• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Türkiye, enerji diplomasisiyle küresel dengelerde etkin rol üstleniyor

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Türkiye, enerji diplomasisiyle küresel dengelerde etkin rol üstleniyor

Türkiye, uluslararası arenada barış ve diplomasi temelinde çözüm arayışlarını sürdürürken, ekonomist yazar Tayfun Kaan Gündüz, kaleme aldığı “Avrupa Bağımsızlık Ararken Türkiye Masanın Başında” başlıklı yazısında Türkiye’nin son dönemde yürüttüğü diplomatik temasları, enerji güvenliği ve ekonomik bağımsızlık perspektifinden değerlendirdi.

 SEBAHATTİN AYAN  İSTANBUL 

Türkiye’nin son dönemde Orta Doğu, Körfez ve Avrupa ekseninde yoğunlaşan diplomatik girişimleri, enerji güvenliği, bölgesel istikrar ve ekonomik iş birlikleri açısından yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Ekonomist yazar Tayfun Kaan Gündüz, kaleme aldığı değerlendirme yazısında Türkiye’nin farklı ülkelerle geliştirdiği diplomatik temasların yalnızca siyasi ilişkilerle sınırlı olmadığını, enerji arz güvenliği ve ticari iş birlikleri bakımından da stratejik önem taşıdığını ortaya koydu.


 

“Avrupa Bağımsızlık Ararken Türkiye Masanın Başında” başlıklı yazısında Gündüz, Türkiye’nin Mekke Ortak Savunma Anlaşması, Doha’da imzalanan Bedir Mutabakatı ve Türkiye, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan hattındaki diplomatik girişimlerin yanı sıra Avrupa ülkeleriyle gerçekleştirilen temasları aynı stratejik çerçevede ele aldı.

ENERJİ GÜVENLİĞİ DİPLOMASİNİN MERKEZİNDE

Dünyada enerji arzının, savunma politikalarının ve ekonomik dengelerin giderek daha fazla iç içe geçtiğine dikkat çeken Gündüz, Hürmüz Boğazı, Kızıldeniz ve Karadeniz’deki gelişmelerin küresel ticaret ve enerji fiyatları üzerindeki etkilerini değerlendirdi.


 

Avrupa’nın Rusya’ya yönelik enerji bağımlılığını azaltmaya çalışırken farklı tedarik kaynaklarına yöneldiğini belirten Gündüz, bu süreçte ABD’den yapılan LNG ithalatının artmasının yeni bağımlılık tartışmalarını beraberinde getirdiğine işaret etti. Avrupa’nın nükleer enerjiye yeniden yönelmesini de enerji güvenliği arayışının bir parçası olarak değerlendirdi.

TÜRKİYE’NİN STRATEJİK KONUMU ÖNE ÇIKIYOR

Türkiye’nin enerji ihtiyacının önemli bölümünü ithalat yoluyla karşıladığını hatırlatan Gündüz, yerli üretimin artırılması, tedarik kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve enerji koridorlarının etkin kullanılması başlıklarının Türkiye’nin ekonomik geleceği açısından belirleyici olduğunu vurguladı.


 

Sakarya Gaz Sahası, Akkuyu Nükleer Güç Santrali, yeni doğal gaz tedarik anlaşmaları ve uluslararası enerji hatlarının Türkiye’nin stratejik konumunu güçlendiren unsurlar arasında bulunduğunu belirten Gündüz, Türkiye’nin yalnızca bir enerji tüketicisi değil, aynı zamanda bölgesel enerji akışında önemli bir merkez olma hedefi taşıdığına dikkat çekti.

Yazıda, Türkiye’nin enerji diplomasisiyle Körfez’in sermaye ve enerji kaynaklarını, Avrupa’nın pazar ve teknolojisini, Doğu Akdeniz’in stratejik imkânlarını aynı zeminde buluşturma arayışı da ele alındı.


 

DİPLOMASİ EKONOMİK KAZANIMA DÖNÜŞEBİLİR

Gündüz, Türkiye’nin yürüttüğü diplomatik temasların ekonomik karşılığının ticaret hacminin büyümesi, savunma sanayii iş birliklerinin gelişmesi ve ülkenin jeopolitik risk priminin azalması gibi alanlarda ortaya çıkabileceğini ifade etti.

Savunma sanayiinde ortak üretim, teknoloji transferi, Ar-Ge ve teknik eğitim başlıklarının Türkiye’nin uluslararası iş birliklerinde yeni fırsatlar oluşturduğunu belirten Gündüz, Körfez ülkeleriyle geliştirilen ilişkilerin ekonomik boyutuna da dikkat çekti.


 

Bununla birlikte Hürmüz ve Kızıldeniz’de yaşanan güvenlik sorunlarının enerji fiyatları, enflasyon, cari açık, navlun ve sigorta maliyetleri üzerinden Türkiye ekonomisini etkileyebileceğine işaret eden Gündüz, bölgesel istikrarın ekonomik kazanımlar açısından önemini vurguladı.

MASADA OLMAK TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL

Türkiye’nin bölgesel krizlerin çözümünde diplomatik kanalları açık tutmasının önemine değinen Gündüz, enerji güvenliği ile barış arayışlarının birbirini tamamlayan unsurlar olduğunu ortaya koydu. Gündüz, “Avrupa 2000’lerde nükleerden çıkıp Rus gazına yaslanmanın bedelini bugün hem ABD LNG’sine yeni bir bağımlılıkla hem de 90 avroya dayanan gaz fiyatıyla ödüyor. Türkiye ise aynı enerji haritasında farklı bir yerde duruyor. Tam bağımsız değil, ama her kaynağa kapısı açık, her koridorun üzerinde ve bu yüzden masada. Fidan masayı kuruyor, Kalın kapıları açıyor. Diplomasinin ekonomiye çevrilmesi üç kanaldan geçiyor; daha düşük risk primi, büyüyen ticaret hacmi ve çeşitlenen savunma sanayii pazarı. Husi tehdidi bu kanalların üçünü de sınayacak. Masaya oturmak tek başına kazanç sağlamaz, ama masada oturanların menüyü birlikte yazdığı da bir gerçek. Körfez sermayesinin İstanbul Finans Merkezi ve katılım finans üzerinden Türkiye’ye akması için de önce güven ortamı gerekiyor. Cuma günü İstanbul’da kurulan masa, o güvenin zeminini hazırlıyor” ifadelerini kullandı.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23