--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Korkma!

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
31

İstiklal Marşımız “Korkma!” diye başlar. Siz yine de Allah’tan korkun. 

Ama sadece Allah’tan.

Bakıyorum da insanların çok büyük bir çoğunluğu Allah’tan başka her şeyden korkuyor.

Öte yandan, “Allah’tan korkmak”, O’nun zatından duyulan korku değil, bir yandan O’nun sonsuz güç ve azametine duyulan saygı, öte yandan; O’nun yarattıkları hakkında O’nun koyduğu kuralları ihlal durumunda, sünnetullah gereği ya da din gününde, ilahi divanda hesap vereceğimiz zamanda O’nun gazabından ve cezasından duyulan korkudur. Ama korkarım insanların yine pek çoğu, din gününü, o ceza gününü, o ilahi adalet divanını pek hesaba katmıyor.

İnsanların çoğu, kadere, rızga ve ecele imanı bir kenara bırakmış, kendi heva ve hevesleri, arzuları peşinde koşuyor. İhtirasla istedikleri şeylerin kendileri için “dua ile istenen bir bela”ya dönüşebileceğinin de farkında değiller. Vay o namaz kılanların haline ki, onlar günde 40 kez okudukları Fatiha’nın bile anlamının farkında değiller. Verdikleri sözlerin hayatlarında bir karşılıkları yok.

Hemen herkese hayatın merkezine BEN’i koymuş ya da BEN’lerden oluşan BİZ’i koymuş, tıpkı Şeytanın yaptığı gibi. HAK’kı sanki hatırlayan bile yok sanki. “Her doğru, her zaman, her yerde söylenmez” diyor mesela. Bir kalemde “adil şahidler olun” emrini silip atıyor. Hani bizler yaşadığımız zaman ve mekanla ilgili adil şahidler olacaktık.  Hani “haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytan”dı. Hani ateist/kafir/zalim yönetici karşısında Hakkı söyleyecektik, “Hakk’ın ve halkın gören, gözü, işiten kulağı, tutan eli, haykıran sesi” olacaktık. “Haksızlık kimden gelirse gelsin, kime yönelik olursa olsun, mazlumdan yana zalime karşı olacaktık”. Hani haksızlık yapan babamız da olsa, haksızlığa uğrayan düşmanımız da olsa bu değişmeyecekti. Hani bir topluluğa olan düşmanlığımız bile bizi onlar hakkında adaletsizliğe sevk etmeyecekti. 

Haberiniz olsun, Allah’ın emirlerini hiçe sayarak o haksızlıkları yapanlar “biz’den”se, ben o “biz”den değilim. Allah’ın emirlerini hiçe sayarak o haksızlıkları yapanların şerrinden de Allah’a sığınırım.

Ötekiler gelecek korkusu salarak, ölümü gösterip, hastalığa bizi razı etmeye çalışanlar oluyor. Haksızlıklara karşı direnişi engellemiş oluyorlar. 

Hayır da şer de Allah’ın iradesinin içinde değil mi! Biz O’nun rızasını aramıyor muyuz.

Hz. Ömer, kendi atadığı Mısır valisini camide, bir Hristiyan tüccara karşı suçundan dolayı, camide cemaatin önünde, o Hristiyanı çağırıp, kendi asası ile dövdürmedi mi!  

Öyle yaptı diye devletinin itibarı yara almadı. 

Birileri “kol kırılsın yen içinde kalsın” istiyor. Söylüyorum, kolunuz o takdirde ya kangren olur ya da çolak kalır. Lakabımız da “kolsuz” ya da “çolak” olur. 

Tamam düşmanınızı sevindirmeyin, zalimlerin cür’et cesaretini artıracak şeyler yapmayın, ama bu konjonktüreldir. 

Olması gereken zalimlere karşı cesur, mazlumlara karşı tevazu içinde olmaktır. 

Safa ile Merve arasındaki Hervele’nin manası budur.

Şu “her doğru, her yerde, her zaman söylenmez” sözünü de bu anlamda anlamak gerek. 

Mesela, ahvali şahsiyeye müteallik meseleler başkalarının yanında konuşulmaz. Gerçek de olsa bu böyle. 

İki: Faydasız bilgi, laf getirip götürmek, insanların zaaflarını alay konusu yapan ifadeler dedikodu, gıybet, gerçek olmayan isnatlar varsa iftiraya kadar giden malayani şeylerdir, sakınmak gerek. 

Ancak toplum önünde alenen yapılan hataların toplum önünde düzeltilmesi gerekir. 

Siyaset konusu bu cümledendir. 

Hz. Ömer’in ganimetten payı ile yaptırdığı cübbenin Cuma namazında hutbe sırasında sorgulanması doğru olandır. 

Zanna, dedikoduya, yanlış bir uygulamaya kapı aralanmamış, doğru bir örneklik olarak saygınlığını artırmıştır. 

Yine Hz. Ömer’in mehr konusundaki tavsiyesi hakkında, ayet ve hadiste olmayan bir hususta, kendileri ile istişare ve şûra yapılmadan o konuda bir hükmün hutbeden ilanının doğru olmayacağını söyleyen zenci kadına Hz. Ömer’in verdiği cevap muhteşemdir. Hz. Ömer’in ihtişamı tevazusunda ve adaletinde gizlidir.

Allah bizi mallarımız, canlarımız ve sevdiklerimizle, kimi zaman artırarak, kimi zaman eksilterek imtihan edecektir. 

Kimse rızgından az ya da çok yemeyecek, ecelinden önce ya da sonra ölmeyecek, Allah’ın takdir ettiği kaderimizden başka kaderimiz de yok. 

Bu süreçte biz nasıl davranıyoruz ona bakmak gerek. Olacak ne varsa o olacak. 

Bu dünyada hiçbir şey ebed ve müebbed, ya da ezeli değil Allah’tan başka. 

Biz hayırlısını isteyelim. Onun için “rıza”ya yönelelim.

Her neye sahipsek, aklımız ve imanımız ondan çok ve onu yönetecek seviyede olsun. Yoksa o şey bizi imandan uzaklaştırıp akıldan nefsin hevasına yönlendirir, Allah korusun. 

Önemli olan çok ya da az olması değil, asgari başkasına muhtaç olmayacak kadar ve azamisi yönetebileceğimiz, bu yükü taşıyabileceğimiz kadar olması önemli.. 

Yoksa, mal, para ve gücümüz aklımızdan ve imanımızdan fazla ise bu helak sebebidir.

İnsanların çoğu, maalesef nefsinin esiridir. 

İnsanların çoğu kafirdir (Nahl 83), Fasık’tır (Maide 49), Müşrik’tir (Rum 42), İnkarcı’dır (İsra 89), Gafil’dir (Yunus 92), Yalancı’dır (Şuara 223), Zanni’dir, zanna uyar (Yunus 36), Nankör’dür (Furkan 50), Şükretmez (Bakara 243), Hak’tan Hoşlanmaz(Zuhruf 78), Müşrik’tir, Allah’a ortak koşar (Yusuf 106), Kur’an’dan yüz çevirdi (Fussilet 4), Akletmez, düşünmez (Maide 103), Rızgı’nın Allah’tan geldiğinin farkında değildir (Sebe 36), Kıyametin geleceğine inanmaz (Mü’min 59), Ölüleri Allah’ın dirilteceğini bilmez (Nahl 38), Allah’ın eşsiz, benzersiz mucizeler yaratacağına inanmaz (Enam 37). 

Ben de o çoğunluğa inanmıyorum. 

Onların dini ya da uydurdukları din kendilerine, Allah’ın dini bana! 

Onların canları cehenneme!

Cahil, kafir, zalim, müstekbir, mütrefin, müfsitlerden oluşan toplulukların güç ve iktidar sahibi olmaları bir kıyamet alameti ve helak sebebidir. Allah (cc) insanlığı “biz ıslah edicileriz” diyen “bozguncuların” şerlerinden insanları emin eylesin, tamahkâr muhterislerden olmayalım, insanları Allah’a, Resul’üne ve kitaba çağıranlardan ve güzel örnekler olanlardan olalım inşallah. 

Selâm ve dua ile.

 

Yorumlar

(31)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Faruk

25 Haziran 2022 16:18

Bu Millet, Allah'tan (Kul Hakkından) korkmamayı; "Balık baştan kokar" misali, sayın Cumhurbaşkanımızın öğrendi. "Özüm üzüme baka baka kararırmış" dedikleri gibi bu inancsızlık önce ailesine, sonra bakanlarına, vekillerine ve böyle yayıldı gitti ve dediğin gibi dersler coğaldı. Vebali Reisin.

Mavi Yeşil Anne

2 Haziran 2022 06:17

İnsanları açık açık Tevhid'e, hakimiyette Allah'a şirk koşmamaya davet ediyoruz. Egemenlik kayıtsız şartsız Allah'ındır. Kim bu demokratik, laik düzeni kabul ediyor ve oy veriyorsa bilsin ki müşriklerden olmuştur.

