Yeniakit.com.tr süresiz nafaka mağdurlarını dinlemeye devam ediyor: Yoksul ben miyim karşı taraf mı?
Süresiz nafaka mağdurlarından Hasan Kıyak, yaşadığı maddi ve manevi sorunlarını yeniakit.com.tr’ye anlattı. Kıyak, "Ben de asgari ücretle çalışıyorum. O da asgari ücretle çalışıyor. Ona aylık dört yüz lira nafaka veriyorum. Onun geliri otomatikman iki bin lira oluyor. Benim gelirim bin iki yüz liraya düşüyor. Şimdi yoksul ben miyim? Karşı taraf mı? " dedi.
Taha Emre Özdemir Ankara
27 yaşındaki Hasan Kıyak 2015 yılında bir evlilik yaptı. 8 ay evli kaldıktan sonra boşanma davaları başladı. Mahkeme sonuçlanıncaya kadar altı bin dört yüz lira ‘tedbir nafakası’ birikti. Bugüne kadar da aylık dört yüz lira ‘yoksulluk nafakası’ ödemeye devam etti.
Asgari ücretle çalışan Hasan Kıyak, maaşından kesilen dört yüz lira sebebi ile geçim sıkıntısı yaşıyor. Yeniakit.com.tr muhabiri Taha Emre Özdemir’e konuşan Kıyak, "Boşanmanın sıkıntılarını manevi olarak atlatmış olsamda maddeten rahatlayamıyorum" dedi ve yaşadıklarını şöyle anlattı:
2015 yılının Ağustos ayında evlendik. Yaklaşık sekiz ay kadar evli kaldık. Bazı sebeplerden dolayı anlaşamayarak ayrılmak üzere karşılıklı çekişmeli boşanma davası açtık. Asgari ücretle çalışıyorum. O zaman aldığım maaş bin iki yüz lira civarındaydı. Benden yoksulluk nafakası adı ile bin beş yüz lira nafaka talep edildi. Boşanma davası yaklaşık bir buçuk yıl sürdü.
Dava sonuçlanınca 6 bin 400 lira tedbir nafakası ödedim
Davanın sonunda aylık dört yüz liradan altı bin dört yüz lira tedbir nafakası ödedim. Bunun için kredi çektim. Boşanmamız gerçekleştiğinden beri de aylık dört yüz lira yoksulluk nafakası ödüyorum. Bin altı yüz lira maaş alıyorum. Beş yüz lira kadar kredi ödüyorum. Dört yüz lirada nafaka ödüyorum. Yaklaşık yedi yüz lira ile geçinmeye çalışıyorum. Manevi sıkıntıyı atlattım ama maddi sıkıntım devam ediyor. Tekrar yuva kurmak istiyorum ama yapamıyorum.
Takıların hepsi onda olmasına rağmen takı davası da açtı
Düğünümüzde yirmi bin lira kadar takı takıldı. Karşı taraf takı davası açtı. Kanunlara göre düğünde takılan takıların tamamı kadının sayılıyor. Benden aşağı yukarı kırk elli bin liralık bir takı parası talep ediliyor. Takıları zaten kendisi götürdü. Bir kısmını da harcadı. O ise; takıların tamamını elinden zorla alıp harcadığımı iddia ediyor. Ayrıca karşı tarafın hiçbir hakkı olmamasına rağmen resmi nikah tarihinden önce aldığım evden de hak talep ediliyor. Eve tadilat yaptığını söyleyerek haksız beyanda bulundu. Tadilat yapıldı fakat parasını ben ödedim.
Gariban ben miyim o mu?
Ben de asgari ücretle çalışıyorum. O da asgari ücretle çalışıyor. Asgari ücret şu an bin altı yüz lira. Ben dört yüz lira ona veriyorum. Onun geliri otomatikman iki bin lira oluyor. Benim gelirim bin iki yüz liraya düşüyor. Şimdi yoksul ben miyim? Karşı taraf mı?
Nafakayı intikam aracı olarak kullanıyorlar
Süreli ve hakkaniyetli bir yasa istiyoruz. Şu an nafaka alan insanların birçoğu bunu bir intikam aracı, bir sopa gibi kullanmakta. Nafaka bu değildir. Böyle bir hak da değildir.