• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Ukrayna’da Kesin Barış Anlaşması Yapılana Kadar İşgal Altındaki Bölgelerin Korumasını ve Garantörlüğünü Türkiye Yapsın

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Ukrayna’da Kesin Barış Anlaşması Yapılana Kadar İşgal Altındaki Bölgelerin Korumasını ve Garantörlüğünü Türkiye Yapsın

Alper TAN 'Ukrayna’da Kesin Barış Anlaşması Yapılana Kadar İşgal Altındaki Bölgelerin Korumasını ve Garantörlüğünü Türkiye Yapsın' başlıklı bir yazı kaleme aldı.

İşte Alper Tan'ın kaleme aldığı o yazı;

Beşinci yılına giren Ukrayna-Rusya savaşı, insanlık tarihinin en kanlı modern çatışmalarından biri haline geldi. Milyonlarca insan öldü, yaralandı, sakat kaldı. On milyonlarca insan evinden, yurdundan oldu. Şehirler harabeye döndü, tarlalar mayın tarlalarına çevrildi, nesiller boyu sürecek travmalar oluştu. Bu, sadece iki Slav milleti arasında bir savaş değil; küresel güç mücadelesinin kanlı bir sahnesidir. Ateşkes ve barış girişimleri, arabuluculuk çabaları birbiri ardına çöktü. Minsk ruhu çoktan öldü. İstanbul görüşmeleri ise Batı’nın sabotajıyla akamete uğradı.

Rusya, Avrupa’ya ve NATO’ya güvenmiyor. Avrupa, Rusya’yı “tehdit” olarak kodladı. ABD ile Rusya arasındaki güvensizlik ise zirvede. Bu kördüğüm, diplomasiyi felç ediyor. Savaşın asıl faturası ise masum sivillere ve bölge ülkelerine çıkıyor. Özellikle Karadeniz üzerinden Türkiye’yi doğrudan etkiliyor. Sahillerimize sürüklenen mayınlar, düşen İHA parçaları, vurulan gemiler, tehdit altındaki seyrüsefer… Tahıl koridoru krizi, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, göç dalgası, enflasyon baskısı… Bu kanlı savaş durdurulmalıdır.


 

Türkiye’nin Tecrübesi ve Stratejik Konumu

Türkiye, son yıllarda çatışma çözümü ve istikrar inşasında rüştünü ispat etmiş ender devletlerden biridir. Karabağ’da barışın mimarlarından biri oldu. Suriye’de terör koridorlarını parçaladı, milyonlarca mültecinin dönüşüne zemin hazırladı. Irak’ta PKK’ya karşı sınır ötesi operasyonlarla bölgenin güvenliğini sağladı. Libya’da meşru hükümeti ayakta tuttu, Doğu Akdeniz’de hem kendi  haklarını hem de bölge ülkelerinin haklarını korudu. Somali ve Sudan’da ise hem güvenlik hem kalkınma odaklı adımlarla Afrika’nın istikrarına katkı sundu. Bu tecrübe, lafta değil, sahada kazanılmış birikimlerdir.

Ankara, hem Rusya hem Ukrayna nezdinde güvenilir bir aktördür. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen diplomasi, savaşın başından beri bunu kanıtladı. Tahıl anlaşması gibi kritik adımlar, Türkiye olmadan mümkün değildi. Türkiye, aynı zamanda Karadeniz’in ve Boğazlar’ın hakimi konumundadır. Bu coğrafi ve stratejik üstünlük, barış için eşsiz bir fırsat sunmaktadır.


 

Pakistan’ın Rolü ve Garantörlük Modeli

Burada kritik bir ortak daha devreye girebilir: Pakistan. İslam dünyasının önemli güçlerinden, nükleer kapasiteye sahip, disiplinli ordusuyla saygın bir devlet olan Pakistan, arabuluculukta tarafsız ve güvenilir bir profil çiziyor. Aynı zamanda Batı ile dengeli ilişkileri var. Türkiye-Pakistan kardeşliği, bu iki ülkenin Ukrayna meselesinde aktif rol almasının doğal zeminini oluşturuyor.

Bu konularda güven meselesi son derece önemli. ABD-Türkiye münasebetleri en iyi dönemlerinden birini yaşıyor. Rusya, NATO’yu ve NATO üyesi Avrupa ülkelerinin çoğunu tehdit olarak görüyor ama NATO’nun en büyük ikinci gücü olan Türkiye’ye güveniyor. Böyle bir zemin kritik derecede önemli.

Batının da içinde olduğu NATO üyesi Türkiye ve güvenilir arabulucu Pakistan, Ukrayna’nın işgal altındaki bölgelerinin güvenliği için garantörlük rolü üstlenebilir. Barış anlaşması sağlanana kadar bu bölgeler, Türkiye ve Pakistan’ın askeri ve diplomatik garantörlüğü altında tutulabilir. Türk ve Pakistanlı barış gücü unsurları, ateşkes hattında istikrarı sağlayabilir. Ankara’nın Rusya ile Ukrayna arasında köprü görevi görmesi, Pakistan’ın ise İslam dünyası ve Asya çapında itibarlı rolü, formülü güçlendirir. Avrupa, NATO mekanizması dışında ama NATO üyesi Türkiye ile temas halinde bu sürece olumlu siyasi destek verebilir. Böylece hem Avrupa’nın endişeleri hem Rusya’nın güvenlik kaygıları hem de Ukrayna’nın toprak bütünlüğü hassasiyeti dengelenebilir.


 

Bu model, Batı’nın dayatmacı, Rusya’nın maksimalist yaklaşımlarından farklıdır. Türkiye ve Pakistan, ne emperyalisttir ne de ideolojik ajandayla hareket eder. Çözüm odaklı, sahada tecrübeli ve samimi arabuluculardır. Beş yıldır süren bu savaşı durdurmanın çok fazla alternatifi görünmüyor. Hızlı bir ilerleme olmazsa bu vahim tablo devam edecek. Daha fazla kan, daha fazla gözyaşı, daha fazla ekonomik yıkım… Böyle olursa kimse kazanmaz. Kaybeden sadece insanlık olur.

Türkiye-Pakistan İnisiyatifinin Kazanımları

Türkiye için bu rol, Karadeniz’de istikrarı getirir, ekonomiye nefes aldırır, enerji ve ticaret yollarını güvence altına alır. Aynı zamanda küresel barış mimarı imajını pekiştirir. Pakistan için ise stratejik derinlik ve uluslararası prestij artışı anlamına gelir. İki kardeş ülke, Asya’dan Avrupa’ya uzanan bir barış kuşağı oluşturabilir.

Çatışmalara Son Verilmeli

Artık kanı durdurmak gerekir. Türkiye ve Pakistan masada ve sahada garantör olmaya hazır görünüyor. Bu, onurlu bir barışın yoludur. Batı’nın uzaktan kumandalı diplomasisi değil, bölge ülkelerinin samimi gayretleriyle kalıcı çözüm mümkündür.


 

Sonuç olarak, Ukrayna-Rusya arasındaki savaş ateşi beşinci yılında hâlâ yanıyorsa, bunun sebebi mevcut aktörlerin yetersizliğidir. Türkiye, bu yetersizliği giderecek tecrübe, irade ve güce sahiptir. Pakistan’la birlikte atılacak adımlar, sadece Karadeniz’i değil, küresel istikrarı da olumlu etkileyecektir. Artık laf değil, adım zamanıdır. Türkiye ve Pakistan, barışın bayraktarlığını yapabilir. Yüzlerce yıl bu toprakları adaletle ve huzur içinde yönetmiş olan Osmanlı tecrübesinin varisleri olarak bu iş bize düşer. Türkiye olarak, dünyaya vaad ettiğimiz yeni küresel sistemin modellerinden birini bu vesileyle fiilen göstermiş de oluruz.

Aslında bu işi Türkiye tek başına yapabilir. Fakat Avrupa’da bazı ülkelerde derin bir Osmanlı korkusu var. “Türkiye’nin emperyal hedefleri var. Osmanlı topraklarına tekrar çökmek için yapıyorlar” şeklinde düşünenlerin endişe duymamaları için Pakistan da dahil olabilir.

Bu savaş bir gün elbette bitecektir. Ama yeter artık. Daha fazla kan akmasın. İnsanlığın savaşa değil, barışa, huzura ve refaha ihtiyacı var. Fırsat verilirse Türkiye bu meseleyi bir şekilde çözebilir. Milletimizin ve dostlarımızın dirayeti ve devletimizin vizyonu ile…

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23