Hüseyin deveci

1 Haziran 2022 21:23

Yazılar hepsi aşağı yukarı aynı minvalde peki bu memleket meseleleri görüyoruz iktidar muhalefet nerede duracağız bu kadar bunlaridayaz iktidarın her yaptığı doğru değil katılıyorum ama ya muhalefetinin ne yapacağı gün gibi ortada adamın işi müslüman vakıfları yapma hocam net olalım

Gülbin Aydın/ Lüleburgaz

1 Haziran 2022 21:22

Sn.Dilipak Hocam! Sn.Editorünüz( DERİN Devlet Eşbaşkanı ve eş ŞEYTAN) "Bu konularda neler düşünür?" diye merak ettim doğrusu..Nasıl bir ORTAK paydada buluştuğunuzu anlamam mümkün değil!

HACI

1 Haziran 2022 20:45

Obürleri gelse Dilipağa madalya takacaklar herhalde. Resmen Tayyip Erdoğan a kinini ifade ediyorsun. El altından yazdığın yazıları şimdi aleni yazıyorsun. Samimi değilsin. Sanki diğerleri gelse şeriat gelecek. Yazık çok yazık

Tik

1 Haziran 2022 19:55

Sayın yazar korkuyorsan özneli yaz . İsim ver . Ne diye ortaya atıp kenara çekiliyorsun . Hayret bişey sin yahu !

Duyarlı Vatandaş

1 Haziran 2022 17:07

Biz artık hayat pahalılığından, marketlerden ,akaryakıt istasyonlarından, pazar yerlerinden, işsizlikten ,kirayı ödeyememekten ,işimizi kaybetmekten, eterafımızı saran düzensiz göçmenlerden, yarınların bize ve çoçuklarımıza ne getireceğini bilmemekten ve geleceğimizi görememekten korkuyoruz.

Ahmet Kaya

1 Haziran 2022 16:24

Sayın Dilipak bir yazardan çok dini bir otorite gibi hükümler verip insanları siyasi olarak bir yerlere angaje etmeye çalışıyorsunuz.Unutmayın biz İslam kanunlarına göre yönetilen bir ülke değiliz ve yöneticilerimizi de İslam'ın kanunlarını uygulayacak diye seçmiyoruz.Mevcut sistemimimiz herhangi bir batı ülkesinin sahip olduğu laik ve demokratik kanunlara dayalı olarak yürüyor.Biz muhafazakar insanlarda mevcut sistem de bizler için ne kadar faydalı olacak ya da sahip olduğumuz hakları ne kadar koruyacak ya da daha ileri götürecek diye düşünerek birilerini seçiyoruz.Mevcut siyasi arena da iktidar olasılığı olan partilere baktığımızda bir tarafta batı dünyasına gülücükler atan,büyük bir beka sorunu olan fetöcüleri serbest bırakacağını söyleyen,mazlum mültecileri sınırdışı etmeyi düşünen,pkklılarla iş tutan,Batı büyükelçilerinin sık sık ziyaret ettiği bir muhalefet diğer taraftan batı dünyasının bir olup devirmeye çalıştığı,fetöcülerin ve pkklıların her gün tehditlerine maruz kalan 20 yıl gibi bir sürede (onlarca tehdite,hakarete maruz kalmasına rağmen) muhafazakar insanların hayatlarını ancak rüyalarında görecekleri kolaylıklara kavuşturan,başörtülü insanları birinci sınıf vatandaş haline getiren Sayın Cumhurbaşkanımız var.Şimdi siz kalkmış korkmayın ,nankörlük edin size dünyayı dar edecek fetö,pkk ve batı destekli muhalefete oy verin diyorsunuz.Sizi Allah'a havale ediyorum.Ha şunu da eklemek istiyorum.Ben herhangi bir parti üyesi değilim ve siyaseti de sevmem.Ancak çeşitli zamanlarda (her insan gibi)benimde eleştirdiğim hatalar yapmasına rağmen bir tek ben kalsam bile Sayın Cumhurbaşkanımıza nankörlük etmeyeceğim ve bu ülkedeki muhafazakarlar için yaptıklarından dolayı ona dua edeceğim ve destekleyeceğim.Ta ki bizler için güveneciğimiz başka bir lider çıkana kadar da bu böyle devam edecek.Ben bir Allah'tan korkarım bir de her yolu mübah gören takkiyeci müslüman görünümlü sinsi mahluklardan korkarım.

metin

1 Haziran 2022 16:15

anlayana çok iyi bir yazı , kol kırılır yen ciddi sıkıntı bu devirde

emir

1 Haziran 2022 15:46

kabak tadı verdiği için yorum yok...

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle