--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Depremler neyin habercisi

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
56

Kainatta Tesadüf yoktur, Tevafuk vardır.. Müthiş bir denge ve uyum vardır.

Kur’an-ı Kerim’de bu isimle özel bir sure vardır. 8 ayetten oluşan Zilzal suresi Mushaf’ın 99., nüzul sırasına göre 93. Suresidir. Nisa/Kadın suresinden sonra, Demir/Hadid suresinde önce Medine’de nazil oldu: “Yer o yaman sarsıntı ile sarsıldığı, Yer, içindeki ağırlıkları çıkarıp dışarı attığı, Ve insan: “Ona ne oluyor?” dediği zaman. O gün yer, bütün haberlerini anlatır. Çünkü Rabbin ona vahyetmiştir. O gün insanlar, amellerinin karşılığı kendilerine gösterilmek üzere bölük bölük çıkacaklardır. Her kim zerre kadar hayır işlemişse onu görecektir. Her kim, zerre kadar şer işlemişse onu görecektir”. 

Burada açık bir şekilde kıyamet gününe bir gönderme var. 

Bize kıyamet gününü hatırlatıyor. Öte yandan, deprem bir uyarı olduğu gibi aynı zamanda Allah’ın bir lütfudur. 

Tabiat, sünnetullaha uygun olarak kendini yenilemektedir.

Dünya güneş etrafından yaklaşık saatte 105 bin 444 Km ile 101.844 Km arasında bir hızla hareket ediyor. Ama kendi etrafında Ekvator üzerinde saatte 1670 Km ile dönüyor. 

Güneş, Samanyolu Galaksisi içinde saniyede 200-220 kilometre hızla hareket etmektedir. (Saatte 72.000 Km) Bu hızla, galaksi merkezi etrafındaki 1 tam turunu 200-250 milyon yılda tamamlayabilmektedir. Uçak çıkarken, inerken oluşan basınç bizi rahatsız eder. Aracınız saatte 200 Km’nin üzerine çıkınca küçücük bir sarsıntı sizi savurur. Peki, aynı anda en azından bildiğimiz kadarı ile kendi etrafımızda, güneşin etrafında ve samanyolunun etrafında olağanüstü bir hızla hareket ederken neden hiç hissetmiyoruz?

Deprem’den söz edip de Kadir Sütçü’den DEKOS’dan söz etmemek mümkün mü? Geçen gün Sütçü, WhatsApp’dan bir bilgi not gönderdi: Dünyada bir yılda atmosfere 3.104.674.672.000 kg dengi ısı/enerji salınıyor. Bir günde atmosfere 8.505 958 005 kg dengi enerji salınıyor. (0 Karbon şarlatanlarına duyurulur) Ayrıca diğer gök cisimlerinin iten ve çeken elektromanyetik etkileri ile boşlukta duruyoruz ve bu hareket devam ederken bir yandan da dünyamız kendi enerjisini üreterek sisteme katkı sağlıyor, diğer gezegenler, gök cisimleri gibi.

Tüm dünyada istisnalar dışında denizlerin ya da toprağın 4 metre altında sabit 18 derece ısı var. Ve bu ısı derine indikçe 33 metrede 1 derece artar. 

Deprem yer, gök ve manyetik alan, yeryüzünde yaşayan canlıların etki mekanizması ile etkiliyor ve etkileniyor ve sonuçlar hava, su, toprak, bitki, hayvan ve insan, tüm canlıları ve cansızları doğrudan ve dolaylı olarak etkileyebiliyor. Bunun ekonomik, içtimai, siyasi sonuçları olabiliyor. Kur’an-ı Kerim’de sözü edilen Şira ve Tarık yıldızları, biri olağanüstü çekme gücü, ötekisi pulsarlar şeklinde darbeli itme gücü ile dünyamızı dönemsel olarak etkiliyor. Bunların hepsi tam bir uyum içinde ve bu durum bütün kozmozda yaşanan bir süreç. 

Bu itme ve çekme acaba dünyamızı nasıl etkileyecek. Sadece güneşteki patlama değil, mesela bu olayda depremleri tetikleyebilir, volkanlar patlayabilir, manyetik fırtınalar canlı ve cansız hayatı etkileyebilir. 

Mesela yüksek irtifa ve alçak irtifa uyduları ya da yeryüzündeki radar sistemleri, antenler, röle istasyonları, bu manyetik fırtınadan etkilenemez mi?

Hadi bir adım daha atalım, Kur’an-ı Kerim’deki Yecüc-Mecüc diye bahsedilen, İncil’de Gog-Magog diye haber verilen topluluk bu süreçte seddin yıkılması ile yeryüzüne yayılabilirler mi?

Şira; Güneş’ten daha büyük ve parlaksa, dünyaya yaklaşacaksa, gökte, hem doğuda, hem batıda iki güneş görülebilir mi? Bunu yeni bir güneşin batıdan doğması şeklinde yorumlamak mümkün olabilir mi? 

Asıl sorun ne biliyor musunuz? 

