--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kim bu Kadir Sütçü?

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
44

Onun kim olduğunu internetten öğrenebilirsiniz. Hatta eğitimine de katılabilirsiniz. 

Depreme ilişkin görüşleri yanında kendi sistemine göre, dünya çapında depremsel faaliyetler hakkında uyarılarını da öğrenebilirsiniz, internetteki DEKOS sayfasından.

Deprem konusunda Kadir Sütçü, deprem öncesi yerden çıkan gaz ve elektromanyetik dalgaların salınımının kaz ve köpek gibi hassas ya da yeraltında yaşayan karınca, köstebek, yılan gibi canlıların, balıkların hareketleri üzerindeki etkilerinden yola çıkarak bir takım öngörülerde bulunulabileceğini söylüyor ve bunları uygulamaları ile de gösteriyor. 

Yerden çıkan elektromanyetik dalgaların bulutların dünyaya bakan kısmında, gökten gelen dalgaların bulutların üstünde şekil, aynı zamanda yön ve hareketlerini, bu hareketin hızını etkilediğini söylüyor. Atmosferdeki her türlü basınç ve hareketin, fay hatları üzerindeki muhtemel etkisini raporlayarak kesine yakın sonuçlar ortaya koyuyor. 

Ama bu bilgiler, batının dayattığı şablonlara uygun olmadığı için itibar görmüyor. 

Biz bunun bir benzerini, başta mRNA olmak üzere aşı ve ilaçlar üzerinden modern tıp uygulamalarında görmedik mi?

Dün tıp adına cinayet işleniyor, bugün belki bir benzer şoku bu deprem konusunda yaşayacağız. Bunu Kadir Sütçü değil de, bir beyaz adam bulsaydı belki de Nobel Ödülü verirlerdi!

Neyse, söz dinlemeyen bir topluluk olduk. Siyasetçimiz, bürokratımız, medyamız, akademimiz bu konulara yabancı. Batılılar da gözlerine at gözlüğü takıp, boyunlarına bir diploma asıp, önlerine yeşil dolarları koyunca, onlar gösterilen hedefe doğru bir kurşun asker gibi yürüyorlar. 

Biz toprak işgalinden korkarken adamlar akıllı evler diye şehirleri, hatta aklımızı, kalbimizi, midemizi, mRNA ile damarlarımızı işgal etmişler haberimiz yok. 

Bu “Milli Savunma, Milli Eğitim, Milli İstihbarat” nasıl ve ne kadar milli.. Neden BioHacker’ları, Biyolojik Savaş’ı, Siber Savaşı, NeuraLink’i görmezden gelirler. 5G neden ve nasıl umurlarında olmaz. Nano tüpleri, Grafenli gıda ve ilaçları, bu çevre ve iklim komplosunu nasıl görmezden gelirler. Artık “Milli Sağlık”(!?) ve “Milli Gıda ve Tarım Bakanlığımız”(!?) da var. Çevre Bakanlığı da İklim Bakanlığı da olunca o da artık “Milli”, Ulaştırma Bakanlığı da! Milli Devletin hali bu! “Yerli ve milli maskesi” ile geliyorlar artık! “Yerli ve milli bir dinimiz ve mezhebimiz” de var, tevbe estağfurullah! 

Aile” de millileştirildi bu süreçte, Merkez Bankamız da! İstanbul Sözleşmesi ve Lanzarote’yi, 5G’yi, İklim Anlaşmasını, Starlink belasını ne Diyanet gördü ne de MİT

Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda. / Ne sen bunun farkındasın, ne de polis farkında”. 

Herkes mRNA kuyruğunda, DEKOS kimin umurunda! Hey! Önder Yol, tarlanın dikenli yollarında o hayalin olan Elektrikli Traktörün sessizce YOL alsın, sana pozitif ayırımcılık uygulansın istiyorsan, önce adını değiştir. Bunun başka yolu yok, bu “yeni normal dönem”de. 

Hey Kadir Sütçü sen de! 

Bir sürü adam türedi bu süreçte, onların ayak izinden ilerleyecek ve az zamanda büyük işler başaracaksınız, mesela “Türeci”ler gibi.. Ya derin adamlara dayayacaksınız sırtınızı ya da arkanızda derin devlet, uluslararası örgütler olacak. Yol kardeşim, önderin kim senin. Dünya Ekonomik Forumundan bir rehberin yok mu, ya da bir Mason biraderin! 

Yol ya da Sütçü, bunlar sadece birer isim. Al sana Abdullah Çoban ve daha niceleri.. 

Ankara siyaseti bütün kanatları ile kaset ve dosyalara boğulmuş, bu işler kimin umurunda. 

Neyse, diğer konularda olduğu gibi, madem hayatımızda bir deprem gerçeği var, bizim ciddi bir deprem okur-yazar olmamız gerekiyor. Mesela depremlerde Richter ölçeği 1’er 1’er artarken, depremin büyüklüğü 10’un katları şeklinde, gücü ise 30’un katları şeklinde artıyor. Bunun ne anlama geldiğini anlayınca, dışarıdan bir etki ile deprem oluşturmanın mümkün olup olmadığını da anlarız. 4.0 büyüklüğündeki bir depremde 56.000 kilo patlayıcıyla eşit miktarda enerji. 5.0 büyüklüğündeki bir depremde 1 milyon 800 bin kilo patlayıcı gücüne ihtiyaç var.

Ha! Sahi, “büyük İstanbul depremi”, aklımızı başımıza getirir mi dersiniz. Herkes “büyük projeler” peşinde ya, deprem de “büyük” olacak! Anadolu coğrafyasındaki, Marmara Bölgesi hariç bütün fay hatları yerinden oynasa, olması beklenen deprem kadar ağır olmazdı herhalde. İstanbul onların yarasını sarabilirdi. Ama İstanbul’un yarasını, kim nasıl saracak!?. 

O gün gelmeden partiler ve TBMM bu konuya bir el atsa iyi olacak. Bakın seçimden önce deprem olursa seçim de zor olur. Tedbir alınmazsa son pişmanlık fayda vermeyecek. İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri ve ihmalleri yüzünden ağır bir bedel ödeyeceğiz. 

Selam ve dua ile. 

 

Yorumlar

(44)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Dilek Çoşar

7 Ağustos 2022 17:14

Varolan depremler tahmin edilemez fikri insanların canını hiçe saymaktır. 

Nesrin

6 Ağustos 2022 22:36

Ilk başlarda tabiki koru körüne inanmadık takip ettim ama sonuçta söylediği herşey akla ve mantığa ters düşmediğini gördüm şuan sonuna kadar destekliyorum tabiki bu kadar isabetli sonuç bildirmesi çoğu kişileri rahatsız ediyor Yolunuz açık olsun

Hamiyet Gür

6 Ağustos 2022 12:11

Bakalım devlet nezdinde kim,ne zaman, nerde, Kadir Sütçü'nün sesini duyacak, buluşunu öne çıkaracak, hatta takdir edecek..nerde bu devlet!!..nerde bu millet!!..

Abdurrahman Dilipak hocam a iletilsin

6 Ağustos 2022 08:43

Sayın hocam . Anadolu üniversitesinde çalışan biriyim. Anadolu üniversitesi tıpkı ÖSYM gibi senede 96 tane mesleki sınav yapmaktadır. Bu üniversite kritik öneme sahip bir yerdir. Yanlız gel gör ki üniversite yönetiminde 28 subatci dekan, CIA kursuna katılmış kripto rektör yardımcısı ve hep fetoculere iş tutmuş gezicilere ödül verip alkışlayan bir rektörden oluşmaktadır. Bu üniversite yönetimi hakkında fazla değil görevlendireceği biz bir muhabirin yapacağı araştırmadan ne dediğimi anlayacaksınız. Aşağıda size bazı Youtube linki ve Twitter birakiyorum onlara bakarsanız belgeleri ile görürsünüz. https://youtu.be/gKwoLkZBQDU @KusuEskisehir

xtghk

5 Ağustos 2022 21:58

Afat denilen olay birilerine göre afat değildir aynı şey birilerine göre afattır. Kimileri yedi şiddetinde depremde dağılırken kimileri ancak sarsılır. Esaslı eğitim şart.

xcv

5 Ağustos 2022 21:26

En hassas kaz mış diyorlar ama ya kazın karnı ağrıyorsa...?!

etth

5 Ağustos 2022 19:29

Japonya depreme karşı nasıl hazırlıklı ise Türkiye'nin de hazır olması gerek ama mümkün değil. Alt yapı yok üst yapı nasıl olsun. Yağmur yağdığında memleket sele teslim oluyor.

Cihan

5 Ağustos 2022 18:52

Temel Bey diyor ki: YIRTIK BÜYÜK YAMA KÜÇÜK.... * “Bir insanın sabahtan akşama kadar çalışıp da, açlık sınırının altında bir hayata mahkûm edilmesi vicdansızlıktır! Biz, milyonlarca insanımızın alın terinin hakkını eksiksiz alacağı bir düzeni mutlaka inşa edeceğiz.” * “Bugüne kadar bir gecenin bitip de sabahın olmadığı hiç görülmemiştir. Vatandaşlarımız müsterih olsun; değişimin ve yeni bir başlangıcın şafağındayız!”

canım ülkem(ayaklarını denk alsınlar)

5 Ağustos 2022 18:10

bugün ülkemizde fransız alman rulman ve rus iha ve sihalarıyla boy ölçüşebilen yüzlerce silahımız var. sırf istanbulumuzda amerikadaki pizza delivericilerini devirebilecek binlerce pişmiş et dağıtan motor kuryelerimiz var. bize yan bakanı ezeriz lan biz.

mustafa

5 Ağustos 2022 17:45

Hocam, ösym deki depremler hakkında da yazabilir misiniz

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle