• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
TÜM YAZILARI

Deprem bölgeleri nasıl ayağa kaldırılır

24 Temmuz 2023
A


Abdullah Şanlıdağ İletişim: [email protected]

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat tarihli depremler, 15 milyondan fazla insanı etkiledi. On binlerce can yok oldu, bir o kadar binalar da yerle bir oldu. Deprem bölgesinde sanayi tesisleri başta olmak üzere iş yerleri de çöktü. Kentin ekonomisine can suyu olan fabrikalar da bundan nasibini aldı. Bu satırların yazarı da bir depremzededir ve depreme Kahramanmaraş’ta yakalandı. Kahramanmaraş; edebiyatın ve şiirin başkentidir. Şehirlerin kimlik ve ruhu vardır. Kahramanmaraş’ında kimlik ve ruhu, edebiyatı ve yetiştirdiği değerli insanlardır. 

Bir kültür kenti olan Kahramanmaraş’ın öncelikle kimliğinin ve hafızasının ayağa kaldırılması gerekiyor. Ancak depremin ardından 5 ay geçmesine rağmen şehirde henüz gözle görülebilir bir iyileşme ve normale dönme emaresi yok. Kenti ziyaret eden bakanlar, deprem bölgesine bagajları boş geliyorlar. Hamasetle ve sloganla şehirleri ayağa kaldıramazsınız. 

Hem şehirleri ayağa kaldırmak ve normale döndürmek sadece enkazları kaldırmak ve beton binaları dikmekten ibaret değildir. 

Deprem bölgesinde güçlendirme ve yerinde dönüşüm projesi çok önemlidir. 

Devletin yetkililerinin ve Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının, depremin ilk günlerinde orta hasarlı binaların da yıkılacağını söylemesi; vatandaşı yanlış yönlere kanalize etti. 

Nasıl olsa orta hasarlılar da yıkılacak” denilerek ağır hasarlı binaların içleri boşaltıldı, kapı ve pencerelerine varıncaya kadar söküldü. 

Ancak ilerleyen günlerde yapılan tespitlerde ağır hasarlı binaların dahi orta hasarlıya dönüştürülüp güçlendirme kararı açıklanınca, depremzede vatandaşlar ne yapacağını bilemez oldular. Şimdi hem güçlendirme maliyeti ve hem de vatandaşın konutlarına kendi eliyle verdiği zararların bilançosu söz konusudur. 

Yerinde dönüşümde fay hattına ve sıvılaşma zeminine konut yapılamayacağı ifade ediliyor. 

Önceden yapılan konutlara dokunulmayacağı, yeni yapılacak binalarda bu kararın uygulanacağı bildirildi. Deprem bölgelerinde yaptığım araştırmalarda çadır hayatının tamamen bittiğini ve konteyner da yeni bir yaşamın başladığını gördüm. Bir yandan da kalıcı konutlar ve köy tipi evler hızla yükseliyor. Bu konutların mimarisi, kat adedi ve yapıldığı zeminler elbette tartışılabilir. Ancak şunu ifade edeyim ki,  Türk devleti depremzedelerin yaralarını sarmada ve konutların hızlı bir şekilde yükselmesinde takdire şayan işler yapmıştır. Yazımın başında da ifade ettiğim gibi, kentin normale dönmesinde sadece bunlar yeterli değildir. 

Kahramanmaraş’ta ticaret ve sanayi çok önemli bir lokomotiftir. Bu sektör depremde % 40 yara aldı. Var olan sanayi fabrikalarının % 30’u sağlam. Ayakta kalan fabrikalar ise % 40 kapasite ile çalışıyor. Görebildiğim kadarıyla Kahramanmaraş’ın inşaat sektöründe en önemli eksikliği; vasıflı elemanın ve teknik kadronun yeterli olmayışı. Kentte usta yok, olanlar da işleri yetiştiremiyor. Daha 30 binin üzerinde yıkılacak bina var. Sektör sahipleri sigorta ve kasko ile sorun yaşıyorlar. Sigortacıların sektör sahiplerine teklif ettiği paralarla; bırakın fabrikaları ayağa kaldırmayı, o fabrikaların enkazını dahi kaldıramazsınız. Sigortalar, deprem görmüş fabrikayı tekrar sigorta yapmıyorlar. 

Yenisini alacaksın diyorlar, sektörün ise yenisini alacak ya parası yok, ya da zamanı. 

Kahramanmaraş tekstil ve metal mutfak eşyalarında dev ihracat yapan bir şehirdi. Yaklaşık 142 ülkeye ihracat yapan şehrin Türkiye ekonomisine çok büyük katkısı vardı. Bu fabrikaların durmasıyla hem ihracat rakamları geriledi, hem de pazar alanında daralma oldu. 

Türkiye’nin % 35 tekstilini üreten Kahramanmaraş, çelik ve altın sektöründe de öncü şehirler arasında yer alıyordu. Altın sektöründe İstanbul’dan sonra Türkiye’de 2’nci sırada yer alan kentin altın üretiminin yapıldığı kuyumcu kent depremden büyük zarar gördü. Oysaki yapı daha birkaç yıl önce hizmete açılmıştı. Doğu kent diye bilinen bölgeye inşa edilen Kuyumcu Kent, fay hattının geçtiği zemine inşa edildi. Tekstil, metal mutfak eşyası, çelik ve altın sektörünün bir an evvel ayağa kaldırılması elzemdir. Bu bölgede üretimi tekrar eski gücüne ulaştırabilmek için, sektör sahiplerinin desteklenmesi gerekiyor. İplik üreten Kahramanmaraş, aynı zamanda birçok ilin hammaddesini de üretiyordu. 

Deprem bölgesinde sektör sahiplerinin banka borçları ve devleti olan sigorta sigorta borçları ötelendi. Kredi kartları, ev taksitleri, araç taksitleri, elektrik ve doğalgaz borçları ertelendi. Bu ayın sonunda ödemeler başlayacak. 

Peki, üretim bantlarını harekete geçiremeyen, üretemeyen insanlar bu borçlarını nasıl ödeyecekler? Bu yönde yeni bir yapılanmaya gidilecek mi? Sektör sahipleri, “bizlere para verin, sonra da unutun” demiyorlar. Aksine çalışmak ve üretmek istiyorlar. Üreterek borcunu kapatmak isteyen iş adamına yardımcı olalım.  

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Mehmet saygaz

Çok güzel tespitler. Teşekkür ediyorum

ERZINCANLI.

Abdullah bey,Insaallah Reisin verdigi söz tutulur.Ama zaman azaldi.Sahsi düsüncem;Bürokratlardan olusan hükümetin basarili olmasi cok zor.Devleti Milletin secdigi Insanlar yönetir.Türkiyede bürokratlar sifirdir.Hep düsünüyorum da kaymakamlar ve Valiler nicin vardir?Oturduklari yerin adi makamdir Is yeri degil.Öteki kurumlari siz tasavvur edin.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23