün, “Muhafazakârların başlattıkları, bugün herkesin katıldığı bir kadın giyim fuarındaydım. 

Bizde giyinme sağlıklı bir hayat için gereklilik olduğu kadar, örtünme dini ve ahlaki bir zorunluluktur. 

Ama giydiğiniz şey tesettürün yanında aynı zamanda bir edeb temelli mahremiyet içerir. O herhangi bir örtünme değildir. “Harim-i İsmet”in sembolüdür. Müslüman kadın için başörtüsü “hürriyetinin sembolü”dür. O bir cinsel obje değil, ekmel-i mahlûkat, eşrefi mahlûkat olan insandır. Başkasının dikkatini çekmek, kıskandırmak için kendi bedenini zevk, sefa ve ihtiraslarının yurdu olarak görmez. O bir Hacer’dir icabında, bir Meryem, bir Asiye, bir Fatıma, bir Hatice, bir Aişe’dir, Rabia’dır.

Fuarın canlı mankenlerini bırakın, başörtü firmalarının billboardlardaki afişlerine bakın, kaş, göz, mimik, botoks, makyaj Hollywood yıldızı gibi.

Bu tür fuarların en dikkat çekici olanı, pahalı abiye giyecekler. 

Yerli sonradan görme, parayı bulunca ne yapacağını, nerede harcayacaklarını bilmeyen tipler ve onların Arap versiyonu. Onlar da Türkish takılıyorlar. Tabi onların tam Avrupai olanları, bu muhafazakârlık maskesini suratından söküp atıyor artık. Batılı abiyecilerin de eski muhafazakâr, şimdi, batıdan da asorti karaktersiz tipleri, muhafazakârlık elbisesinden soyununca, tam din, ahlak, gelenek ve biyolojik cinsiyetine bürünmüş bir şekilde, Rusya’dan, Balkanlar’dan Türk dünyasından gelen tiplerle aynı marka mağazalarda buluşuyorlar. 

Hem İslam dünyası, hem de Rusya, hem Türki dünya, hem de artık Avrupaileşmiş bu çevreler, “Türkiş ala turka” yaşam tarzında buluşuyorlar. 

Onların da fuarları var, aynı fuarda yerli ve milli mankenlerimiz, aynı makyajları, aynı yürüyüşleri, jestleri, mimikleri ile yeni maskelerini takıp arz-ı endam ediyorlar. Her zamana ve mekâna uyum meselesi. Aslında onların yerini yakında Humanoidler alacak. MetaVerse’de avatarlar, daha sonra gerek görülürse Klonoidler ve ardından X-ebotlar.

O kıyamet alameti olarak sayılan, “yüksek binalar yapan dünkü çobanlar” ya da “ayağını yere vurarak yürüyen”, “vücut hatlarını gösteren kıyafetler”i ile “Lilith’in kızları” sadece sahnede değil her yerdeler.

Sahi o tesettür defilelerindeki kızlar, ne kadar Hacer’e, Meryem’e, Aişe’ye, Asiye’ye ve Fatıma’ya benziyorlar. Sorun bakalım, onları tanıyorlar mı?

Hani onlara benzemeyecektik. 

“Men teşebbehe” emrini unuttunuz mu yoksa! Makyajlarınız ve kıyafetleriniz ne kadar da onlara benziyor. 

Yoksa siz de onlardan mı oldunuz. Onlar mı Fatih’leri doğuracak, onlar mı Ömer gibi eş arayacak, ya da Ömer’ler bunlarla mı evlenecek! 

Onların modalarını mı izliyorsunuz?. 

Onların boyasına mı boyandınız?. Allah’ın boyası “Bakara Suresi 138”de anlatılır. Onlar “keler deliğinden girseler” siz de gireceksiniz bu gidişle. Hani “Allah’ın boyası” ile boyanacaktınız. Hani mallarınız, canlarınız, sevdikleriniz Allah yolunda feda olacaktı. Hani bir elinize güneşi, bir elinize ay’ı verseler, resulünüz gibi “Tapmam sizin taptıklarınıza, siz de benim taptığıma tapıcı değilsiniz, sizin yolunuz size, benim yolum bana” diyecektiniz, ne oldu, yolunuzu mu sapıttınız! Kimlerle birlik oldunuz ve bu gidiş nereye: Fey eyne tezhebu! Hani, “Kum fe enzir” diye hani kalkıp insanları uyaracaktınız, kollarınızı makas gibi açarak haykıracaktınız “durun kalabalıklar, bu sokak çıkmaz sokak!” Akif’in dediği gibi, “Medeniyet denilen maskara mahlûku görün. Tükürün maskeli vicdanına tükürün.”

“Maske kimsin sen” sorusunu sormaya devam edelim! Gördüğünüz BİREY’ler birer konu mankeni. Bir “maskeli balo”ya benziyor, sermaye, siyaset, bürokrasi, akademi, medya, STK, cemaat yapılarının çoğu. Aslında tabelasında cennet yazan, adına MetaVerse denilen bir cehenneme doğru hızla sürükleniyor insanlar. Şarkılar, filmler, piyasa, hepsi bir illüzyona, bir oyuna döndü. Bu şeytani oyuna dikkat.

“Maske kimsin sen”in esatirinde gizli büyük şeytan yeni oyununu sahneliyor. 

Bu kez, “Melek yüzlü şeytanlar” sahnede! Bu münafıkça oyunun tuzağına düşmeyelim. Şeytan bu kez bütün esbabı zevkini ve avanesini toplayıp gelecek, para, şöhret, heyecan verici keyifli bir dünya ile. O size “Yeryüzünde bir cennet ve ebedi bir hayat vadediyor.” Cehennemin olmadığı bir dünya vadediyor. Karar sizin. Dileyen iman eder, dileyen inkâr eder. Biz yolumuzu seçtik: Euzubillahimineşşeytanirraciym, Bismillahirrrahmanirrahiym! Hadi, önce hadesten ve necasetten arınmak için abdest alalım ve nefsimizi şeytanın elinden kurtulalım ve Davud (selam olsun ona) gibi “sapan taşları”nı hazırlayalım. Şeytan’la, Talud’la ve onların adamları ile savaşmaya gidiyoruz! 

Uygar batıdan size yüzyılın en büyük komplolarından biri olan “11 Eylül’de Dünya Ticaret Merkezi’ne düşen uçak” komplosu ile ilgili yeni bir gelişme: O çarpan uçaklardan birinde bulunan beş şüpheliden biri olduğu belirtilen Suudi-Arap pilotu Waleed al-Shehri, FAS’ta sağ olarak ortaya çıktı. Bu gerçek BBC’de haber oldu. İnsanlar unuttu ama Wikipedia’da hâlâ duruyor. Adam ise hâlâ yaşıyor!? Nasıl ekranlardan bütün insanlığı büyülemiş, uyutmuş, gözlerini bağlamışlardı. Sadece gözlerimizi değil, aklımızı ve vicdanlarımızı da maskelemişlerdi, bugün ağzımızı ve burnumuzu maskeleyenler. Tabi biz ekranlarda, siyaset sahnelerinde o maskeli baloyu izlerken dünyada başka şeyler oluyordu. 

Aslında pandemi de böyle bir oyundu. Bize “cambaza bak cambaza” der gibi her gün ekranlarda pandemiden söz edip, ölüm istatistikleri yayınlanırken, aslında maskeyi ıskaladık. 

Selam ve dua ile.

 

Yorumlar

(31)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bahar gün

25 Şubat 2022 16:15

Sayın Dilipak Bugünün kapalı hanımları Allah korkusundan değil kolu komşu patron korkusundan kapanıyor bu yüzden Allah’ın istediği kapanmayı bilmiyor cahiller cahil olduklarını bilmiyorlar sokakta kapalı bir hanım sigara elinde yüzünde 1 kg makyaj dolanıp duruyor dolmuşlarda erkeklerin yanına sıkışıp oturuyor

Mihriban Eroğlu

21 Şubat 2022 00:45

ALLAH CC'hu hayırlı akıl fikir, izan feraset basiret nasip etsin İNŞAALLAH!!! ALLAH CC'hu yolu üzerinde ayaklarımızı sabitt kılsın ve bir milim dâhi oynatmamiza izin vermesin İNŞAALLAH İNŞAALLAH İNŞAALLAH!!!

