--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Durdurun dünyayı inecek var!

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
16

10 Eylül, Dünya İntiharı Önleme Günü idi. Ama o günlerde CoVID konusuna odaklanmıştık. Aldığım notlar vardı. Bu konu önemli. 2020 yılı başı verilerine göre, dünyada 40 saniyede bir kişi intihar ediyor. DSÖ verilerine göre her yıl dünyada 800 bin kişi intihar ediyor. Bu da kırk saniyede bir kişinin intihar ettiği anlamına geliyor. Öte yandan; intihar girişiminde bulunanlar bunun 20 katı. 

DSÖ istatistiklerine göre 100 bin nüfus başına intihar edenlerin sayısı dünyada ortalama 10,5 kişi. Yüksek gelirli ülkelerde bu sayı 11,5’e yükseliyor. Türkiye ise 100 bin kişi başına ortalama 7,2 intiharla dünya ve Avrupa’da görece iyi bir durumda.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun en son yayınladığı verilere göre 2018’de toplam 3 bin 161 kişi intihar etti. Bunların % 75,6’sı  erkek, % 24,4’ü ise kadın. 2015-2019 yılları arasında ise 16 bin 355 kişi intihar etti. İntihar oranı en yüksek iller Tunceli, Ardahan, Burdur, Aydın ve Edirne. Sayısal olarak en fazla intihar İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa ve Antalya’da!

İntihar edenler daha çok, iş, hastalık ve geçimsizlik sebebi ile intihar ediyor. İstanbul sözleşmesinin geçimsizlik sebebi ile intihar olaylarını artırdığı gözlemleniyor. 

En yüksek intihar, yaş aralığı olarak 15-25 yaş grubu. Türkiye’de her gün ortalama 10 kişi intihar ediyor ve bu sayı artış eğiliminde. İntihar daha çok üst gelir grubu, eğitimli, seküler çevrelerde.

TÜİK verilerine göre, intihar vakalarının gerçekleşme şekilleri; asarak, kimyevi madde kullanarak, yüksekten atlayarak, suya atlayarak, ateşli silah kullanarak, kendini yakarak, kesici bir alet kullanarak, doğalgaz, tüpgaz vb. kullanarak, tren veya başka motorlu araç altına atlayarak ve diğer biçimlerde olduğu belirtildi. Uyuşturucu, alkol, psikolojik sorunlar ve hastalık, aile içi çatışma, gençlerde ölüme götüren bilgisayar oyunları, CoVID sürecinde hastalık korkusu ile intihar olaylarında artış gözleniyor. Evlilerde intihar, bekarlardan daha fazla: en fazla intihar vakası ‘Evli’ (8090) kategorisinde görülürken; ikinci sırayı ‘Hiç Evlenmeyen’ (6090 kişi) kategorisi oluşturdu.

En yüksek intihar sayısı 2012’de 3 bin 287 kişiyle oldu. Avrupa İstatistik Kurumu’nun (Eurostat) 2016 yılı verilerine göre Avrupa’da en düşük intihar oranı Türkiye’de. 100 bin kişiye düşen intihar sayılarına bakıldığında Türkiye 34 ülke içinde 2,6 ile son sırada. Türkiye’yi 3,9 ile Kıbrıs ve 4,3 ile Yunanistan takip ediyor. AB’ye üye 28 ülkenin ortalaması ise 10,3. Avrupa’da en yüksek intihar oranı ise 28,3 ile Litvanya’da. Bu ülkeyi Letonya (18,6) ve Slovenya (18,1) takip ediyor. 100 bin kişiye düşen intihar sayısı Macaristan’da 17,1; Fransa’da 13,2; Almanya’da 11,3 ve İngiltere’de 7,2. 

2002 ile 2019 yılları arasında, 17 yılda intihar edenlerin 5.443’ü aile içi sorunlar, 4.801’i geçim sıkıntısı, 11.621’i hastalık, 1.011’i ticari başarısızlık, 2.502’si aşk ve istediği ile evlenememe, 5.402’si diğer nedenlerle intihar etti. 22.645 kişinin ise neden intihar ettiği bilinmiyor.

Almanya İntiharı Önleme Ulusal Programı Başkanı Barbara Schneider, “Koronavirüs döneminde yalnızlıktan şikayet edenlerin sayısının arttığına dikkat çekerek, sokağa çıkma yasakları ve kısıtlamaların yoğun olduğu dönemde yapılan araştırmalar, alınan önlemlerin başta yaşlılar ve gençler olmak üzere depresyon eğilimlerini artırdığını ortaya koymuştu” diyor.. Kovid süreci oksijen yetersizliği, psikolojik baskı, kaygı, tedirginlik, maskenin göze üflenen sıcak hava sonucu retinada sorunlara yol açması, aşı ve PCR’nin doğrudan ve dolaylı etkileri, yaşlı ve gençlerde, kas, eklem ve kemikler üzerinde sebeb olduğu olumsuzlukların, özellikle de sosyal mesafe döneminde çaresiz durumda hisseden insanlarda ciddi sorunlara yol açtığına dikkat çekiyor.

Şu veriler ilginç değil mi? 2001 yılında intihar eden erkeklerin oranı % 65 iken, 2018’de %76’ya yükseldi.. Kentliler daha çok intihar ediyor. İntihar konusunda en riskli grup kentte yaşayan erkekler, en risksiz grup ise kırsalda yaşayan kadınlar.. İlkokul mezunlarının intihar vaka sayısı düşüş gösterirken, lise ve dengi mezunları ile yükseköğrenim mezunlarında intihar vakaları artmaktadır. Evliler bekarlara göre daha fazla intihar ediyor. 

Ölüyoruz, öldürülüyoruz, sonunda ecel! Trafik bir bela, sigara öyle, Şimdi bir de RF ve Elektromanyetik dalgalar, rafine şeker, ilaç, gıda, sağlık için aldığımız birçok şey aslında ölümcül hastalıklara sebeb olabiliyor. CoVID süreci bazı gerçeklerle yüzleşmek için aslında iyi bir fırsat. Kozmetikler, deterjanlar, geni ile oynanmış ürünler, birçok sanayi ürünü, kimyasallar, bitkisel ilaç dedikleri zehirler aslında hayatımızı zehir ediyor. Bunlar maddi sebebler. Bir de manevi sebebler var. Ahlaki hastalıklar, kıskançlık, hased, şükretmeyi, sabretmeyi bilmeyen, çile nedir bilmeyen insanların stresleri, iman eksikliği, israf, abur-cubur, helal-haram demeden tüketilen ürünler hayatı zehir ediyor insanlara.

CoVID durup dururken başımıza bela olmadı. Akılsızca işlerle aslında kaçtığımızı sandığımız şeye doğru koşuyoruz sanki.

İntihar aslında büyük bir günahtır. İmani ve ahlaki zaaflarımız bu anlamda işimizi daha da zorlaştırıyor. Bu sonuçta, İstanbul sözleşmesi, CoVID süreci, yanlış eğitim, media, internet intihar eğiliminin artmasında çok büyük role sahip. İstanbul sözleşmesinin yaşatmadığı, öldürdüğü, intihar istatistikleri üzerinden de görülebilir.

“Ölüm” fıtrata bağlı olarak beşeri bir hadise. Sonuçta “Her nefis ölümü tadacaktır”. Ama öte yandan, aynı zamanda insanın başkasını ya da kendini öldürmesi, en büyük günahlardan biridir.

Bugün en yüksek intihar oranları, Japonya, ABD ve İskandinav ülkeleri gibi yerlerde görülüyor. Daha doğrusu sıralama şöyle: Sri Lanka, Guyana, Moğolistan, Kazakistan , Fildişi Sahili, Surinam, Ekvator Ginesi, Litvanya, Angola, Güney Kore, Sierra Leone, Bolivya, Belarus, Polonya, Zimbabve, Rusya, Esvatini, Kamerun, Letonya, Ukrayna, Burkina Faso, Belçika, Hindistan, Macaristan, Japonya. Tabii Çin gibi ülkelerden veri yok.

Bir yandan Şeytan “yeryüzünde bir cennet ve ebedi bir hayat” vaad ederken, tam aksini yapıyor. Bill’in, Elon’un adamları, TransHumanizm ile “Tanrıyı kıskandıracak” bir şey yapmak istediklerini söylüyorlar. İnsanı ölümsüzleştirecekler akıllarına göre, yeni ve üstün insanı “yaratacaklar” ve bu insanlarla yeryüzünde bir cennet kuracaklar.

