• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
TÜM YAZILARI

Bilardo oynar mısınız?

22 Ekim 2021


Abdurrahman Dilipak İletişim: [email protected]

Bilardo ya da satranç oynar mısınız.. Bilardoda sadece vurduğunuz top değil, vurduğunuz topun vurduğu toplara bakın ve onlar nereye gidiyor!? Ya da önünüze yemeniz için bir asker veriyorlarsa filinizi kaybetmeyin.

Geçen gün bir düğün ya da nişanla ilgili takı merasimi servis edildi. İddia o ki, o görüntüler AK Partili bir bakanın kızına ya da yeğenine aitti. Ama değilmiş, sonra anlaşıldı ki, CHP Alanya ilçe başkan yardımcısının ailesinden birinin takı merasimi imiş.

Bu olayı servis edenler bir komplo kurmuş olabilirler. Ya da sıradan bir olay olarak gelişmiş de olabilir. Ama sonuçta önce birileri AK Parti’ye saldırdı, sonra iş tersine dönünce CHP’ye eleştiriler gelmeye başladı.

Aslında CHP’ye tepkinin daha fazla olması gerekirdi. Bu iki sebepten olmalı idi, bir madem birileri bir haksızlığı eleştiriyorlardı, haksızlık yapan kim olursa olsun, bu defa öbür tarafa aynı tepkiyi göstermeleri gerekirdi. 

Ne gezer. 

2. sebeb de sen solcuyum diyorsun, yolsuzluklar, israf diye iktidarı eleştiriyorsun, CHP tabanı “bizi aldatıyor musunuz” diye daha fazla tepki göstermesi gerekirdi.

Birileri bu olayı bugün ve yarın kullanacaktır. Büyük ihtimalle de herkes ötekinin kirli çamaşırlarını ortaya dökecektir. Sonuçta, “tencere dibin kara, seninki benden kara”.

Aslında farkında mısınız, bu sürecin sonunda çok büyük bir kitle siyasetten soğuyor. Yani burada bir depolitizasyon sözkonusu. İnsanlar kime inanacaklarını, kime güveneceklerini şaşırmış durumdalar. Bu konuda kişi kendi nefsine de mutlak güven duymasın. Müslümanlar “Beni bana bırakma Rabbim” diye dua etmelerinin sebebi budur. Başkalarına güvenme konusunda da ihtiyad edelim. Çünkü onlar da nefs taşıyor. Güvenmek güzel olsa da, kontrol etmek daha da güzeldir.

Dün ayın 21’i idi. Yani tarih 21.10.2021 idi. 

Bu tarih birileri için ezoterik anlamlar taşıyor. Yani bugünden başlayarak yıl sonuna kadar sürprizlerle dolu bir sürece gireceğiz. 

Bu süreç 2022’de de güncellenerek devam edecek. Bu birileri için önemli bir bilgi olsa ve o birileri planlarını, hesaplarını bu tarihe göre yapsa da, geleceği yalnız Allah bilir. Bize hayır gibi gelen şeylerde şer, şer gibi gelen şeylerde Allah hayır murat etmiş olabilir. Bizim için aslolan Allah’ın ipine tutunmak, rızasının tecellisinin vesilesi olmaktır. 

Yani bizim kendimizi değiştirmemiz gerekiyor. 

Ama hemen herkes ötekileri değiştirme, dönüştürme çabasında.

Biliyorsunuz, önceki gün KKTC karıştı. Sedat Peker; Falyalı’ya vurdu, ama, KKTC Başbakanı Ersan Saner’in koltuğu sallandı. Nasıl oldu bu iş. Siz Halil Falyalı’ya vurdunuz ama, KKTC Başbakanı Ersan Saner düştü. Nasıl oldu iş. 

Bugünlerde neler oldu? Kavala konusunda ABD ve AB’den, AİHM’den sert açıklamalar geldi. Akla Papaz Andrew Craig Brunson geldi. Bu tartışmalar yine egemenlik, yargı bağımsızlığı üzerinden yapılıyor!

Başta size iki örnek vermiştim. Biri satranç ötekisi bilardo örneği. Satrançta “yemeniz” için size kolay bir lokma sunuyorlarsa yemleniyor olabilirsiniz. O servis edilen görüntülerin sahibinden ibaret değildir bu gibi işlerde hedeflenen. Vurduğunuz taş değil, onun vurduğu taşa, ya da onun ilişkide olduğu daha büyük bir kişi var mı ona, onun ilişkilerine bakın. 17/25’de, asıl hedeflerine değil, asıl hedefe giden yolun köşe başındaki tarassut kulelerini hedef almışlardı. Ya da bilardo örneğinde olduğu gibi Sadece Falyalı / Saner krizi değil, mesela o görüntüler, başka görüntülerin öncüsü olabilir mi. O grubta, o mekanda aceba başka kimler vardı. 

Yani birileri “kızım sana söylüyorum, gelinim sen dinle” demiş olabilir mi! 

Turpun büyüğü heybede(!)  olmasın sakın.

Bu tezgahı kuranlar, bir taşla bir düzine kuş vurmayı planlayanlar, aynı zamanda bir tavşandan bir o kadar post çıkarmayı da bilirler.  

Mesele; Peker, Falyalı, Saner meselesi değil. Kibriti gözünüze çok yaklaştırırsanız, arkasında bir ormanı kaybedersiniz. Burada günah keçisi belli, Falyalı.

Mevlana, “Köpeğin kuyruğuna bastım, sesi ağzından çıktı” diyor! Peki siz kimin kuyruğuna bastınız!

Manzaraya bakınca olay Falyalı’nın şantaj kasedinden ibaret değil gibi.

Bir işin içinde Falyalı varsa, uyuşturucudan karaparaya, kumara kadar her şey vardır. Bunlar varsa fuhşiyat olmazsa olmaz. Milli menfaatlar ise işte gün gelir böyle sarhoş masasında meze yapılır birileri tarafından.

İşin içine biraz siyaset serpiştirelim(!). Mesela F35, S-400.Tamam, biraz da Kavala ekelim üstüne. KKTC’de Maraş bölgesinden söz etmeye gerek var mı? Hani KKTC Bakanlar Kurulu, ülkede deniz üssü kurulması için Dipkarpaz köyü Zafer burnu mevkiinde bulunan vakıf arazilerini  30 yıllığına Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığının kullanımına vermişti, ne oldu o iş.. 

Söyleyelim: KKTC’deki AB yanlısı Şehir Plancıları Odası, bölgenin Özel Çevre Koruma Bölgesi olduğunu açıkladı. 

“Söz konusu parseller Doğal ve Arkeolojik Sit Alanı içerisindedir” dedi ve ekledi: 

“Ağaç kesilemez ve ekilemez.” 

Hadi şimdi, bir de iklim anlaşmasını imzaladınız, ne yapacaksınız bakalım. 2000’li yılların başında da Türk Deniz Kuvvetleri Doğu Akdeniz’de bir tersane inşaatına başlamıştı. O da başlamadan bitmişti. Hem de Alman Heinrich Böll Vakfı’nın fonladığı çevre girişimcisi STK Platformu konuyu Danıştay’a götürdü.  

Bu işler böyledir. Şimdi bir de İklim anlaşmasını imzaladınız ya, o sözleşme hükümleri “Norm Hukuk” statüsündedir ve yasadan önce gelir. Hali hazırda Doğu Akdeniz’de donanmamız o gündür, bugündür bakım-onarım için İzmir’e, İstanbul’a, İzmit’e gelir-gider. 

Sabırlı olun, daha yeni başlıyorlar. Siz %78 mRNAnın yan etkisine ve zararlarına rağmen kampanyaya devam. 

Bu işi çözelim, sıra onlara da gelir belki bir gün. 

Maske, mesafe, iğneni ol, test yaptır, yola devam! Şimdi çevreci olma zamanı!? 

Selâm ve dua ile.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Deniz

Kim Türk , kim Türk'ün düşmanı .... Suna Yıldızoğlu aslında bir İngiliz sinema oyuncusu ve asıl adı Sonja Eady.... 1974 yılında bir film için geldiği Türkiye’de o dönemin ünlü karakter oyuncusu Kayhan Yıldızoğlu ile evlendi ve hem adını Suna yaptı hem de Türk vatandaşlığına geçti. O yıldan sonra da hep Türkiye’de yaşadı, eşini kaybettikten sonra da ülkemizde kaldı. Suna Yıldızoğlu hem Türk halkına hem de Atatürk’e aşık bir sanatçı. Bu konudaki duyarlılığını sıklıkla kamuoyu ile de paylaşıyor. Sosyal medyada da hayli aktif olan Suna Yıldızoğlu, Türkiye’nin sorunları ile ilgili eleştirileri de cesurca paylaşıyor. Suna Yıldızoğlu birkaç gün önce yine bir eleştiri tweeti atınca, @mreis…. adlı hesaptan kendisine şöyle bir mesaj yazılmış; “Sunacığım İngiliz dedelerini özlediysen süper havaalanımız emrinizdedir. ....Artık onları buralardan sepetledik, bir daha gelemezler.”... Bakın Suna Yıldızoğlu bu mesaja cevap olarak ne demiş; “Sizinkiler sepetlemedi! ATATÜRK SEPETLEDİ !!! Sizinkilerin YOK ETTİĞİ ve kendi ÇIKARI İÇİN KULLANDIKLARI ATATÜRK HAVALİMANI ’na İNDİM 46 yıl önce ve bir yere gideceğim yok..... Bu ülkeyle gönül bağım var.... Sizin gibi SİVRİSİNEKLER, ancak sokarsınız ama SİVRİSİNEĞİN ÖMRÜ 7 gün…” Bu kadar mı güzel olur , kendini “vatansever” zanneden bir zavallıya verilen cevap.....
  • Yanıtla

Malkoç

iyi şeyler de oluyor ... hadi gözünüz aydın , Angola'ya vizesiz gidebileceğiz ...biraz tanıyacak olursak , başkan jose Santos dargelirli bir ailenin çocuğu idi ... halkın adamı lakaplı Jose 1992 de seçildi , hem devlet , hem meclis başkanı hembaskomutan oldu .... Çok akıllı ve becerikli kızı İsabel petrol şirketinin yön kurulu başkanı oldu ...şu anda Afrika'nın ilk kadın dolar milyarderi olup lakabı prenses ... yine damadı kongolu Dokolo inşaat işlerinin başına ve geçti , o da çok yetenekliydi ...gözüne kestirdiği arazilerde ki köyleri, kasabaları devlet eliyle boşalttırır denize sıfır arazilere el koyardı....ayrıca İsviçre'deki mücevher şirketinde muhterem kayınvalideleriyle ortaklar .... yine başkan josenin küçük kızı Tchize . milletvekili oldu , küçük oğlu paulino ise müzik , eğlence ve reklam sektöründe çok başarılı ... Başkan josenin üçüncü hanımı eskiden hostesti ....ikinci eşi talak yoluyla üçten dokuza boşadı first lady hostes oldu.... derken talih tersine döndü sülale komple arazi oldu .... dosyaların üstünü örten ise yeni başkan joao lauerçeao (eski savunma bakanı ) oldu .. dün de bizim heyeti ağırladı , vizeleri kaldırdı....Angola bu Angola ....
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23