Zilletinki muhalefet değil düpedüz ihanet
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Kurdukları kirli ittifak sayesinde iktidar hayali kuran ve her meselede siyasi çıkar elde etmek için iğrenç senaryoları devreye sokan CHP ve avanelerinin bir yalanı daha ellerinde patladı. Geçtiğimiz hafta ekonomiye ilişkin eleştirilerde bulunarak “Alacaklılar dayansa kasada (Hazine’de) para yok” diyen CHP Sözcüsü Faik Öztrak, önceki gün asgari ücrete ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Kasada 500 milyardan fazla para var” sözleriyle hem kendini yalanladı hem de görülmemiş bir çarka imza attı.
Son iki yılda eşi benzeri görülmemiş şekilde artan döviz talebini karşılayan Merkez Bankası’nı, kasadaki 128 milyar doları buhar etmekle itham eden CHP ve avaneleri şimdi de hazinenin tıka basa dolu olduğunu söyledi. Geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada ekonomiye ilişkin eleştirilerde bulunarak, “Alacaklılar dayansa kasada para yok” diyen ve Merkez Bankası’nın kasasındaki paranın buharlaştığını iddia eden CHP’nin sözde ekonomist sözcüsü Faik Öztrak, önceki gün asgari ücrete ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Kasada 500 milyardan fazla para var” diyerek görülmemiş bir çarka imza attı.
Anında çark ettiler
Tek ortak paydaları Başkan Erdoğan liderliğindeki AK Parti iktidarını devirmek olan zillet paydaşları, ülke ekonomisini yıpratmaya yönelik ihanete varan söylemlerde bulundu. Daha önceki konuşmalarında, “Alacaklılar dayansa kasada para yok” diyen 2001 krizinin baş sorumlularından CHP sözcüsü Faik Öztrak, önceki gün yaptığı açıklama hazinenin kasasında, “500 milyardan fazla para var” dedi. Zilletin uydurduğu “128 milyar dolar buhar oldu” yalanına sarılan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da, “Merkez Bankası’nda kendisine ait 1 cent dahi yok. Bu para dışarıdan alınıp getirilip, kasasına konan para” diyerek, eşi görülmemiş bir skandala imza atmıştı.
Ekonomi zilletin hedefinde
Türkiye’nin mega projelerine imza atan müteahhitlere adeta savaş açan CHP lideri Kılıçdaroğlu, “İktidara gelirsek projeleri durduracağız, ödemeleri yapmayacağız” diyerek yabancı yatırımcıyı tehdit etti.
İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener de, “İktidar değişiyor. Demedi demeyin, 1 kuruş alamayacaksınız, ödemeyeceğiz” diyerek Kanal İstanbul ihalesine girmeyi düşünen yerli-yabancı şirketleri tehdit etti. İyi Parti’nin spekülatörü Durmuş Yılmaz, dolar 18 liradan 14’e düşünce “Bu fiyat geçici, yine yükselecek, bu bir alım fırsatı” diyerek, yandaşlarına döviz almaları tavsiyesinde bulundu.
Oy için yalan söylediler
Konuyla ilgili Akit’e konuşan Ekonomist Necmettin Batırel, şunları dile getirdi: “Milletimiz her şeyi görüyor. Muhalefet, hiçbir rakama dayanmayan, tamamen kulaktan dolma bilgilerle hükümeti yıpratmaya çalışıyor. Merkez Bankası’nın rakamları ortada. Herkese açıklanıyor. Bilançolar ortada, gelirler giderler ortada. Bu rakamları neden yanlış göstererek kendine bir puan kazanmayı hedefliyorsun. Hem 53 milyar dolar açık var diyorlar, hem de kasada 500 milyar para var diyorlar. Bu tutarlı değil. Bu söylemler, CHP’ye büyük puan kaybettiriyor. CHP’nin gerçekten çok tutarsız bir muhalefeti var. Ekonomide hiçbir şey ortaya koyamadı.
Bu muhalefete güvenilmez
“Maazallah iş başına gelseler, hangi önlemi alacaklar, enflasyonu nasıl düşürecekler belli değil. CHP şu anda Türkiye’de zayıf bir muhalefet yapıyor. Bunu herkes görüyor. İnsanların, yapılan açıklamalara itibar edeceğini sanmıyorum. Tam tersi bu tür açıklamalar, onların güvenilmez olduğunu ortaya koyuyor. Geçen sene Kılıçdaroğlu da aynı şeyi yapmıştı. Ülke savaşa girse kasada bir centi bile yok dedi. Şimdi de, ağzına kadar para var diyorlar. Muhalefet bundan sonra doğru bir şey söylemeye kalksa, acaba hangisi doğru sorusuyla karşılaşacak. Acaba bunlar yine na yalan söyleyecekler.”
Söylenecek tek söz: Hainlik
Ekonomist Dr. İsmail Çapak ise, şu değerlendirmede bulundu: “Pandemiden ve savaştan dolayı bütün dünyanın zora düştüğü böyle bir ortamda yapılan muhalefete söylenecek tek söz hainlik. Buna benzer söylemleri muhalefet sürekli yapıyor. Durmuş Yılmaz da Ali Babacan da, ülkenin iflasın eşiğinde olduğunu söylüyor. Bu yorumları yapanlar asla iyi niyetli olamaz. Ben bunlara hiçbir şey söylemek istemiyorum. Çünkü devletin borcu da yok burada. Dış borçların çoğu özel sektörün, bankacıların. Ülke moratoryuma gidecekmiş gibi söylemlerde bulunuyorlar. Sonra da dönüp kasa tıka basa dolu diyorlar. Yazıklar olsun diyorum. Benim yorumum budur.”