• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Vehbi Vakkasoğlu: Evliliklerde yok haline geldi

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et

Akit TV'de Sabri Şahsuvar'ın sunumuyla ekrana gelen Söz Meydanı programına Eğitimci-Yazar Vehbi Vakkasoğlu konuk oldu. Vakkasoğlu programda "Evliliklerde artık manevi dayanak, kutsallık ve insanlık görevi yok haline geldi!" ifadelerini kullandı.

Akit TV ekranlarında yayınlanan Söz Meydanı programında, "Türk Aile Yapısındaki Değişim" ve "Gelecek İçin Nüfus Politikası Nasıl Olmalı?" konuları masaya yatırıldı. Programda konuk olan Hukukçu-Yazar Hayati İnanç ile Eğitimci-Yazar Vehbi Vakkasoğlu, modern çağın aile ve insan ilişkileri üzerindeki etkilerine dikkat çekerek önemli değerlendirmelerde bulundu.

"Malı sevdik, insanı Kullandık"

Programda konuşan Hayati İnanç, modern çağda insan ile nesne arasındaki ilişkinin tersine döndüğünü vurguladı. Meseleye medeniyet ve değerler penceresinden bakan İnanç, şu ifadeleri kullandı:

"Şimdi mal kullanılmak için, insan sevilmek için. Biz modern çağda malı sevdik, insanı kullandık. Kaos oradan çıktı galiba. İnsanı araç gibi görmeye başladık, istatistik konusu olarak ele aldık. Manevi veçhesini önce ihmal, sonra ihlal ettik."

İnsanın değerinin fiziksel bedeninden ziyade taşıdığı ruhta olduğunu belirten İnanç, medeniyetimizin insanı merkeze alan anlayışından uzaklaşılmasının toplumsal sonuçlarına dikkat çekti.


 

"Sadece maddi desteklerle çözülemez"

Nüfus politikaları ve evlilik teşvikleri üzerine değerlendirmelerde bulunan Eğitimci-Yazar Vehbi Vakkasoğlu ise devletin evliliği teşvik eden maddi adımlarını olumlu bulmakla birlikte, sorunun kökeninin yalnızca ekonomiyle açıklanamayacağını belirtti.

Avrupa ve Almanya örneğini vererek maddi yardımların tek başına yeterli olmadığını savunan Vakkasoğlu, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

"Eğer maddi kolaylıklar sağlayarak, para pul destekleri verilerek evlilik ve nüfus artışı olsaydı, başta Almanya ve Avrupa bunu çoktan başarırdı. Ne kadar yardım veriyor olurlarsa olsunlar nüfus geriye gidiyor. Sıkıntı gönül meselesi; manevi atmosferini ve ortamını hazırlayamıyorlar."

Evliliğin sadece bedeni bir ihtiyacın karşılanması değil; kutsal, yüce ve manevi bir sorumluluk olduğunu ifade eden Vakkasoğlu, günümüzde bu manevi dayanağın ve kutsallık algısının zayıfladığını dile getirdi.

Programda, güçlü bir toplum yapısının korunması için yalnızca ekonomik tedbirlerin değil, aile müessesesini destekleyecek manevi ve kültürel değerlerin de ihya edilmesi gerektiği vurgulandı.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep Aydın / Sosyal Bilimci

Modern Dünyada Evlilik Müessesesi ve İdeal Birlikteliğin Şifreleri! Yarım Asırlık Tecrübenin Işığında: Yaralanan Aile Yapısını Onaracak Altın İlkeler: Günümüz dünyasında toplumsal yapının en temel taşı olan evlilik müessesesi, ciddi bir dönüşüm ve yıpranma süreciyle karşı karşıya kalmaktadır. Eğitimci-Yazar Vehbi Vakkasoğlu’nun televizyon ekranlarında dile getirdiği, evliliklerde manevi dayanağın, kutsallığın ve insanlık görevinin giderek azaldığı yönündeki tespitler, modern çağın aile yapısında açtığı yaraları açıkça ortaya koymaktadır. Tüketim kültürünün ve bireysel hırsların ön plana çıktığı bu dönemde, evlilikler ne yazık ki sabırsızlığın ve tahammülsüzlüğün kurbanı olabilmektedir. Oysa bir ömür boyu huzurla sürdürülen köklü evliliklerin temelinde, modern insanın gözden kaçırdığı çok net ve sarsılmaz ilkeler yer almaktadır.İdeal bir evlilik, sadece iki bireyin resmi bir imza ile aynı evi paylaşması değil, ruhların ve emeklerin ortak bir değer etrafında birleşmesidir. Bu birliğin en güçlü taşıyıcı sütunu, hiçbir çıkar gözetmeyen, gösterişten uzak ve samimi bir sevgidir. Bu samimi sevgiyi koruyan ve ayakta tutan ise mutlak bir karşılıklı saygıdır. Sevgi hislerinin dönemsel olarak azaldığı anlarda bile saygı, evlilik kalesini ayakta tutan en büyük güvencedir. Ancak ideal bir evliliğin asıl gizli formülü, eşlerin birbirlerinin ailelerine ve yakınlarına karşı takındığı yapıcı tavırdır. Eşlerin birbirinin akrabalarını hiçbir şekilde yıkıcı eleştirilerin odağı haline getirmemesi, "senin annen bunu dedi, kardeşin şunu yaptı" gibi kısır ve yıpratıcı tartışmalardan tamamen uzak durması evliliğin etrafında çelikten bir koruma kalkanı oluşturur. Eşinin yakınlarına hürmet etmek, aslında doğrudan eşin kendisine duyulan saygının bir tezahürüdür.Sonuç olarak, evliliği sadece dünyevi bir birliktelik olarak değil, manevi bir emanet ve kutsal bir bağ olarak görmek gerekir. Kusursuz bir eş aramak yerine, birbirinin eksiklerini nezaketle örtebilmek ve insanlık görevini yerine getirmek evliliği kalıcı kılar. Yarım asrı aşan huzurlu evliliklerin sırrı da tam olarak burada yatmaktadır: Samimi bir bağ, sarsılmaz bir saygı ve aileleri koruyan bir nezaket dili. Bu değerleri rehber edinen evlilikler, zamanın yıpratıcı etkilerine karşı dimdik ayakta kalacak ve nesiller boyu örnek teşkil etmeye devam edecektir.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23