• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
TÜM YAZILARI

Ordu ve siyaset

23 Ocak 2023
A


Abdullah Şanlıdağ İletişim: [email protected]

 

Ordu veya diğer adıyla askeriye, bir devletin silahlı kuvvetleridir. Askerin görevi, asayişi sağlamak ve sınırları korumaktır. 

Cumhuriyet döneminde teamül tersine işledi. Yöneticilerin, yüksek kesim bürokrat ve siyasetçilerin çoğu askerden belirlendi. 

Bir de darbeci askerler vardı. Rejimin tek sahibi olarak kendilerini gören bu zümre, her 10 yılda bir demokrasiye balans ayarı verirlerdi. 

Bir de darbecilere çanak tutan “darbe sever” sınıf vardı. Türkiye’de halkın iradesine ipotek koyan darbecilere destek veren laik Kemalist sınıfın kahir çoğunluğu CHP’liydi. Yani CHP 15 Temmuz darbe girişimi de dahil, sürekli darbecilerin yanında yer aldı. 

Orduyu göreve çağıran darbe aşıklarından ve darbecilerden az çekmedi bu ülke. Erbakan merhumu iktidardan uzaklaştıran darbeciler, Recep Tayyip Erdoğan’a diş geçiremediler. Vesayeti ve oligarşik düzeni bitiren Reis, darbecilerin baskılarına boyun eğmedi. 15 Temmuz’da milleti darbecilere karşı tek yumruk olmak üzere sokaklara davet eden Reis, o hamlesini yapmamış olsaydı, bugün eski Türkiye’nin köhnemiş sistemi yürürlükte olacaktı.

KENAN EVREN KAFASINDA OLAN KİMDİR?

Cumhurbaşkanı ve aynı zamanda Ak Parti Genel Başkanı olan Recep Tayyip Erdoğan muhalefeti eleştirirken, o esnada diğer vatandaşlar gibi komutanlar da alkışladılar. 

Kılıçdaroğlu da “Komuta kademesi haddini bilsin, siyaset askerin işi değildir” kabilinden bir şey söyledi. Kılıçdaroğlu’nun bu kükreyişinin bize göre hiçbir anlamı yok. Eğer bu kükreyişi 15 Temmuz veya öncesinde göstermiş olsaydı belki bir anlamı olurdu. Kılıçdaroğlu, nedendir bilmiyorum; sürekli Erdoğan’ın bitirdiği ve artık toplumda bir karşılığı olmayan değerler üzerinden siyaset yapıyor. Mesela Reis başörtüsü konusunu çözeli yıllar oldu. Teori ve pratikte böyle bir sorun tamamen çözülmüşken, konuyu yasal güvence boyutuna taşımak istedi. Erdoğan, «madem samimiysen anayasal güvence altına alalım” deyince, Kılıçdaroğlu başta olmak üzere tüm muhalefet karşı çıktı ve tırstı. Şimdi de Kılıçdaroğlu Reisin yıllar önce bitirdiği “vesayet düzeni” üzerinden nemalanmaya çalışıyor. Sanki askerin siyasete müdahil olması söz konusuymuş gibi davranarak, aklınca  Erdoğan’ı köşeye sıkıştırmaya çalışıyor. 

Kılıçdaroğlu’nun “bırak palavrayı, biz özgürlükçüyüz, sen artık Kenan Evren kafasısın” söylemi, ayakları yere basmayan, gerçeklikten uzak, sadece popülizme hizmet eden bir slogandır. Anlaşılan birileri eski düzene avdet etmeyi arzuluyorlar. 

Generallerin Erdoğan’ı alkışlamasını içlerine sindiremeyenlerin büyük çoğunluğu, generaller Erdoğan’a sırtlarını dönse ve tavır takınsa, zil takıp oynayacaklar. Buradan da Kılıçdaroğlu’na ekmek çıkmaz. Tongaya basan Erdoğan değil, kafası çalışmayan danışmanlarının dolmuşuna binen Kılıçdaroğlu’dur. Bir kez daha yenilgiye uğrayacak. Şimdi de “ AKP, bizim terk ettiğimiz CHP’dir” demeye başladı. Kılıçdaroğlu, her ne kadar “Biz değiştik, biz halkın partisiyiz, biz hangi yanlışları terk ettiysek artık Saray tam odur. Statükocu, anti reformcu, anti özgürlükçü Kenan Evren kafasına geldiler” dese de, CHP içerisindeki ulusalcı-Kemalist, seküler ve kemik taban kendisi gibi düşünmüyor. Altılı masanın içinde dahi bu milletin tarihine, inancına ve kültürüne bigane kişiler var. Yıllarca ekonomiye patronluk yapmış Babacan, kalkmış bu ülkenin savunma sanayi hakkında olumsuz şeyler söyleyebiliyor. Allah sizi ıslah etsin.

Birilerinin Kılıçdaroğlu’nun kulağına şu gerçekleri üflemesi gerekiyor: Artık Türkiye’de askerin siyasete müdahil olma dönemi gerilerde kaldı. En azından Erdoğan olduğu müddetçe buna cesaret edemezler. Ama sizlerin getirmeye çalıştığı parlamenter sistemde ve Erdoğan sonrasında askerlerin tekrar o alışkanlıklarına dönmeyeceklerini garanti edemem. 

Türkiye’de çoğunluk askerin sosyal hayatın içerisinde görünmesinden rahatsız değil. Konjonktür değişti artık. Erdoğan’ın konuşmasını alkışlayan asker, aynı zamanda milletinin yanındadır. Kılıçdaroğlu’nun bu menfi tutumu Erdoğan’ın hanesine artı olarak yansır. Son olayın toplumdaki karşılığı ve okuması şudur. “Cumhuriyetten bu yana bize karşı olan orduyu bile bizim tarafımıza kattın ya, bu siyaset sana helal Reis” demişlerdir. Kılıçdaroğlu’nun basiretsizliği yüzünden Erdoğan bir puan daha öne geçmiştir. 

Kaldı ki Erdoğan, bir yönüyle de ordunun başı “Baş komutan” sıfatıyla alkışlanması gereken konumdadır. İster siyasi, isterse de içtimai olsun, askerin alkışlamaması anormal olurdu. Bu mevzunun siyasete müdahil olmakla bir ilgisi yok. Ezber bozuldu. Daha dün denilebilecek tarihte postallı güruhun balans ayarı vermesine, demokrasinin ırzına geçilmesine ses çıkarmayanların bugün gayet normal bir ortamda  arslan kesilmelerini bu millet yemez. Ben zaten Kılıçdaroğlu ve etrafındaki kişilerin değiştiğine, “vay be biz de zamanında az zalim değilmişiz” formatına geldiklerine inanmıyorum. Kafa aynı kafa, sadece şartlara göre oynuyorlar. Bunların asıl derdi Erdoğan ve onun arkasında dimdik duran millettir. Nasıl yaparız da bu milleti Erdoğan’dan koparırız hesapları yapılıyor. Erdoğan’ı destekleyen büyük halk kitlelerini aptal ve cahil yerine koyan embesil budalaların hesap etmediği gerçek şudur: Türkiye’de artık size meyledecek, her söylediğinize inanacak, sıkıştığında askeri göreve çağıracak bir kitle ve ortam yok. 

.............

Kemal Kılıçdaroğlu “Ben aday olmak istiyorum” diye haykırırken, ittifak ortağı Akşener aynı partinin İBB  Başkanı İmamoğlu’nu parlatmak ve aday göstermek için her türlü yolu deniyor. İçişlerimize karışma dendiği halde bunlar oluyorsa, Akşener’in Kılıçdaroğlu’nu takmadığı ve İmamoğlu’nu sonuna kadar destekleyeceği aşikardır. Altılı masanın tarumar olması kaçınılmazdır. Seçimlere tek adayla gitmeleri her geçen gün zorlaşıyor.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Hasan Cuhadar

Yazı güzel, konu gayet mantıklı işlenmiş. Tebrikler

Veliddin Çomak

Çare İslam'a dönmekte gardaşlar. Yüce yaradanin emrine dönülmedikce huzur bulamayız. Bu partiler sıkıntının kaynağı. Gelen ağam giden paşam diyenler gün gelir pişman olurlR
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23