• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

“Tayyip’in işi Allah’a kaldı” Sahne aynı, aktörler aynı, çile aynı! Yücel Kaya yazdı

Yeniakit Publisher
Yücel Kaya Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
"Tayyip’in işi Allah’a kaldı" Sahne aynı, aktörler aynı, çile aynı! Yücel Kaya yazdı

1994’te İstanbul’u susuzluk ve çöp dağlarıyla Kerbela’ya çeviren CHP zihniyeti, aradan geçen onca yıla rağmen zerre ders almamış görünüyor; dün Erdoğan ile “Tayyip’in işi Allah’a kaldı” diye alay edenler, bugün Ankara’yı yüzde 1’lik barajlara, patlayan borulara ve bidon kuyruklarına mahkûm ederken, milyarları konserlere gömüp su krizinin faturasını yine duaya, yine Erdoğan’a kesmeye kalkıyor. İşte Yücel Kaya’nın o yazısı…

YÜCEL KAYA  

Tayyip Erdoğan’ın 1994 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi başkanlığına aday olduğu o sancılı günleri hatırlayalım.  

İstanbul susuzluktan kırılıyor, çöp dağları İSKİ’deki skandallarla birlikte patlıyordu.   


 

Erdoğan’dan önceki CHP zihniyetinin temsilcisi Nurettin Sözen dönemi, şehri tam bir Kerbela’ya çevirmişti.  

O günlerde bir grup Müslüman, bu çileye son vermek adına ellerini semaya açıp yağmur duasına çıkmıştı. 


 


CHP’li yönetim "yağmur bombası" gibi suni yöntemlerle vakit öldürürken, Erdoğan’a yağmur duasını sorduklarında: 


 

 "Biz bombalamadan yana değiliz. Niçin yağmur duasına çıkmayalım? Tabii çıkarız. Tarih boyunca yapılmış ve netice alınmış" diyerek inancın ve tevekkülün gücünü haykırmıştı. 

O dönem laiklik ve modernlik maskesi altında İslam’a saldıran medya, Erdoğan ile:  

“Tayyip’in işi Allah’a kaldı” diyerek alay etmişti.  


Oysa Erdoğan sadece dua etmemiş, eş zamanlı olarak Istranca derelerini şehre bağlayacak dev projeleri hayata geçirmişti. Dağları delerek derelerin suyunu getirmek için kilometrelerce boru döşemişti. 


 

Mevla o kış öylesine bereketli yağmurlar verdi ki, Erdoğan’ı eleştiren malum medyanın tesisleri bile sular altında kaldı.  

Erdoğan’ın o gün tarihe geçen cevabı ise tokat gibiydi:  

"Elhamdülillah işimizin Allah'a kalan kısmında hep muvaffak olduk." 


 

Bir de işin Erdoğan’a kalan kısmı vardı. Onu da yazının sonunda hatırlatacağım. 

Yıl 2026.  

Sahne aynı, aktörler aynı, çile aynı.  


 

İstanbul’un 1994’te yaşadığı su krizi, bugün Mansur Yavaş idaresindeki Ankara’da yaşanıyor. Başkent’in su rezervleri alarm veriyor, barajlardaki aktif su oranı yüzde 1 seviyesine kadar gerilemiş durumda.  

Vatandaş yine elinde bidonla çeşme kuyruğunda! 


 

Kesikköprü hattındaki borular patlıyor, şehir susuzluktan kavruluyor. Ankara Büyükşehir Belediyesi ise bu krize çözüm üretmek yerine mazeret üretiyor.  

"Su var basınç yok, basınç var boru yok, boru var bütçe yok" diyerek halkı oyalıyorlar.  

Peki, milyarlarca liralık bütçe nereye gidiyor?  

Cevap belli: Konserlere! 


 

Ankara halkının temiz suya ulaşması için döşenmesi gereken o çelik borular, meğer heykel ve konser organizasyonlarına feda edilmiş. 

YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN>>>

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

meleknur

HEP MİLLETLE Mİ UĞRAŞSINLAR? SU, YOL, HİZMET, GELİR,GİDER BOŞ VERSİN HALAY GÜZEL OYNASINLAR

İSA ARSLAN

Suyu sen içmedin tabiki mansur, yavaş ol orada kal. işinize gelmeyince sözde latife yaparak kendinize biat edenlerin yüzünü ancak tebessüm ettirirsiniz. bu vatandaş öyle bir tepki verecek ki sana, hem sen hem partin hemde sana biat edenlerin yüzleri yere düşecek.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23