G.Aydın

20 Şubat 2022 22:00

■Herşey bu dünyadan ibaretse bütün kötüler, kibirliler,hırslılar ve günahkârlar haklı ve akıllı..Aksi halde ise Allah,bizi onlara benzetmesin!■ BİZİ ALDATAN, BİZDEN DEĞİLDİR. HZ.MUHAMMED

Sezgin ozturk

20 Şubat 2022 21:40

Sevgili hocam su tarih itibari ile artik üzulerek soylemeliyimki akit artik ne ilimsel ne ahlaki nede islami konularda bizim dusuncelerimizi ve beklentilerimizin disinda cahilane bir tavir takinarak ne islami ne insani olarak hareket etmektedir kiniyorum ve aynen sunu ifade edeyimki haci yakis denen guruh olsun ihsan denen 30 yilin ardindan dahada olgunkasmasi gereken kisilik zivanadan cikmi s bir sekilde müsrik ve kafirligini kanitlamis kisileri ovmekte olup bir muslumanin olmamasi gereken safta yer tutmuslardir akitin aptalca ve cahilce yorumlari artik katlanilmayacak bduzeydedir akitciler tekrar iman edip allah cc donmedikleri surece yolumu ayiriyorum allah tum musriklerin kafirlerin ve onlara yalaklik yapanlarin sultan sofrasindan beslennenlerin belasini versin cehennen atesi yiyecekleri olsun yeter artik ...

Doğruya Doğru

20 Şubat 2022 17:53

Çok zor zamanlardayız toplumda bilgili pak ahlaklı tam imanlı yol göstericilere ihtiyaç var tüm bilim ve ilimleri meczetmiş çok zeki ve bilgili ikna kabiliyeti olan önderlere ihtiyaç var toplum çöküyor

Deniz

20 Şubat 2022 17:46

Cenab ı Allâh Kur'ân ı Kerim'de buyurur ki : "Ki, sonra kurur sapsarı olduğu görülür, sonra çer çöp olur." (Hadîd sûresi 20.ayet) İşte dünya hayatı da böyledir. İnsan gençlik döneminde canlı olur, sonra orta yaşlılığa geçer, kuvvetten düşmeye başlar, daha sonra yaşlanır, hareketleri tamamen azalır, sararıp solar, geçer gider ..... "İşte hayatı bu şekilde olan kimse için ahirette şiddetli azap, müminler için ise, Allah'ın mağfireti ve rızâsı vardır." (Hadîd suresi 20.ayet ) .  

davinci

20 Şubat 2022 15:36

Bilim insanı Neva çiftçioğlu adına konuşmayayım aklımda kalan MRNA aşılarını değerlendirmişti vücuttan atılmıyor hücrenin dışında baskılanmış hücre zarına asılı şekilde duruyor şimdilik net birşey söyleyemem DENEY SONUÇLARI ALINMADAN 10 YIL BEKLENMEDEN aşılandık birgün vücut bu hücrelerin hepsini hastalıklı kabul ederek ANTİKOR ÜRETİRSE ne olacak 10 yıl sonra aşınının olumsuz sonuçları ortaya çıkarsa özür mü dileyecekler sadece ...gibi bir değerlendirme yapmştı.Bu antikorların tüm hücreleri imha etmesi demek değil mi.Aşı olduğu halde 2-3-4. kez covid 19 olan insanlar var benim çevremde.Daha hafif atlatılar hepsi umarım sonuç korkulan gibi olmaz.

Kekre

20 Şubat 2022 15:02

Sn. Editör, yazının sondan üçüncü paragrafında “Şeytan’la, Talud’la ve onların adamları ile savaşmaya gidiyoruz” Denilmiş ya iyi ifade edilmemiş yahut Talud yerine CALUT denilmesi gerekirdi.

Okur

20 Şubat 2022 14:28

Siz niye oraya gittiniz peki.

Fatih AŞKIN

20 Şubat 2022 14:20

Harika yazılarınız var sesli olarak da dinlemek istiyorum. Yenişafak güzel yapmış.saygı ve hürmetlerimle..

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle