--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kushner senaryosu yeniden!

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
20

Kushner senaryosu, Biden döneminde yeniden güncelleniyor mu dersiniz?

Hicretten hemen önce Hz. Peygamberi öldürmek isteyen Mekke müşrikleri her kabileden bir katil adayı seçmişlerdi. Peygamberimiz onların tuzaklarını gördü ve yatağına Hz. Ali’yi yatırarak Mekke’den ayrıldı. Allah’ın mekr’i gerçekleşti ve Şeytanın oyunu bozuldu. Mekerallahu!

Şeytan hep aynı oyunlarını tekrarlayıp duruyor, ama nasıl oluyorsa birçok kişi bu Şeytanın, örümcek ağına benzeyen köhnemiş tuzaklarına düşmeye devam ediyor. Oysa “ankebut”un ağları çok zayıftır. O ağlar gerektiğinde Hira’da olduğu gibi, müşriklerin gözlerini perdeleyebilir.

Şimdi bir “Kushner senaryosu” gündeme geldi. Ya da nam-ı diğer “Dahlan senaryosu”.. 

Kushner gidince şimdi yeni bir senaryo gündemde: Ortadoğuda yeni bir “Şeytan Üçgeni” gerekiyor.

Bu yeni bir plan değil aslında, CENTO, RCD, Bağdat Paktı gibi oluşumlar neyin nesi idi? Türk, Arap, Fars ve Hind Müslümanlarını oyunun içinde olduğu, merkezinde İngiltere ve ABD’nin olduğu bir plan. Yani anlayacağınız “Şark cephesinde yeni bir durum yok”. Biz Kuzeyde Ukrayna pandomimi ile oyalanırken,  güneyimizde ilginç gelişmeler yaşanıyor. Bizde İsrail’le aradaki buzlar eritilirken Adnan Oktar nasıl gündeme geldi dersiniz? Tam da böyle bir zamanda Suudiler Rus porno film yönetmenini Cidde’ye davet ediyorlar. Bakarsınız yarın Oktar da Hac zamanı Mekke’ye uçmuş!? Olmaz olmaz deme olmaz olmaz. Bu arada başka İslam ülkelerinde de benzer girişimler sözkonusu. Alın size ifritten bir soru: Adnan Oktar bu işin neresinde?

Bu yeni koalisyonda İran yok, çünkü bu yeni koalisyona bir düşman, bir tehdit gerekli. İran devriminin intikamı(!) alındıktan sonra İran’ı bölmek, yola getirmek zor değil. Necef, Huzistan’ı da içine alınca Arap Şiası “Kutsal bir Şii devleti” kurabilir. O zaman İran’ın siyasal Şiası(!) kendi içinde bölünmüş olur! Batının tanımladığı “Siyasal İslam”ın 3 ana kolu (Sufi, Selefi, Şii) için yeni bir tartışma zemini oluşturulur aynı zamanda. Selefiler, Türkiye’de “paralel devlet yapılanması” içinde oluşturulmaya çalışılan “Demokratik Liberal Ilımlı İslam”ı ile biraz terbiye edilirler! 

Buna Ezher ve Vehhabi ulemasının gücü yetmedi. Türkiye olmadan Mısır ve Suud’la olmuyor. Böylece Arap dünyasını da, Türk dünyasını da bölmekle kalmaz, bu 3 bloku da kendi içinde birbirine düşürürsünüz.. 

Ayrıca İran’dan Azerbaycan’ı, Belücistan’ı ayırdın mı geriye ne kalır? 

Kürdistan mı? Zaten o senaryo hazır. Geriye de fazla bir şey kalmadı zaten.

Arapların da başka İslam ülkesi aralarında olmadan ABD ve İsrail’le ilişki kurmak işlerine gelmiyor zaten. 

ABD ile iyi ilişkiler kuran, NATO üyesi, AB, İngiltere ve İsrail ile iyi ilişkiler kuran bir Türkiye’yi, kendi karanlık planlarına suç ortağı yapmak işlerine geliyor.

Mart ayında Mısır’dan Abdulfettah es-Sisi, İsrail’den Naftali Bennett ve Abu Dabi Veliaht Prensi Muhammed bin Zayid Al Nahyan Şarm eş-Şeyh’te bir araya gelmişlerdi. 

Resmi gündem İran’ın nükleer kapasitesi ve oluşturduğu tehdide karşı Viyana’da yapılan nükleer müzakereler bir çözüm olabilir mi? 

Tabii başka konular da vardı masada, enerji ve gıda güvenliği, terör konuları gibi. Ardından Ürdün’ün önemli tatil beldesi Akabe’de Kral Abdullah’ın ev sahipliğinde Irak Başbakanı Mustafa el-Kazimi’nin de katıldığı Arablar arası bir buluşma daha gerçekleşti. 

Herkes Ukrayna ile meşgulken Mart ayının son haftasında İsrail’in ev sahipliğinde ABD, Mısır, BAE, Bahreyn ve Fas dışişleri bakanlarının katıldığı Negev Zirvesi düzenlendi. 

Bu arada Mısır’da Şarm eş-Şeyh’te Mısır’ın ev sahiplinden BAE ve İsrail bir araya gelerek, eski defterleri karıştırdılar. Hatırlayacaksınız Mart başında da İsrail Cumhurbaşkanı Ankara’ya gelmişti. Daha önce de “İslam ülkeleri Hahambaşları(!) Ankara’da idiler. İsrail aşka gelmişti.  

Gündemde olan bir başka konu da “İsrail’in varlığının ve meşruiyetinin tanınması” konusu idi. 

Bu gelişmeler, bir zamanlar FETÖ’nün sahiplendiği “İbrahimi dinler buluşması” temelinde sağlanacak bir anlaşmanın habercisi gibi idi. Bu buluşmalar Arap dünyasının İsrail’i tanınması yolunda önemli bir adım olarak kaydedilmesi gerek. 

İsrail tarihinde ilk defa 4 Arap ülkesinin dışişleri bakanını bu davette İsrail’in misafiri oldu. Bu nereden bakarsanız bakın bir İngiliz planına benziyor. 

İngilizler İsrail’in sınırlarını genişletmeden önce mevcut Filistin yönetimi ile anlaşması, bir barış anlaşması ile en azından Türkiye’nin de işin içinde olduğu, Arap ülkeleri nezdinden  tanınmasını istiyordu. 

Bütün bunlar olurken Türkiye’de Mossad ajanlarının yakalanması, daha sonra da Yahudilere karşı operasyon hazırlığında olan İran ajanlarının yakalanması bu işlerin çerezi olduğu anlaşılıyor.

ABD ve İngiltere’nin Ortadoğu politikası konusunda ortak görüşte oldukları anlaşılıyor. Arapların derdi ise, nasıl olacaksa olacak da, bunu kendi halklarına ve dünyaya nasıl açıklayacakları ile ilgiliydi. 

Bugün körfezde Şia ağırlıklı bir ülke olan Bahreyn İsrail’e daha yakın dururken BAE, İsrail ile ekonomi ve teknik  iş birliğini önceliyordu. İşin ilginç yanı, bu buluşmalarda Filistin devletinin geleceği konuşulurken dini açıdan Kudüs’ün statüsünün gündeme gelmemesi.

Oysa aslında bu senaryonun içinde Sina da var, Bekaa da, Lübnan da var, hatta Ürdün’ün İsrail sınırındaki bir kısım toprakları da. 

Suriye masada yok, Lübnan da, çünkü onlar oltayı yutan balık, çantadaki keklik, birilerine göre! 

Öte yandan; Ürdün’ün sınırlarının Suud topraklarına doğru genişlemesi de. Bunun içinde İsrail’in tanınması sürecinde Filistin’in sınırlarının da tanımlanması gerekiyor. Mesela Gazzelilerin de Sina’nın kuzey bölgesine iskanı gerekiyor.

Bölgede bu toplantıların yapıldığı şehirler de ilginç, Şerif Hüseyin’in şehri ve Ben Gurion’un şehri, Şarm el Şeyh, bunların da bir anlamı olmalı. Birileri iş üzerinde. Şeytan yeni mekr’ler peşinde. 

Allah’ın da bir mekr’i var. La galibe illallah. 

Selâm ve dua ile.

 

Yorumlar

(20)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Adınızı Buraya Girebilirsiniz

8 Nisan 2022 14:23

Saf ve her söylenene inanan insanlar geleceği önceden göremezler. Akılları buna yetmez.  

Srd

8 Nisan 2022 01:38

Hocam düşünceleriniz bu gazetenin formatıyla ters ..

YA RABBİ

7 Nisan 2022 22:49

Direniş tokadı 

Unal

7 Nisan 2022 20:42

Zelensky büyük İsrail olacağız şimdiye kadar manşetlerinizde kahraman ilan ettiğiniz adam bu sizde zelenskyle kanka olduğunuza göre gerisini yazmaya ğerek varmı Erbakan hoca olsaydı sizi gidi yahudi hayranları derdi ama Allah var zelensky gerçekten yahudi özü gibi. Sizi gidi dizi

yahya özal

7 Nisan 2022 20:40

ABD ile İngiltere birlikte hareket ediyormuş; sanki ayrı devletler... Son ve mükemmel dinin mensupları nedense hiç bir zaman mükemmeli geçtim doğru düzgün bir karar, bir duruş, bir anlayış sergileyemiyorlarsa acaba sorun nerede ve kimdedir.  

Mehmet Şerif ( Ahmet Şerif ile yalın konuşursa)

7 Nisan 2022 15:51

Değerli yorumcu toplumlar bireylerden oluşur birey güç ve parayı ne için ister sadece haz için olmazsa gerek aslında hayatını anlamlandırmak için yani mutlu olmak için dersek en doğru şekilde durumu tespit etmiş oluruz.

YA RABBİ

7 Nisan 2022 15:27

ukraynalı.ların emaneti sana Allah.ım.... 

Mehmet Şerif (Ahmet Şerif ile )

7 Nisan 2022 13:37

Değerli yorumcu "Ulusların yaşamı çıkar ve güç üzerinedir." sözünü biraz irdeleyelim mi? Bir toplum bütün bireylerinin fırça darbeleriyle oluşmuş bir resim gibidir.Kimilerinin bu resimde payı az kiminin çoktur. 

Nahit sazoglu

7 Nisan 2022 13:34

Yaziyla alakasi olmiyan konular tarim ve hayvanciligi devlet politikasi yapmaliyiz ulkemizde ekonomok gelismeler ancak demiryollariyla olacaktir cevreyi korur enflasyonu onler her ilimize hizli tren yapmaliyiz denizciligimizi devlet politikasi yapmaliyiz

Ahmet Şerif

7 Nisan 2022 10:52

Mehmet Şerif size yorum yazmak için bu profili oluşturdum. Yaşınız kaç bilmiyorum. Fakat ulusların temel çatışmasının hala din kaynaklı olduğunu düşündüğünüze göre biraz fazla sanırım. Dünya üzerindeki bütün mesele; kaynaklara hakim olma ve güç meselesidir. Bunun hristiyanı, yahudisi, ecnebisi yoktur. Şu an gelişmiş batı ülkelerinin ekseriyeti makyavelist politikalar çerçevesinde, protestan veya ateist kültürle bezenmiştir. Bunun sonucununda da tek inandıkları husus para ve güçtür. Rusya ile sorunları da buradan gelir. Emin ol onlar için hristiyan rusya, müslüman suud'tan veya mısır'dan çok daha büyük bir tehdit ve düşman. Dünyaya bakış açınızı biraz genişletin. Batının, sizin gibi dindar/muhafazakar olduğu algısından vazgeçin ve uyanın.

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle