• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
TÜM YAZILARI

CHP’nin ideolojisi

29 Mayıs 2023
A


Abdullah Şanlıdağ İletişim: [email protected]

 

Karşımızdaki insanın düşüncelerine katılmamak ayrı, aşağılamak ayrı bir şeydir. Düşünceye katılmamak ile aşağılamak arasındaki çizgiyi korumak zorundayız. Mesela ben dindar bir adamım, Müslümanım. Seküler düşünceyi eleştirebilir, onlar gibi düşünmeyebilirim. Laik, Kemalist, seküler veya ateist birisi de benim gibi düşünmeyebilir. Ama benim onu, onun da beni aşağılama, ötekileştirme ve yok sayma lüksüm yoktur. Hangi dinden, ideolojiden olursan ol, senin oyunla çobanın oyu eşittir. Mesele bu kadar basit. Denize şort, mayo ile girenle, donla girenin hakları da eşittir. Köyünde dereye ve ırmağa donla giren adamın şehirdeki taşıyıcı kültürü aşağılanamaz. Al eğit ve müspet yönde dönüştür. Sürünün peşinden giden çobanı, mahallenizi temizleyen çöpçüyü hakir göremezsiniz. Hepimiz bir çarkın dişlileriyiz. Ben oy vermeyi itikadi bir mesele olarak görmüyorum. Benim onaylamadığım bir liderin partisine oy veren dinden çıkmaz. Bunu bir defa kafamıza sokmamız gerekiyor. Ak Parti’ye oy verdi diye depremzedeye verdiği iyiliği başa kakan bir iradenin sağlıklı ve insani olduğu söylenemez. 

İyiliği menfaate odaklamak, zaten başlı başına sıkıntılı bir davranış. Millet ittifakına oy verecek olanlar da bu ülkenin vatandaşı ve kardeşimizdir. Eleştiri hakkınız, onu aşağılamanızı gerektirmiyor. Kendinizi bütün hata ve günahlardan ari görüp, karşınızdakine bütün olumsuz faturayı yüklemek insani ve vicdani değildir. 

Gücünüzü; alttakileri ezmek için kullandığınızda zalim olursunuz. Sürekli mazlumu kollayınız. Zalim, babanız da olsa karşısında olunuz.

Üst kattaki sefa alt kattaki fakirlik ve cefadan bihaberse, o toplumdan adalet beklenemez. Ben düşünüyorum da bizlerin Refah Partisi’nden beri dava olarak gördüğümüz şey, aslında lider için güç olgusundan başka bir şey ifade etmiyor. Ne davası kardeşim, atı alan Üsküdar’ı geçiyor. Sağcılık da solculuk da hikâye. Merkez partileri de dahil hepsini milliyetçi ideoloji kuşattı. Daha doğrusu ideolojinin alayı hikâye. Alt kattaki çalışıp eziliyor, üst kattaki sefasını sürüyor.

FANİ DÜNYA..

Şu fâni dünyaya ne güçlü liderler, imparatorlar gelip geçti. İnsanoğlu; kendisine biçilen ömür içerisinde rolünü oynayıp göçüp gidiyor. Önemli olan, şu gök kubbede hoş bir sada bırakabilmek. Şahsen ben Erdoğan’ın bazı sivri çıkışlarının dışında otoriter ve diktatör olduğuna hiç inanmadım. Aksine; kalbi yumuşak, istişareye önem veren, yerine göre dinlemesini bilen bir adamdır Erdoğan. Birine bir yetki veriyorsunuz, iki günde güç sarhoşluğuna kapılıyor. Değişip dönüşüyor, telefonlarınıza dahi bakmıyor. Küçük dağları ben yarattım formatına bürünüyor. Velhasıl hayat gelip geçiyor. 

Bunları ifade ettikten sonra, Kılıçdaroğlu ile bambaşka bir kimliğe bürünen CHP konusuna gelmek istiyorum.

Bu topraklarda CHP’nin sittin sene iktidar olamayacağını savunanlardanım. Ben Kılıçdaroğlu’nun yerinde olsam, Erdoğan karşısında tüm marjinal grupların desteğiyle yüzde 45’lik bir oy oranıyla ilk rauntta yarıştan çekilirdim. CHP kurmaylarının tamamında bir akıl tutulması var. CHP’nin geçmiş sicili çok bozuk. Bir asırlık bir parti 1950’den sonra ciddi manada iktidar olamadı. Bunun sosyolojik sebeplerini irdelemek yerine, sürekli mazlum millet sorgulandı; vesayetçilerden, yabancı sermayeden ve demokrasi dışı yollardan çare arandı.  CHP’de Türk siyasetini yönlendirecek omurga ve vizyon yok. 

CHP’nin ideolojisi seküler ve Kemalisttir. Kılıçdaroğlu ile CHP ideolojisi zahirde sosyolojik gerçekliği fark etmiş görünse de, partinin tabanında ve eski kuşaklarda bu değişim karşılık bulmamıştır. Seçmen, reddi mirasa sıcak bakmadı. Aslında CHP için tek çıkar yol, reddi miras yapıp milletin dini ile barışmaktır. Sadece Erdoğan’ı devirmek için bir araya gelen 7 kafadar, CHP’den nemalandılar. Birinci turdaki yakalanan yüzde 45’lik oy oranını CHP’ye mal etmek haksızlık olur. CHP’nin kemik oyu yüzde 25’tir. Bugünden itibaren CHP’de yaprak dökümü başlar. CHP’nin yaşamasını istiyorsanız, öncelikle partiyi Atatürkçülük, Kemalizm ve darbe kalıntılarından kurtarmanız gerekiyor. Her şey değişip dönüşüyor. Artık CHP de kendisini yenilemek ve çağa uydurmak zorundadır. 

Erdoğan, “siyasetin limanı ahlaktır” der. Tüm il başkanlıklarında bu sloganın olduğunu biliyorum. Başta Ak Parti olmak üzere Türk siyasetine yön verme niyetinde olan tüm partilerin öncelikle ahlak konusunda kendilerine çeki düzen vermeleri gerekiyor. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Merhaba

????????????????????????????????????????

Muhtar

Kılıçdaroğlu’nun işin başlarında ‘sosyolojik gerçekliği fark etmiş görünmesi’ çok dikkat çekmişti. Bu durumun önemli bir hal alacağını, CHP için çok gerekli olan bir devrim, bir değişim şekline ulaşabileceğini, bu sayede onlarca yıl göremedikleri başarılara gidebileceklerini düşündürdü. Devam edemedi, cıvıtıldı,iş yine bildik yönlere dönüştü. Bence CHP’nin kurmayları son paragraflarınızı ev ödevi olarak incelemeli. Kendileri bilir.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23