• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Zilletin ‘Suud’ dansözlüğü

Hukukçular ve gazeteciler, 4 yıl boyunca yürütülen yargılama neticesinde suç aletlerinin tespit edilemediği, cesedin bulunamadığı, zanlıların ifadelerinin alınamadığı dosyanın asıl muhatap olan Suudi Arabistan makamlarına devredilmesinin olağan usûl olduğunu belirttiler.

Yeniakit Publisher
2022-04-09 09:16:00 -
Zilletin ‘Suud’ dansözlüğü

YAVUZ SELİM  İSTANBUL

Türkiye’nin hayrına olan her şeye karşı çıkıp, aleyhimizdeki hadiselere sıkı sıkı sarılan Zillet İttifakı, çirkin yüzünü Cemal Kaşıkçı olayının 4 yıllık serüveninde de gösterdi. Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’nda 2 Ekim 2018’de yaşanan hadisede kaybolan Suud vatandaşı Kaşıkçı’nın öldürüldüğü iddiasıyla nişanlısı Hatice Cengiz’in şikayetiyle başlatılan davanın Türkiye aşaması neticelendi. 4 yıl yürütülen yargılama neticesinde suç aletlerinin tespit edilemediği, cesedin bulunamadığı, konsolosluk dışında faillere suçüstü yapılamadığı, zanlıların ifadelerinin alınamadığı dosya devam ettirilmek üzere asıl muhatap olan Suudi Arabistan makamlarına devredildi.

Suudi toprağı sayılan konsoloslukta yaşanan olay dosyasının Suud makamlarına aktarılması, muhalefet tarafından tuhaf söylemlerle eleştirildi. Suudi mülkü olan yerdeki hadise ilk yaşandığı süreçte “Kaşıkçı Suud vatandaşı”, “Biz olayda neden tarafız”, “Suud ambargosu ülkeyi sıkıntıya sokar” itirazları yükseltip, Türk yargısının yanında yer almayan Zillet zihniyeti, dosya normal prosedür işletilerek Suudilere devredildiğinde “Kaşıkçı’yı verip kepçeyle alacağız”, “İnfazdan cezasızlığa gidilen dört yıl”, “Ve dosya kapandı” gibi manşetler atarak dansöz gibi kıvırdı. Konuya ilişkin Akit’e konuşan hukukçular Türkiye’nin işlettiği prosedürün doğru ve haklı olduğunu söylerken, gazeteciler Zillet muhalefetinin tavrının tutarsızlığına dikkat çekti.

Türkiye'yi zora sokmak istiyorlar

Gazetemiz Akit’e konuşan Hukukçular Derneği Temsilcisi Av. Latif Cem Baran, kararın milletler arası hukuka uygun olduğuna vurgu yaptı. Avukat Baran, “Olayın yaşandığı yer Suudi Arabistan toprağı. Öldürüldüğü iddia edilen, kaybolan şahıs Suud vatandaşı. Öldürdüğü iddia edilen şahıslar Suud vatandaşları. Dolayısıyla milletler arası hukuk açısından bakıldığında olayın Türkiye Cumhuriyeti devleti ile alakası yoktur. İddia edilen bu vaka Türkiye topraklarının herhangi bir yerinde işlendiği iddia edilmiş olsa ülkemiz hukukun gereğini elbette yapar ve sonuna kadar giderdi. Ancak kişiler, taraflar ve olay yeri olarak bakıldığında bu karararın milletler arası hukuk açısından doğru ve hukuka uygun olduğu bariz şekilde bellidir” dedi.

Türkiye ile Suudi Arabistan arasında birçok hukuki anlaşma olduğunu, bunları bilmeden, incelemeden ahkam kesmek doğru olmayacağını ifade eden Baran, olayın tamamının değerlendirildiğinde adaletin aldığı kararın doğru ve yerinde olduğunun altını çizdi. Baran, muhalefetin tavrını şu sözlerle yorumladı: “Bunun üzerinden devleti ve adalet mekanizmamızı yıpratmaya kalkmak siyaset veya muhalefet değildir. Muhalefet yapmak demek Türkiye’nin bütün kurmlarını yıpratmaya çalışmak demek asla değildir. Türkiye’yi uluslararası platformlarda zor duruma sokmak ve zarara uğratmak adına yapılan girişimlerdir.”

Muhalefet asıl suçluyu gizliyor

Gazeteci Yazar Şükrü Sak, Kaşıkçı hadisesinde esas failin Batılı ülkeler olduğunu, muhalefetin bu sebeple yaygara kopardığını söyledi. Gazeteci Sak, “Muhalefetin, sırf gürültü çıkarma adına ‘davulcu kafası’ ile bu cinayet üzerinden yaptığı yorumlar çok ilkel ve tutarsız. Kaşıkçı cinayetini, nasıl gerçekleştiğini, neler yaşandığını bütün dünya Türkiye’nin başarılı istihbarat bilgileri sayesinde öğrendi. Eğer Türkiye’nin bu başarılı çalışmaları olmasaydı tüm dünya; Suudi’lerin ‘Kaşıkçı’nın konsolosluktan birkaç saat içinde çıktığına’ dair yaptığı açıklamaya inanacaktı. Türkiye, bu cinayet konusunda en insani/vicdani ve hukuki tavrı göstermiştir. Yaşanan gelişmeler sonrası dosya Suudi Arabistan’a devredildi. Ne yapacaktı yani, Suudi Arabistan’a savaş mı ilân edecekti?” dedi. Türkiye’nin bu olayda elinden geleni yaptığını kaydeden Sak, şöyle devam etti: “Kaşıkçı cinayetinde bir suçlu aranacaksa, asıl suçlu Batı’dır. Bu cinayet karşısındaki tavır ve tutumları, bütün belge ve deliller ortaya konulmuş olmasına rağmen iğrenç bir ikiyüzlülük örneği oldu. ‘Susmaktan’ başka hiçbir şey yapmadılar! Bu konuda laklak yapan muhalefetin öncelikle görmesi gereken budur. Muhalefetin bu konudaki kuru gürültüsü belki de bu konuda ‘asıl suçlu’ olan Batı’yı temize çıkarmaktır!”

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Myavuz

Elcilikler hangi ülkenin ise o ülkenin mülkü oluyor. Cinayet Suudi Arabistan elciliginde işlendi. Yani Suud toprağında. Ancak suçun işletmesinde elcilgin dışından yardı yataklık yapan olursa Türk Mahkemeleri onları yargılanabilir. 4 senedir yapılan adlı işlemlerde cinayete yardım yataklı yapan tesbit edilemedi. Cinayet elçilik mensubu veya diplomatik dokunulmazlığı olanlar işledi. Hukuken yapılabilecektir yapıldı. Muhalefet dürüst davranmıyor.

yavuz selim

bizimkiler çok tutarlı değil mi paçalarından sızıyor...
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23