Üçlü ittifak Meclis'ten geçti! Dış saldırılara karşı kolektif savunma kalkanı resmen kuruldu!
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
TBMM Genel Kurulu'nda yapılan oylamada 279 evet oyuyla kabul edilen tarihi Mekke Anlaşması ile taraflardan birine yönelik dış kaynaklı silahlı bir saldırı tüm taraflara yapılmış kabul edilecek.Tamamen savunma odaklı olan ve hiçbir ülkeyi doğrudan hedef almayan anlaşma; terörizm ve ortak tehditlere karşı askeri iş birliğini güçlendirmeyi, savunma sanayiinde derinleşmeyi ve bölgesel sorunlara bölge ülkelerince çözüm üretilmesini hedefliyor.
TBMM Genel Kurulu'nda, Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı arasında 7 Ağustos 2026 tarihinde imzalanan, taraflardan herhangi birine yönelik dış kaynaklı bir silahlı saldırının tüm taraflara yönelik bir saldırı olarak kabul edildiği, "Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması"na ilişkin kanun teklifi görüşmeleri tamamlandı.
DÜNKÜ GÖRÜŞMEDE İLK MADDE KABUL EDİLMİŞTİ
Dünkü görüşmelerde, üç maddelik kanun teklifindeki, Anlaşma'nın onaylanması uygun bulunmasına ilişkin birinci maddesi kabul edilmişti. Birinci maddenin kabul edilmesinin ardından TBMM Başkanvekili Celal Adan, birleşime ara verdi. Aradan sonra komisyonun yerini almaması üzerine Genel Kurul kapatıldı.
KALAN 2 MADDE 279 EVETLE KABUL EDİLDİ
Bugünkü görüşmelerde teklifin yürürlüğe ilişkin diğer iki maddesi görüşüldü ve ardından elektronik oylama yapıldı ve Anlaşma'ya ilişkin kanun teklifi kabul edildi. Toplam 398 oy kullanıldı. Teklife 279 kabul, 119 ret oyu verildi. Çekimser, geçersiz ve boş oy kullanılmadı.
İŞ BİRLİĞİ VE KOLEKTİF CAYDIRICILIĞA DAYALI GÜVENLİK YAKLAŞIMI
Kanun ile onaylanan Mekke Anlaşması ile bölgesel sahiplenme anlayışı temelinde bölge ülkeleri arasında stratejik diyaloğun ve karşılıklı güvene dayalı birlikte çalışma kültürünün güçlendirilmesi, Orta Doğu'da ve ötesinde iş birliğine ve kolektif caydırıcılığa dayalı güvenlik yaklaşımının tesis edilmesi ve bölgenin sorunlarına bizzat bölge içerisinden çözümler üretilmesi hedefleniyor.
KOLEKTİF SAVUNMA HÜKMÜ KENDİLİĞİNDE İŞLEMEYECEK
Tarafların, birbirlerinin bağımsızlığının, toprak bütünlüğünün ve egemenliğinin korunması amacıyla iş birliği yapmayı ve BM Şartı'ndan kaynaklanan savunma haklarının kullanılmasında her bir tarafın kendi anayasal yükümlülükleri, milli mevzuatı ve yetkili makamlarının kararları çerçevesinde askeri imkan ve yeteneklerin konuşlandırılması da dahil olmak üzere uygun görecekleri tedbirlerle birbirlerine destek olmayı taahhüt ettikleri Anlaşma'da, kolektif savunma hükmünün tatbik edilmesi kendiliğinden işlemeyecek, bu husus istişareler sonucunda mutabakatla alınacak kararlara dayalı olacak.
SAVUNMA SANAYİ ALANINDA İŞ BİRLİĞİNDE DERİNLEŞME
Terörizm dahil tarafların ortak değerlendirmesiyle savunma ve güvenliklerini etkilediği belirlenen tehdit ve saldırılara karşı taraf devletlerin savunma ve güvenliğini kolektif caydırıcılık temelinde güçlendirmeyi ve tarafların silahlı kuvvetleri arasında birlikte çalışabilirlik, iş birliği ve koordinasyonun artırılmasını hedeflenen Anlaşma, savunma sanayii alanındaki iş birliğinin de derinleştirilmesi amacını taşıyor. Anlaşma'nın genel gerekçesinde, tamamen savunma odaklı olan Anlaşma'nı herhangi bir ülkeyi hedef almadığı belirtiliyor.