Zillet yalanın karargâhı
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Seçime 9 ay kaldığı halde hâlâ bir ortak aday belirleyemeyen, proje üretmek yerine trolleriyle kirli algı tiyatroları sahneleyen zillet ittifakı, yalanın karargâhı haline döndü.
Her meselede siyasi çıkar elde etmek için kirli mizansenlere imza atan ve açlık algısı oluşturarak oy avcılığına soyunan zillet ittifakı, ajans işi prodüksiyonlara hız verdi. Yalan ve algı operasyonlarıyla 2019 yerel seçimlerinde göstermelik bir başarı elde eden ve İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyükşehirleri ele geçiren zillet paydaşları, 2023 seçimleri öncesi benzer senaryoları İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener üzerinden sahneliyor.
Yeni yalan üretim merkezi İP
Seçime 9 ay kaldığı halde henüz ortak aday belirleyemeyen muhalefet, proje üretmek yerine devreye soktukları trolleriyle, parti teşkilatlarıyla ve yöneticileriyle ajans işi prodüksiyonlara hız verdi. Yalanda CHP ile yarışan ve birçok mizansene imza atarak açlık algısı oluşturmaya çalışan Akşener’in başrolünü üstlendiği bir şov daha alay konusu oldu. Ankara Etimesgut’ta gerçekleştirdiği ziyaret sırasında Akşener’in yanına yaklaşan ve “Açım, ölüyorum, perişanım” diyerek dert yanarak geçinemediğini söyleyen Nurgül Sipahi adlı kadının İP üyesi olduğu ve parti teşkilatlarında boy boy fotoğraflar çekindiği belirlendi. 4 bin lira maaş aldığını ve bunun 2 bin lirasını kiraya verdiğini söyleyerek, “Şimdi bana söyle; aidat mı vereyim, elektrik mi vereyim, su mu vereyim, ne yiyeyim? Ne olur bizi kurtarın. Biz ölüyoruz, açız, aç. Emekliyiz. Ben yaşamak istiyorum. Perişan olduk” diyen Sipahi’nin sözlerinin gerçeği yansıtmadığı ve İP’li tiyatrocunun 2 adet dairesinin olduğu öğrenildi.
Başrolde Akşener var
Akşener’in başrolde olduğu mizansen, akıllara muhalefet eliyle sahnelenen ve halkı aldatmaya yönelik ajans işi kirli tiyatroları hatırlattı. Akşener’in millete söylediği yalanlardan bazıları şöyle:
İP Başkanı Meral Akşener’in kürsüye ‘kebapçı’ diye çıkardığı kişinin, CHP Gölbaşı Belediye Meclis üyesi adayı İbrahim Çetinkaya olduğu anlaşıldı.
Silivri ziyareti sırasında karşılaştığı(!) ve “Evden çıkamıyorum, ağlıyorum” diyerek dert yanan Ensar Kaşçıoğlu’nun İYİ Parti Kartal İlçe Başkanlığı’nda görevli olduğu belirlendi.
‘Barınamıyor’ denilerek İP kürsüsüne çıkarılan Hacettepe Üniversitesi öğrencisi Deniz Barış Çatal’ın İtalya gezisinde çekildiği fotoğrafları ortaya çıktı.
Konya’da esnaf ziyareti yapan Akşener’in yolunu keserek “Ekonomi berbat, esnaf aç” diyen Yüksel Temur’un Konya’nın sayılı restoranlarından birini işlettiği ve milyonluk lüks araçları olduğu öğrenildi.
Akşener’in, kürsüde “işsiz genç” diye konuşturduğu Serhan Koray Çiftçi’nin lüks eğlence mekanlarında şatafatlı hayat yaşadığına ilişkin görüntüleri çıktı.
Hep rezil oldular
Akşener’in Hatay’da ziyaret ettiği kuyumcuda tezgah arkasına geçip, “Benim eşim 8 aylık hamile. Çocuğumun yarınlarını göremiyorum. 30 yaşındayım, susturulmaktan bıktım, artık konuşmak istiyorum” diyen Reşat Kayman’ın, Akşener’le birlikte gelen CHP Gençlik Kolları heyetinde yer aldığı belirlendi.
Erzurum’da “Geçinemiyorum. Bizim amacımız güzel bir hayat yaşamak. Emeğimizin karşılığını almak” dedirtilen Enes Can’ın, Kars’ın Sarıkamış ilçesinde yaşadığı ve İP’li yöneticiler tarafından ikna edilerek Erzurum’a getirildiği öğrenildi. Enes’in babası, “Öyle bir şey yok. Geçinebiliyoruz” diyerek tiyatroyu ifşa etti.
“Para yapmıyor” diyerek soğanlarını Meral Akşener’in önüne döken çiftçi Mehmet Bülbül’ün ise devletten her ay 5 bin TL aldığı ortaya çıktı.
Zillet algıdan medet umuyor
Zilletin rezil kurguları hakkında Akit’e konuşan Türkiye Adalet Araştırmaları Merkezi (TÜRKAD) Başkanı Avukat Mehmet Sarı, şunları söyledi: “Kendi kavgalarının derdine düşen 6+1 ittifakının Türk halkının önüne somut bir proje koyama şansı yok. Zillet ittifakı sadece belli kumpaslar üzerinden oluşturdukları senaryolar üzerinden siyasi çıkar elde etmeye çalışıyor. Bunları realiteymiş gibi sunarak kamuoyunda gündeme gelemeye çalışıyorlar. Fakat milletimizin bu düzmece ve kurgu senaryolara karnı tok. Muhalefet senaristlerini değiştirmeli. Meral Akşener sürekli aynı senaristle çalışıyor. Buradaki figüranlar açısından da çok üzüntü verici bir durum. Bu yalanların insanımızı suiistimal etmesi bir tarafa, kendi kurguladıkları yalanlarda rol alan elemanlarının sonradan doğrudan kendileri ile irtibatlı oldukları ortaya çıkıyor. Meral Akşener’in yaptığı kurgu ve senaryolara milletimiz yemiyor. Akşener’in yaptığı yıkıcı, yıpratıcı siyasetten Türkiye’ye hayır gelmez. Milletimiz kimin film, fırıldak çevirdiğinin net olarak farkında. Bu açıdan kimin bu işi yapacağını iyi biliyor. O sebeple Cumhurbaşkanı Erdoğan’a inancı tam, kararı net.”