Fıtrata, yaratılışa yabancılaştık. O korumamız ve kendi hayat alanlarını dengeyi bozmadan düzenlememiz gerekirken bozduk. 

Bunun asıl sebebi ahlaki bozulma. Hem kendimize, hem birbirimize ve hem de tabiata zarar veriyoruz. Düzenliyoruz, ıslah ediyoruz derken de bozuyoruz. Biz kendimizi değiştirmeden sonuç değişmeyecek. Modern bilim, tarihte herhalde bu pandemi sürecinde tartışıldığı kadar hiçbir zaman tartışılmadı. Birileri bilimi mutlaklaştırdı ve onu sanki dine karşı bir din, hatta Allah’a karşı, insanı ve fıtratı hedef alan, bir savaşın aracı haline getirmeye çalıştı. Bugünkü modern bilim ve akıl, yapay zekâ sanki bir put haline getirildi.

Yarın bu konuya devam edelim. Aslında bu kadar uzun yazıdan okur da, bu işin mutfağındaki arkadaşlar da şikâyetçi ama dün, bugün, yarın, din, bilim ve hayata dair sorumluluklarımızı birlikte ele alınca iş uzuyor. Beni bağışlayın ve hakkınızı helal edin. 

Selam ve dua ile.

 

Yorumlar

(56)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

İbrahim

4 Ağustos 2022 14:07

Depremler kul hakkı yemenin garibandan alıp zengine vermenin haksızlık hukuksuzluk zulüm duzeninin haklının deyil güçlünün hakim olduğu adalet sisteminin enflasyon diyerek fakirden alıp zengine vermenin bir tarafta yiyecek ekmek bulamayan garibanlar bir tarafta Bodrum'da bir lahmacuna 300 lira vererek zıkkım kaban şımarık zenginlerin kısacası zulüm duzeninin sonucudur ama kurunun yanında yaşta yanar

Kpss

4 Ağustos 2022 01:47

Kpss ve kopya hakkında görüşleriniz?

A. Kar

3 Ağustos 2022 23:51

üm dünyada istisnalar dışında denizlerin ya da toprağın 4 metre altında sabit 18 derece SICAKLIK var. Ve bu SICAKLIK derine indikçe 33 metrede 1 derece artar. Isı enerjidir. SICAKLIK ısı enerjisinin seviye ölçüsü.

Mertürk

3 Ağustos 2022 23:50

Samanyolu galaksiside x hızında uzay boşluğunda belli bir yone doğru hareket ediyor

Emekli

3 Ağustos 2022 23:29

Evren’ler vardır Ve belkide karadelikler Evren’den evrene geçişlerdir ve her evrendede bu geçitler mevcuttur kaç evren varsa artık onu ALLAH bilir ve ALLAH ben izin verdiğimde uzaya çıkabileceksiniz demekte ve her Evren’de o evrene ait ruhların ilahi mekanlarıda da vardır gökkuşağının 7 rengiyle ışıldayan

Nostalji

3 Ağustos 2022 23:06

depremler doğal olaylardır ve gayet bılımsel olarak nedenlerı belırtılmıstır.

Okır

3 Ağustos 2022 21:03

Hocam bu debremler layikler kafirler öübafık ve müşrikler yüzünden olıyor layikler yılbaşı kutlama yabıyor hindi yiyor ağaclara çorab asıp içine hediye diye afedersiniz şarab koyuyor hindinin yanına rakı içip alkol alıyor bunnar tayil yabıyor dünya umurunda değil Allah bütün dünyayı başımıza yıkacak gökden daş yağacak yer yarılacak bunnar bize az….

Balak Gazi

3 Ağustos 2022 20:04

aslında hiçbir ülkenin parası değerli veya değersiz değildir.... bir ülkenin parasının değerini hırsızların çokluğu düşürür ... hırsızların azlığı ise yükseltir...mesele basit ....çalmak ya da çalmamak !.... ileri ve geri ülkelerin en bariz ayırt edici vasfı bu ...... dürüstlük ve liyakat ....

Fırat

3 Ağustos 2022 16:45

2009 da ...200 TL = 130 dolar ...sene 2022 ...200 TL= 12 dolar . ... Allah'tan ekonomi de dünya lideriyiz de , ya bir de kötü olsaydı ekonomimiz.... kıskanıyor  

Nostalji

3 Ağustos 2022 23:32

Yuksek enflasyonda dunyada altıncıyız ve Avrupada 1.Tabıı bızı kıskanır bu gavurlar!!!!

Ulaş

3 Ağustos 2022 16:09

Kamu Personel Seçme Sınavı’nda (KPSS) bazı soruların, Yediiklim Yayınevi’nin deneme sınavlarıyla aynı olduğunun ortaya çıkması gündemi sarstı. ....Sınava ilişkin tartışmalar sürerken yayınevi sahiplerinden Selim Işık'ın AKP ilçe başkanlıklarını sık sık ziyaret ettiği, ayrıca MHP’li kişilerin de bu yayınevine ziyarette bulunduğu ortaya çıktı.... 

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle