--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Halimiz ortada

Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
62

 

Hz. Yusuf döneminde Mısır’daki putperest otoritenin rahip sınıfı, halkı sömürüyor, onlardan topladıkları paralarla tapınakta totem bir hayat sürüyorlardı.

Kilisenin hakimiyetindeki İspanya; yıllarca Hristiyanlık fanatizminin ilkeleriyle yönetildi. Sonraları demokrasiye geçen İspanya’da ne yazık ki kilisenin geçmişteki hataları ve zulmü sorgulanmadı. Demokrasi sonrası İspanya’da Devlet, kiliseye olan desteğini çekince, Kilise dini Hıristiyanlık güçsüz kaldı. Çocuk tacizciliği ve evlilik dışı ilişkiler, kilise müntesiplerince icra edildi, fakat toplumdan sürekli gizlendi. Kilisede hizmet veren rahip ve rahibelerin, zaman içinde gayrimeşru amelleri deşifre edildi. Özellikle Cumhuriyet sonrasında bizde neşet eden tarikatlar içerisinde de, çok olmasa da yanlış işler gözlemlendi.. Bastırılmış duygularla yetişen hoca ve şeyh unvanlı bazı kişiler, temsil ettikleri makama uygun olmayan davranış sergilediler. Yakın geçmişte çok tipik örneğini yaşadığımız ve darbe ile iyice aşikâr olan Fetö isimli örgütsel yapı da bunlardan biriydi. 

Bulundukları makamı Allah’ın rızası doğrultusunda kullanmayan, tebaalarına aziz İslam’ı değil de kendi anlayışlarını deklare eden şarlatanlar yüzünden, elbette ki tüm cemaat ve tarikatlar suçlanamaz. 

Lakin bunların dine verdikleri zararı da göz ardı edemeyiz. Tarikat ve cemaatlerin itibarını düşüren biz değil, o makamları süfli emelleri doğrultusunda kullanan kişilerdir.

Kilisenin baskısı yüzünden bugün İspanya halkının yüzde 27’si ateist, agnostik ve inançsızdır. Bizde de Z kuşağı diye isimlendirdiğimiz gençlik, biraz da tarikat ve cemaatlerin dine yönelik menfi algılarından dolayı deizmin kapılarını aralamak üzere. 

Bugün artık bırakın seküler sınıfı, dindarların dahi din ile olan mesafelerindeki makas açılıyor. Modern kapitalist toplumlarda seküler sınıfın nüfusunda artış gözlemleniyor. Şeriatçı, İslamcı sınıfın devlete, ideolojilere ve siyasal İslam’a yönelik fikirlerinde fay hatları oluştu. İnsana, ilme ve dindar bir gençliğe yatırım yapmayı ihmal eden zamane dindarları makam ve mevki sahibi olunca değişip dönüştüler. 

Bu seküler dönüşümden nasibini almayan yok. Herkes bir şekilde son 30 yılda, özellikle köyden kente geçişle birlikte kent kültürü ile tanışınca, gelenek, görenek ve dini inançlarından hızla uzaklaştı. Çocukluk dönemini 1980’lerde, gençlik ve yetişkinlik dönemini ise 90 sonrası yaşayan bizim kuşak ise moderniteye, sekülerizme karşı direniyor. Dindar kesimin çocukları, özellikle 2000 sonrası gençlik, anne ve babaları gibi düşünmüyor. Dine yönelik bakışları toptan retçi değilse de hepten kabulcü de değil. Dijital, internet bağımlısı bir kuşak var artık. 

Sosyal medya ağları, çocukların aileleriyle olan bağını zayıflatıyor. Çocuklarınız üzerinde siz değil, sosyal medya hâkim. 

Kısa vadede bu girdaptan çıkış gözükmüyor. Birkaç kuşak böyle gider. Devletin sopasıyla toplum üzerinde baskı kuran, onları formüle etmeye çalışan, yaşam biçimi belirleyen İspanya kilisesi iflas etti. 

Geriye, tamiri mümkün olmayan şeyler bıraktı. 

Neyi söylemeye çalışıyorum? İspanya örnekliğini Türkiye ile kıyaslamak gibi bir niyetim yok. Cumhuriyet dönemi yakın tarihimizde dinin sosyal, siyasi ve içtimai hayattan dışlandığı, caminin dışındaki hayatta bir otorite ve hükmünün kalmadığı gerçeği, sanırım ne demek istediğimizi açıklamaya yeter.

 

Yorumlar

(62)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Celal

1 Temmuz 2024 14:42

Bu savaş şuan dilde olsada başladı bizim tek yapmanız gereken şey yek vücut olup içerden dışardan gelecek herturlu saldırıya hazır olmamız gerek ama önce ALLAH İCİN ayağa kalmak gerek demokrasi laiklik nekadar azınlık olsada müslüman ligi hiçe sayan bı nesil yetişiyor ne zamanki ümmetim dersek ozaman bizim karşımızda evel ALLAH karşımızda hicbi güç duramaz

Recep b

24 Haziran 2024 14:09

Zenginlik şımartınca ve kibirleştirince nankör insanoğlu Rasbimizin tarif ettiği yere gelmesi kaçınılmaz hakikatte buluşmuş oluyor vesselam

Zeliha

24 Haziran 2024 13:32

Çok güzel konulara temas etmişsiniz Allah razı olsun yorumlara da okudum gayet müsbet

Hasan aksuvar

24 Haziran 2024 11:57

Bu durumla ilgili devlet-halk ilim sorgulama sini iyi yapılmalı nedeni şu; küresel sistemin amacıyla hepbir elden insanlar ve toplum değerler ve dinden uzaklaştırılmaya çalışıyorlar bununla ilgili çok dikkatli olunmalı

Ömer Polatoğlu Kars

24 Haziran 2024 11:49

Herkesin fikrine saygı duyarım eyvallah, ama tarikat ve cematlar konsunda sayı yazar kadar iyimser değilim. temsşl kabiliyeti olmayanların hiçbir makamı işgal etmemesi gerek

Vahap Kalyoncu

24 Haziran 2024 11:39

İyi de kardeşim bu " tarikatlar şöyle zarar verdi yok böyle yanlış yaptılar ama tabiiki hepsi değil" cümlesi artık baydı bilesiniz zira her yazar güya tarikatların bir kısmını aklamak peşinde ama hiç biri İSİM ZİKRETMEDEN bunu yapıyor madem öyle kardeşim hangi tarikat iyidir hangisi batıldır hangisi şirke bulaşmıştır bunları da yazsanıza mesela RABITA olmayan bir tarikat varmıdır şayet yoksa ki bana göre yok bu rabıta ritüeli nedir açık ve net çıkın deyinki bu şirk değil işte kurandan ve sünnetten delilimiz budur ya bu rabıta olayı doğrudur yada fatiha süresi yanlıştır (haşa) lafı evirip çevirmeyin .Kardeşim bir karar verin bana da bildirin ,selam saygı.

Ozan Mevlüt

24 Haziran 2024 11:12

Sağ olsun iktidar güçlü her şeyi halleder Türkiye de 200 üniversiteden bir tanesi dünya sıralamasında yok padişahım sen çok yaşa biz ölsekte olur Kemal Kılıçdaroğlunun dediği gibi muhtarlara bir sekreter atadımı işsizlik azalır demişti evlere de bir muhtar atandı mı işsizlik kalmaz

Ali

24 Haziran 2024 11:05

İktidar ve çevresi insanları dinden,diyanetten soğuttu.Tarihte böyle soygun ve hukuksuzluk görülmedi.Kimlerin nasıl zengin olduklarını herkes görüyor

Necla Ateş

24 Haziran 2024 10:41

Kur'an'a sımsıkı sarılmak durumundayız. Başka yol yok

Hayri Olgun

24 Haziran 2024 10:40

Hz. Yusuf'un alt tabakayı gözetmesi ve putperestlige balta vurması devrimci bir eylemdir. Bugin de böyle adimlara ihtiyaç var

Abdullah Şanlıdağ Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle