Suudi Bakan'dan gündemi sarsacak sözler! 'Sıradaki hedefleri Türkiye'
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Rızai, Suudi Bakan Halid bin Selman'ın kendisine, İsrail'in askeri ve siyasi baskı hatlarında İran'dan sonraki hedeflerinin sırasıyla Türkiye ve Suudi Arabistan olacağını söylediğini aktardı.
İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai, Amerika Birleşik Devletleri ile yürütülen diplomatik temaslar ve Türkiye, Suudi Arabistan, Pakistan ile Mısır/İran hattındaki dörtlü güvenlik toplantısına dair dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Katıldığı özel programda açıklamalarda bulunan Rızai, bölgesel tehditler ve kurulması hedeflenen yeni güvenlik mimarisine ilişkin önemli mesajlar verdi.
"İSRAİL'İN BİR SONRAKİ HEDEFİ TÜRKİYE VE SUUDİ ARABİSTAN"
Program sırasında Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman ile gerçekleştirdiği ikili görüşmenin detaylarını paylaşan Rızai, Suudi Bakan'ın kendisine İsrail'in bölgedeki stratejik hedeflerine dair çarpıcı bir analiz aktardığını öne sürdü. Rızai’nin iddialarına göre Halid bin Selman, İsrail’in askeri ve siyasi baskı hatlarında İran’dan sonraki hedeflerinin sırasıyla Türkiye ve Suudi Arabistan olacağını ifade etti.
BATI ASYA’DA YEREL DİNAMİKLERE DAYALI YENİ BÖLGESEL DÜZEN
Tahran'da Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın üst düzey katılımlarıyla düzenlenen dörtlü güvenlik toplantısını da ele alan Rızai, masadaki tüm tarafların İsrail’in bölgedeki hamlelerine karşı ortak ve kararlı bir duruş sergilediğini kaydetti.
Gerçekleştirilen temasların tek seferlik kalmayacağını ve görüşmelerin periyodik olarak devam ettirilmesi yönünde ortak karar alındığını vurgulayan Rızai, şu ifadeleri kullandı:
"Toplantıda bölgesel güvenlik açısından birlik ve beraberliğin önemini vurguladık. Dış müdahalelerden uzak, tamamen yerel dinamiklere dayalı yeni bir bölgesel düzen kurulması şart. Tahran'daki bu buluşmanın Batı Asya'da yeni bir bölgesel düzenin ve bölge ülkelerinin kendi güvenliklerini bizzat sağlama iradesinin güçlü bir başlangıcı olmasını umuyoruz."