--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

“Beka sorunu”

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
50

Haşa! “Beka” “sorun” olarak tanımlanamaz!  Önce “Beka” nedir? Beka “ölümsüzlük, ölmezlik” demek. Hani şu Great reset sonrası “yeryüzünde ebedi bir hayat” arayışı. Bizim İstiklal Marşı’nda da var: “Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal” diye. İzmihlal: “çökme, yıkılma, yok oluş” demek.. Ebed, “sonu, zevali, yok oluşu olmayan”, Kaldı ki, “yok oluş” diye bir şey yok, Allah’tan geldik, O’na döndürüleceğiz. Daha doğrusu, yoktan var eden, dilediğini dilerse yok da eder. Bu, O’nun sırrıdır. “Ruh” Ondan bir nefhadır ve Ruh’un sırrı da yalnız Ondadır. Her şey O’nun hükmüne tabi olacaktır. Ezel, “başlangıcı olmayan, zamanın başlaması ile birlikte varolan” gibi bir anlam taşıyor.. Ezeli ve ebedi yani “başı ve sonu olmayan” yalnız Allah’tır. Ezeli ve Ebedi olan yalnız Allah’tır. Hiçbir şey ya da kimse O’na nisbet edilemez.

Akif bunu söylemiş, ama yanlış yapmış olamaz mı!. Şairane bir duygusallık söz konusu burada. Baki “baki olan bu kubbede hoş bir sada”dan söz ederken, aslında gök kubbenin “baki” olduğunu söylerken kendine mi bir gönderme yapıyor bilmiyorum. Kendinin gök kubbede hoş bir sada bırakıp zevalinden mi söz ediyor!

Baki bizde normal olarak “Baki” şeklinde kullanılmaz, “Abdulbaki” şeklinde kullanılır. Yani “Baki olanın kulu” demektir. Baki diye ünlenen şairin gerçek adı da Mahmud Abdulbaki’dir. (Yani Hamd’eden Baki olanın kulu) demektir. Baki “sürekli, kalıcı, ölümsüz” anlamına gelir. “Beka” da aynı kökten gelir. Bizim inancımıza göre “hiçbir insan bu dünyada baki değildir”.

Öte yandan, “Beka” Allah’a ait bir sıfat olarak “sorun” olarak tanımlanamaz. Ama insanın “beka” iddiası sorunlu bir bakış açısıdır.

Kuşkusuz peygamberlerin bile kurduğu devletler belli bir yerden sonra yıkıldıklarına göre, hiç kimse ya da hiçbir ülke “Beka”dan söz edemez. “Allah’ın ulusu”, “Allah’ın yurdu” yoktur.

Beka iddia ve isnadı, Allah’ın gazabını çeker.

Bu uluorta söylenen sözler Türkçe ve Akaid bilmemekten mi kaynaklanıyor, ya da sebebi nedir bilmiyorum. Hele politikacılar böyle konuşunca çok kötü bir örnek oluyorlar.

Gerçek şu ki, “Allah bizi mallarımız, canlarımız ve sevdiklerimizle, kimi zaman artırarak, kimi zaman eksilterek imtihan edecektir”. “Her nefs (özel ya da tüzel) ölümü tadıcıdır”. (Bakınız Ankebut 57, Ali İmran 185, Bakara 155-157). Kıyametle ilgili o kadar çok ayet var ki!

Ben kendim için, “uzun ömür” dileyenlere, “hayırlı ve bereketli bir ömür, hayırlı bir ölüm” dilemelerini hatırlatırım. Zaten, değil mi ki, rızgımdan az ya da çok yemeyeceğim, ecelimden önce ya da sonra ölmeyeceğim, kaderimden başka bir kaderim de yok. Bu ülkeler için de böyle, aileler, kabileler, milletler için de böyle. Kader, Allah’ın takdiri ve bizim iradi tercihlerimize ilişkin ezeli bilgisini ifade eder. Ama bakıyorum yönetenler, yönetilenler kader, irade, rıza, rızık, ecel konusunda hiçbir hassasiyet göstermeden gelişigüzel konuşup gidiyorlar. “Kaderi değiştirmekten” söz ediyorlar. “Bu bizim kaderimiz değildir, olamaz” diyorlar. Arabesk sanatçılar “Tanrım beni baştan yarat” diye şarkılar söyleyebiliyorlar.

Günlük hayatımızda, cahilliğimizden “elfaz-ı küfr” olan o kadar çok şey söylüyoruz ki. İnşallah, kastımız o olmadığı için Allah bizi bağışlar. Kulağa hoş gelen, alkışlanan öyle sloganlarımız var ki, maalesef içi boştur.

Hep söylüyorum: Bu dünya hayatı bizim için bir oyun ve eğlence yeri değil, imtihan alanıdır. Kitap “Mütrefin”lerden söz eder. Dünya malına, makamına, zevk-u sefa’sına, parasına tamah eden, kibirlenenleri acıklı bir azabla uyarır. “Tekasür” suresine bakın, soyunuzun sopunuzun sayısı, gücü ve şöhreti ile övünenler kınanır. Atalarınızla, geçmişinizle övünmeyi bırakmanız istenir. Sahi biz öyle mi yapıyoruz. “Mefahir” dediğiniz şey ne? Babanız peygamber olsa, hatta geri dönüp gelse (Ki haşa, artık yeni bir peygamber gelmeyecek), siz kendinizi değiştirmeden o sizin için neyi değiştirebilir ki! Peygamberlerin kurtarıcı gücü yok. Onlar Allah’a, resulüne, kitaba çağırdılar, kurtuluşa çağırdılar. Yine kitab bize bu davetin sonucu ile ilgili örnekler verir..

Şu gelirse, şu giderse, şu şöyle olursa ya da olmazsa, bu böyle olur ya da olmaz” diye akıl yürütmek akıllıca bir iş değil. Gelişen olaylara adil şahidler olarak kendi sorumluluklarını kuşananlar, başkalarını hakka ve hayra çağırırken kendileri sıratı müstakim üzere olanlar, sabredenler, sabrı tavsiye edenler kurtuluşa erecekler. Böyle yapmayanların sonu hüsran olur. Kurtuluşa erenler Allah’ın ipine tutunanlar olacaktır. 

Bize hayır gibi gelen şeylerde şer, şer gibi gelen şeylerde Allah hayır murat etmiş olabilir. O, kadir-i mutlaktır. Yani “Mutlak iktidar sahibi”dir. O, “ol” der ve o şey olur. O, kadere, rızga ve ecele hükmedendir. O, görendir, duyandır, bilendir, hüküm sahibidir. Kim Ondan kaçtığı düşünüyorsa, o kaçtığını sandığı şeye doğru koşmaktadır. Hayır da şer de Allah’ın iradesi içindedir. O’na iman edenler, O’nun iradesi içinde “Rıza”sını gözetenlerdir.

Keşke iş işten geçmeden “Müslümanım” diyenler önce bir “Akaid” okusalar. “İslam” giderek toplumda bir “din” değil de, kültürel bir aidiyet gibi algılanmaya başlandı. İnsanların genel olarak günlük hayatında dininin hemen hemen hiçbir etkisi yok gibi. Biraz şekli ibadet, biraz dua o kadar. Yoksa yiyip içtiklerine, işlerine ve sözlerine, kıyafetlerine, fikirlerine bakın, insan ilişkilerine bakın. Bırakın seküler aileleri, dindar ailelerinin çocuklarına bakın, ne görüyorsunuz?

Dikkat! Biz “ahir zaman” peygamberinin ümmetiyiz. “Fitne” zamanıdır.

Beka” konusunu “sorun” olarak algılayanların bir sorunu olduğu muhakkak. Ama bizim için BEKA diye bir sorun yok! Bu dünyada her şey “fani”dir ve Allah bizleri mallarımız, canlarımız, sevdiklerimizle kimi zaman artırarak, kimi zaman eksilterek imtihan edecektir. Başımızda peygamber de olsa bu böyle.

Asra yemin olsun ki, bütün insanlar hüsrandadır, iman edenler, amel-i salih işleyenler, sabredenler ve sabrı tavsiye edenler müstesna herkes hüsrandadır. Allah’a ve ahiret gününe iman edenler, O’nun rızasını gözeterek, O’nun ipine tutunanlar mahzun olmayacaklar. Bize hayır gibi gelen şeyde şer, şer gibi gelen şeyde Allah hayır murat etmiş olabilir. Herkesin yaptığının karşılığını misgal ve zerre miktarda da olsa hayır ve şer olsun göreceği bir gün var. Biz bilmeyiz Allah bilir. Selâm ve dua ile.

 

Yorumlar

(50)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Murat dursun

26 Temmuz 2021 06:27

.. Hem kendi sorumlulugunu kusanmaktan bahsediyor hem de beka diye bir sorunum yok, oh ne güzel yan gel yatayım diyorsunuz yani. Emin misiniz ? Bir düşünseniz iyi olur, Sevr gerceklesseydi şu an bu cümleleri kurabilecek miydiniz...

Beka

26 Temmuz 2021 00:12

Milletin ve devletin bekasını fani ve aciz şahıslara veren ve teveccüh-ü amme noktasında da kendilerine bir pay bekleyenleri nasıl değerlendirmek gerek.

Selam

25 Temmuz 2021 23:41

"Hakkı tavsiye edenler" bolumunu sehven eksik yazmissiniz, Asr suresinin mealinde. "Sabredenler ve sabri tavsiye edenler" seklinde yazmissiniz... Hikmet ile ve saygilarimla.

Nostalji

25 Temmuz 2021 23:28

Bu ulkede yaşanan sorunlar bellıdır. 1)Ulkede ekonomık sorun vardır 2)İşsizlik ve gelecek endişesi mevcuttur 3)MIllı bırlık beraberlık ARTIK bozulmustur. 

Yılmaz

25 Temmuz 2021 23:22

" Kader, Allah’ın takdiri ve bizim iradi tercihlerimize ilişkin ezeli bilgisini ifade eder." Ezeli ilmiyle iradi tercihimizin doğru veya yanlış yönde olacağını biliyorsa imtihanın anlamı nedir.

Muhammet Halil PAZARLI

25 Temmuz 2021 21:34

Yüzde yüz haklısınız. Beka sorun değildir. Ve yalnız ALLAH SONU VE BAŞI OLMAYAN'dır.

Mehmet

25 Temmuz 2021 20:57

Nerde dinden haberi olmayan varsa yorum yapmış.Ebu zer e?Peygamberimiz kim beyt-ül maldan yerse savaşta sehitte olda cennete giremez der  

Nojtalji rumuzluya

25 Temmuz 2021 20:45

T.ÖZAL gibi ülkeye buyuk hizmetler yapmiş,mumin bir zata nasil edepsizlik yapiyorsun. 

Adı bende saklı

25 Temmuz 2021 20:37

Dilipak bey, devletlerin bir ömrü var diye devletin geleceğini, bekasını savunmayıp çökmesine, yıkılmasına, (fetö ve vb terör örgütleri tarafından) ele geçirilmesine ses çıkarmayıp kaderimizde devletin yıkılması da var deyip teslim mi olalım. Merak etmeyin Tayyip Erdoğan 2023 te seçilirse son 5 yılı olacak gönlünüz rahat olsun. Devletin bekası derken kastettiğiniz sıkıntınızınTayyip Erdoğan'ın iktidardan gitmesi olduğunu anlıyoruz.

EBU ZER E

25 Temmuz 2021 18:34

Musluman hirsizlik,yolsuzluk yaparsa buyuk gunah isler ve yapabilir.Fakat musluman vatan haini olamaz.islam dusmanlariyla dost olup cok gunahkarda olsa musluman kardesini arkadan hançerlemez.

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle