Suriye’deki savaşın kaybedeni Müslümanlar
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Şubat Ayı Genişletilmiş Bölge ve Şube Başkanları Toplantısı Ankara’da yapıldı. Yoğun katılımla gerçekleşen programda konuşan AGD ve MGV Genel Başkanı Salih Turhan, Suriye’deki savaşın yedinci yılının bitmek üzere olduğunu belirtti.
ÖMER FARUK ŞAHİN / ANKARA Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Şubat Ayı Genişletilmiş Bölge ve Şube Başkanları Toplantısı Ankara’da yapıldı. Yoğun katılımla gerçekleşen programda konuşan AGD ve MGV Genel Başkanı Salih Turhan, Suriye’deki savaşın yedinci yılının bitmek üzere olduğunu belirterek, ‘’Yedi yılda altı yüz binden fazla insan yaşamını yitirmiş, binlercesi yaralanmıştır. On milyonu aşkın Suriyeli evini, yerini, yurdunu terk etmek zorunda kalmıştır. Şehirler yıkılmış, alt yapı çökmüş, tarihi doku silinmiştir. Günde beş vakit ezan okunan, günde beş vakit aynı kıbleye dönülen topraklarda barut kokusu ve kan kokusu vardır. Bu savaşın kazananı kimdir diye sorulsa, herkes eline bir harita alıp bölgeye baksa, kazananın İsrail olduğunu görecektir. Amerika ve Rusya çıkarları gereği birbirleriyle rakip olsalar da yine çıkarları gereği asla birbirleriyle savaşmadıklarını hepimiz görmekteyiz. Sünnisiyle, Şiisiyle; Türk’ü, Kürt’ü, Arap’ı, Farisi’siyle bu savaşın kaybedeni tüm Müslümanlardır’’ şeklinde konuştu.
ADALETİ AYAKTA TUTMALIYIZ
Yeryüzünde sınırları içerisinde az ya da çok Müslümanların olmadığı hiçbir ülke olmadığını belirten Turhan, ‘’Sanayi devrimi ve yüksek teknolojiye geçiş, insanlığa birçok kolaylıklar getirmiştir. İletişim teknolojileri gelişmiş, uydu yayınları ve internet ağı dünyayı sarmıştır. Akıllı makineler, akıllı binalar ve daha da ilginci akıllı robotlar üretilmektedir. Ancak bütün bu gelişmelere rağmen yeryüzünde hak ve adalet hakim değildir ve birçok problem yaşanmaktadır: Açlık, susuzluk, gelir dağılımda ve enerjinin kullanımında adaletsizlik, madde bağımlılığı, aile yapısının bozulması, çocuk ölümleri, ekolojik dengenin bozulması, hedonizm ve bireyselcilik vs. Modern dünyanın çevreye, topluma, insana, eşyaya ve hadiselere karşı farklı bir bakışa ihtiyacı var. Elbette bu İslam’dır. Biz, inancımız gereği her şeye karşı adaleti ayakta tutmakla mükellefiz’’ ifadelerini kullandı.