Taşlanmış Şeytan yalan söyledi. Allah ona lânet etsin. Esselamü, menittebeal Hüda ve dua ile.

Not: Benim, Kayıt yayınları arasında yeni çıkacak kitabım DUA inşallah önümüzdeki hafta kitapçılarda olacak.

 

Yorumlar

(16)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Kerem

17 Eylül 2021 02:16

1. İntihar, kendini öldürme girişimine verilen addır. Ölümle sonuçlanmayabilir. İntihar girişimi ise anlatım bozukluğudur 2. İntihar eden kişide, beynin biyokimyasal dengesi bozulmuş ve karar yeteneği etkilenmiş olabilir. Dolayısıyla hepsine günah işledi diyemeyiz. Ancak Allah bilir 3. Elon ve Bill ölümsüz insan yaratabilseler önce kendilerinden başlarlardı. Ölmek isteyenleri de, ölmemek isteyenleri de eleştirmişsiniz. Hadi bakalım

Cahil

16 Eylül 2021 22:25

Son on yılda Türkiye'de ateistlerin oranı üç katına çıkmış yüzde 1 den yuzde3 e çıkmış Fransız araştırma şirketi bu oranı yüzde 7 diye açıklamış şimdi diyesim geliyor  

Mustafa

16 Eylül 2021 20:05

Abdurrahman bey, yine yanlış bir analiz ile Allah'a kulluk görevinizi yerine getirdiginizi zannediyorsunuz. Ne yazık ki cehaletinizi ilim zannederek insanların günahına giriyorsunuz.

Ferhat

16 Eylül 2021 17:11

Ahirete inanan bir toplumu artik zor bulursunuz, zira çocuklarin beynine çekirdekten müşriklik, fasiklik ve inançsizlik yükleniyor . Pekte şaşilacak bir durum değil aslinda.  

Tegin

16 Eylül 2021 15:38

Muhterem Hocam, Osmaniye'nin Kadirli ilçesinde oturuyorum. Salı günü yakından tanıdığım iki insan covidten vefat etti. Dün de - aşıyı reddeden- 27 yaşında bir kadın üç yaşındaki çocuğunu öksüz bırakarak hayata veda etti. Yine aşı karşıtı olan 40'lı yaşlarında bir yakınım bu lanet hastalığa yakalandı; eşi ve iki küçük çocuğuyla. Şükür atlattılar. Ama şunu söyledi:"Adeta etim kemiklerinden ayrıldı; keşke aşı yaptırayım" dedi. Yapmayın, etmeyin sevgili Hocam!

Salihce

16 Eylül 2021 13:50

Evliler daha çok neden intihar eder? İlginç değilmi ?

KEMALİST

16 Eylül 2021 13:27

BAŞKA BİR GİDECEK GEZEGEN ARIYORSAN ,BIKMIŞSAN, SÖYLE DİLİPAK; BİZİDE YORMA?

OKUR

16 Eylül 2021 11:43

KİTABINIZI BEKLİYORUZ...

Nihal

16 Eylül 2021 10:58

Artık gdo lu hormonlu hastalık yapıcı gıdalara zam geliyormuş gerçekten inecek var.Adamlar diyorki tavuklara soya mısır yediriyoruz yani gdolu hormonlu yumurtalarda aynı şekilde,Ayçiçek yağınada zam geliyormuş vücutta kronik enflamasyon yaratan zararlı yağ ben evimde bulunanların bir an önce bitmesini istiyorumki bir daha almayayım diye gel görki bu sözde besinmi desek gıdamı desek bunlara zam geliyormuş.Geçen gün marketteydim adamın biri sosise zam geldiğini söylüyordu sosis seven biri iyide onun içinde kanserojen nitrit var.Gerçekten inecek var ne diyeyim bu durumlara gülermisin ağlarmısın

Malkoç

16 Eylül 2021 09:32

biz olmasak PARAMOUNT OTELE çökerler di , demiş ti Mehmet Ağar..... bunlar da Amerika gibi ..... kendileri çöküyor....Amerika dünyaya , bunlar memlekete ...

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle