• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
TÜM YAZILARI

Afete maruz bölge

20 Şubat 2023
A


Abdullah Şanlıdağ İletişim: [email protected]

 

Kahramanmaraş merkezli peş peşe 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki iki büyük deprem, Türkiye’yi derinden sarstı. Artçı depremler devam ediyor. Deprem bölgesinde,  enkaz üzerinde arama kurtarma çalışmaları çok yoğun bir şekilde devam ediyor.

Yaşadığımız deprem kimseyi kimlik ve inancına göre ayırmadı. İlk olarak Pazarcık ve sonrasında Elbistan merkezli depremle can evinden vurulduk. Depremin ne zaman meydana geleceği konusunda hiç kimse tarih veremez. Vakit ve saatini Allah bilir. Ancak konunun uzmanları, Doğu Anadolu Fay Hattı’nın Kahramanmaraş’tan geçtiğini ve bu bölgede 5 asırdır büyük bir deprem yaşanmadığı konusunda sürekli uyarılarda bulundular. Bunun anlamı şuydu: “Ey Kahramanmaraş halkı, ey yetkili merciler, bu bölgede müthiş bir birikmiş enerji var. Bu fay kırılmadıkça rahat etmez. Dolayısıyla şehirleri inşa ederken veya mevcut şehirlerde kentsel dönüşüm projesini hayata geçirin. Deprem yönetmeliğine harfiyen uyun.”  

Bununla da yetinilmedi, Valilikle AFAD’ın birlikte hazırladığı 2020 tarihli bir “Kahramanmaraş Afet Risk Azaltma Planı” uygulandı. Kurumlarda bilgilendirici toplantılar, tatbikatlar yapıldı, broşürler dağıtıldı. Mükemmel bir plan ve projeydi. Her şey kağıt üzerinde güzel duruyordu. Planda ana nirengi noktası şuydu: “Şehirde meydana gelebilecek afetlere hazır olmak, bu afetlerin risklerini azaltmak ve uyum sağlamak amaçlı 213 eylem belirlenmiştir.”

Afete Maruz Bölge (AMB) Kararı alınmış olan alan içerisindeki binalar ile önceden tahliye kararı alınmış ancak içerisinde halen ikamet edildiği tespit edilen hasarlı ve riskli binaların tahliye edilmesi gerekiyordu. Söz konusu konutlar tahliye edildi mi? Riskli binalar tespit edilip derhal tahliyesi sağlanmış olsa, belki de bu kadar can kaybı yaşanmazdı. Fay hattında dikey mimariye izin verilmemeliydi. Japonya’da 9 şiddetindeki deprem hiçbir şey yapmıyor. Raylı sistem sayesinde hiç kimse endişe duymuyor. Bizde ise zemin çürük, bina çürük, üstelik bir de fay hattındayız. Tüm bu olumsuzluklara bir de dikey mimariyi eklediğimizde asrın felaketi kaçınılmaz oluyor. 

Binalarda kullanılabilecek en düşük beton kalitesi C25’miş. C40’a kadar yükseliyormuş bu oran. Peki, bizim betonlarımızın kalitesi nedir? Geçen bir TV muhabiri alanda sunum yaparken, enkazdan kum alıp çözeltisinin çok hızlı olduğunu anlatmaya çalışıyordu. İnşaatçı ve deprem uzmanı değilim. Bildiğim kadarıyla inşaatlarda deniz kumu kullanılıyor. Bu bölgede de illa kullanılmıştır demiyorum. Lakin deniz kumunun içindeki tuz çimentodaki kireçle reaksiyona girip betonu gevşettiğini biliyorum.

Müteahhitleri tutuklamak çözüm mü? Tek suçlu onlar mı? Riskli binaları tahliye etmeyen, sağlam olmayan zemine inşa edilen çürük binalara ruhsat verenler, denetim firmaları ne iş yapar? Madem müteahhitler Deprem Yönetmeliğine uymayarak çürük bina yaptıysa, yetkililer ne güne duruyordu? Sağlam zeminde, sağlam binalar yapıldığı takdirde can kaybı yaşanmaz. Hani hep söylüyoruz ya, “deprem değil binalar öldürüyor” diye. Kendi ihmallerimizi Allah’a yükleme hastalığından kurtulalım. Allah, kullarından tedbir almasını istiyor. Coğrafya kaderdir ama tedbir alınmaksızın yaşanan deprem, kader değildir. 

1939 Erzincan, 1999 Gölcük depreminden ders almadık. Umarım Kahramanmaraş depreminden tüm insanlık dersini alır. Artık deprem kültürünün toplumda yaygınlaşması ve depremle yaşamaya alışmamız gerekiyor.

“Maraş depremi, göz göre göre 

geliyorum” dedi..

Kaç kişi donarak öldü soğuktan, kaç kişi öldü açlıktan, kaç kişi öldü beton darbesinden? Ölenler senin, benim çocuklarım.. Ne kadar para lazım yıkılan şehirlerimizi ayağa kaldırmak için? Peki, bu can kayıplarını yaşamadan binalarımızı sağlam zemine, sağlam bir şekilde yapsak olmaz mı? Raylı sistem pahalı diyoruz. İnsan hayatı ucuz mu?

Sevgili dostlar, tehlike geçmiş değil. Artçıların devam edeceği söyleniyor. Asıl tehlike ise Elazığ ve Bingöl fay hattıdır. “Depremi yaşadık, atlattık, ölen öldü, kalan sağlar bizimdir” diyemeyiz. Türkiye, deprem kuşağında yer alıyor. Faylar Doğu Anadolu Fay Hattı’ndan ibaret değil. Depremle yaşamaya alışsak iyi olur. Nasıl mı? Sağlam zemin, sağlam bina ve sağlam denetim mekanizmasıyla..

Suriyeli depremzedeler

Suriyeliler Hatay’ı ele geçirecek korkusunu yayarak algı oluşturanlar, Suriyeli mültecilerin Türk komşularını enkazdan kurtarmak için canlarını ortaya koyduklarını görmezden geliyorlar. Suriyeli mültecilerin büyük çoğunluğu depremzede oldu. Yüzlerce Suriyeli hayatını kaybetti. Depremin vurduğu illerde Türkiye’nin en kalabalık Suriyeli nüfusu yaşıyor. Suriyeli mültecileri istemeyen, “bunların ülkemizde ne işi var, neden ülkelerinde kalıp savaşmıyorlar?” diyenler, şimdi yaşadıkları şehirleri terk ediyorlar. İnsanın kınadığı şey başına geliyormuş. Depremzedelerin yaşadıkları kentleri terk etmelerini şahsen ben eleştirmiyorum. Suriyeli mültecilerin savaştan kaçarak ülkemize sığınmaları ne kadar doğalsa, asrın felaketi Maraş depremine maruz kalanların da diğer illerimize göç etmeleri o kadar doğaldır.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Pazarcıklı Pallo Hasan

Sayın hatip'in temas ettiği konular çok doğru ancak orada bir özeleştiri yapmamız lazım Kahramanmaraş büyükşehir belediyesi yıllardan beri kentsel dönüşüm yerinde dönüşüm veya hatta binalardaki kalite farkındalığı ile ilgili herhangi yeni bir şey katmadı Bu depremde görülmüştür bununla ilgili bu işin mütesebleri belediyeye nezdinde yasalar nezdinde öngördüğü denetim firmaları yasal cezalarını almaları lazım ve bunların da çarşaf çarşaf insanlara duyurulması lazım bu memlekette insanları göz göre göre ölüme terk edenler cezasız kalmaması lazım yarından tezi yok Kahramanmaraş büyükşehir belediyesi Kahramanmaraş merkezinde ve ilçelerinde envanter çalışması ( bina etütleri zemin etütleri dayanım testleri ücretsiz bir şekilde vatandaşı bilgilendirmek için ) yapması lazım resmi binalar zemine tütleri ve yıkılması icap eden binaları kentsel dönüşüm denir yerinden dönüşüm denir yani adını ne koyarlarsa koysunlar çözmeleri lazım

BİLİRMİ

cemil erkezer CADIR EKSİ 20 DERECEDE ISITILA BİLİNİRMİ
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23