• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
TÜM YAZILARI

Krizden Nemalanmak İsteyen Altılı Çete

14 Şubat 2022
A


Abdullah Şanlıdağ İletişim: [email protected]

6 Muhalefet lideri Parlamenter Sistem’e geçmek üzere kolları sıvadı. CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun liderliğinde, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, ilk kez bir çalışma yemeğinde bir araya geldi. Amaçları belli: Ak Parti’yi devirmek ve Erdoğan’ı siyaset dışı bırakmak. Türkiye’nin ekonomik krizden nasıl kurtulacağına dair en ufak bir projeleri yok. “Erdoğan’ı devirelim, gerisini sonra düşünürüz” anlayışıyla hareket eden muhalefetten bu ülkeye bir fayda gelmez. 

Yeni yönetimi; ekonomik kriz, Z kuşağı, kararsızlar ve Kürt seçmen belirleyecektir. Ak Parti’nin 20 yıllık iktidarında bu toplumun yarıdan fazlası Erdoğan’a oy verdi. Muhalefetin bir projesinin olmamasından dolayı,  ibre hâlâ Ak Parti’den yana. Sokakta gezmekte olan 2 vatandaştan birisi Ak Partiliydi. Bunun bir sosyolojik nedeni var mı? Bu millet neden Erdoğan’ı bağrına bastı ve 20 yıldır onu iktidarda tutuyor? Erdoğan’ın liderliğinin gücü, sadece hitabetinden, karizmasından ve siyasetteki başarısından kaynaklanmıyor. Her şeyden önce güçlü bir hikayesi ve geçmişte yaşadığı mağduriyetler var. İstanbul gibi metropol bir kentin belediye başkanlığından zindana, oradan da Başbakanlığa uzanan bir yaşanmışlığın hikayesi bu.. 

Ak Parti öncesinde Türkiye’nin siyasi kimliği, omurgalı ve dik duruşlu değildi. Avrupa ve Batı karşısında hiçbir itibarimiz yoktu. İktidarları vesayet ve Amerika tayin ederdi. Gelen yönetimler, kendilerine belirlenen çizginin dışına çıktıklarında asker devreye girer ve on yılda bir darbe yapardı. Hayat pahalılığı, enflasyon, işsizlik, kamu bankalarının içinin boşaltılması ve siyasetçinin millet nazarında artık güvenirliğinin kaybolmasından dolayı, Erdoğan ve ekibinin kurduğu Ak Parti, adete bir can suyu olmuştu. Bu milletin Ak Parti’ye teveccüh etmesinin en büyük sebebi güvendir. Her şeye rağmen bu millet hâlâ Ak Parti’ye ve Reise güveniyorsa, bu güven duygusunu korumanın yollarını aramak gerekiyor

Ak Parti’ye küsen, ona gönül koyan, pahalılıktan dolayı kararsızlar limanında bekleyen seçmen, henüz muhalefetten yana tercih sergilemedi. Hâlâ bir çoğunu muhafazakârların oluşturduğu o kararsız seçmen, acaba geçmişte elde ettiğimiz  kazanımlarımız yok olur mu endişesi içerisinde. 

Sevgi ve gönül köprüsünü birden yıkmak istemiyor. Yaparsa yine Ak Parti yapar inancıyla beklemede olan seçmenin umutlarını boşa çıkarmayalım. Toplumdaki genel eğilim, Ak Parti’nin kendisini toparlayacağı ve piyasaları düzelteceği yönünde. Avrupa ülkelerinde sokak hareketlenmeleri var. Bizim milletimizin canı yansa da sabrediyor. Hukuki olarak elektrik faturasını ödemeyeceğini söyleyerek suç işleyen CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na itibar etmiyor. 

CHP ve HDP, ellerinden gelse sokak hareketi başlatacaklar. 

Önceki yazılarımda da ifade ettim. Benim bin oyum olsa bir tanesini dahi CHP ve bileşenlerine vermem. Tercihimiz yine Ak Parti’den yana olacaktır. 

Lakin sokağın sesine kulak vermemiz ve bu zamlara bir ‘dur’ dememiz gerekiyor. Küçük esnaf, ücretli ve orta sınıfın canı yanıyor, elektrik adeta çarpıyor. Kepenk kapatılırsa, sorunun çözümü daha da zorlaşır. Olumsuzlukların faturası da Ak Parti’ye kesilir. Benzin ve mazottaki haftalık artış, nereye kadar sürecek? Eğer Ak Parti ile seçmen arasındaki makas açılmaya başlarsa, asıl tehlike o zaman başlar. 

Muhafazakâr kesimin kazanımların gitme endişesi var demiştim. Muhalefet nereden yaklaşacağını ve Ak Parti’nin tabanını nasıl etkileyeceğinin yollarını arıyor. 

Hem Kürt seçmen üzerinde ciddi ciddi çalışıyorlar, hem de muhafazakâr tabanı ikna edici şeyler söylüyorlar. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun muhafazakâr ve dindar kesimlere yönelik sarf ettiği sözlerine dikkat ediniz. 

Kılıçdaroğlu şöyle söylüyor: 

“Kimse şunu düşünmemeli: Efendim bir kazanımım vardı acaba elimden gidecek mi? Örneğin; Başörtüsü olayı. Hayır efendim niye gitsin. Başörtüsü ister sokakta, ister bir kamu kurumunda, ister başka bir yerde rahatlıkla var. Buradan niye geri adım atalım. Kazanımdır bu. Kazanımı büyütmeliyiz.”

Erdoğan’sız bir Türkiye amaçlayan muhalefetin; CHP, İYİ Parti, Deva, Gelecek ve Saadet gibi partilerin hiç birisinin toplumu kucaklayacak bir hikayeleri yok. 

Muhalefet, kendisinden beklenilen toplumsal dalgayı oluşturamadı. 

Elbette muhalefetin iktidarın çizdiği sınırlar içerisinde siyaset yapması gerekmiyor. Muhalefet muhalefetliğini yapacak ve zamları eleştirecektir. Lakin kaostan beslenmemek şartıyla.. 

Elektrik faturasını ödemeyeceğini söyleyen CHP liderinin bu tutumunun seçmen nezdindeki karşılığı ne olur? “Siz de ödemeyin” demeye çalışıyorlar.

Demokrasi ve sandığa herkesin saygı duyması lazım. Muhalefetin Erdoğan’sız bir Türkiye projesi üzerinde çalıştıkları doğrudur. 

Lakin bu cümleden şahsen benim kastım şudur: Muhalefet partileri hepsi bir olup, sandıkta bir iktidar değişikliği zemini yakalayabilmek için mücadele edecekler. Bundan sonra 6 Parti’nin Millet İttifakı çatısı altında sık sık bir araya gelmesi kaçınılmazdır. 

Bu millet özgür iradesiyle kimi tercih ederse, herkesin buna saygı duyması gerekir. Nasıl ki Ak Parti ve Erdoğan’ı savunmak demokratik bir haksa, muhalefet partilerine oy vermek de yasal ve demokratiktir. 

Hiç kimse kaostan ve komplo teorilerinden beslenmemeli. 

Türkiye’nin yarınlarına gölge düşürecek eylem ve söylemlerden uzak durulmalıdır. İnsan hakları, özgürlükler, hukuk, şeffaflık, hesap verilebilirlik, barış, hoşgörü, ve farklı hayat tarzlarına karşı her zaman  saygılı olmalıyız. Ak Parti de bu değerler üzerinden yükselmişti.

Sözün özü: 

Ak Parti’nin rakibi altılı çete değil, tüm dünyayı olduğu gibi ülkemizi de kasıp kavuran ekonomik krizdir. 

Ak Parti’nin bunu başaracağına inanıyorum.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Mardinli Hoca

Sayın Abdullah bey dilinize yureginize sağlık.Baslik güzel değil yazının sonunda duzelttin.Nasilki cumhur ittifakı meşrudur millet ittifakı da meşrudur.Gelelim tehlil ettiğin akparti ve Türkiye'nin durumuna yirmi yıldır ak parti iktidardadir.Elbette devlete millete hizmeti oldu millet de hem ak partiyi hem de reisi destekledi her secimi de kazandı.Bana göre bu seçim çok zor geçeceği tahmin ediliyor Sebebine gelince bu pahalılık bu zamlar milleti canından bezdirdi çok etkili bir silahtır.Kesinlikle hükümet tedbiri almasi gerekir yoksa durum iyi değil.Muhalefet var gucle

İkbal Coştu

Objektif bir degerlendirme olmuş. Herkes birbirine saygılı olmalı ve demokrasi içinde kalinmalidir.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23