'Süresiz nafaka' mağduru dert yandı: Bu ülkede kadın erkek eşitliğinden söz edemeyiz
Boşanmış Aileler Platformu Yöneticisi Hacı Ali Aydoğdu; “Süresiz Nafaka insanlık onuruna aykırı. Bu ülkede kadın erkek eşitliğinden söz edemeyiz” dedi.
Taha Emre ÖZDEMİR ANKARA
Boşanmış Aileler Platformu Yöneticisi Hacı Ali Aydoğdu da bir ‘Süresiz Nafaka’ mağduru. 2012 yılında 17 yıllık evliliği sona erdi. Mahkeme aylık bin lira nafaka ve yirmi bin lira tazminata hükmetti. Maddeten dara düşen Aydoğdu, nafaka artırımından sonra daha da çıkmaza girdi. Özetle anlattığı hikayesinde yaşadığı zor günlerin hesabını soracak bir muhatap da bulamadı. Hacı Ali Aydoğdu, Yeniakit.com.tr’ye yaptığı açıklamasında ‘Süresiz Nafaka’yı şöyle anlattı:
'Ne kadın ne de erkek mağdur olmasın’
Süresiz nafaka hakkaniyete uygun bir yasa değil. Bir insanla resmen ilişkin kesiliyor ama nafaka sebebi ile hayatından hiçbir zaman çıkartamıyorsun. Bunu kadınlar genellikle intikam amacı olarak kullanıyor. Hergün artan borç, erkekleri çıkmaza sokuyor. Neresinden bakarsanız bakın, insanlık onuruna aykırı birşey. Biz istiyoruzki herkese eşit ve adaletli bir şekilde davranılsın. Ne kadın ne de erkek mağdur olmasın. Biz nafakanın ömür boyu değil, süreli olmasını istiyoruz. Kısa süreli ve çocuksuz evliliklerde bir yıl, uzun süreli ve çocuklu evliliklerde beş yıl 'Nafaka' ödensin. Kadınlara nafaka kesildikten sonra da devlet destekli bir yardım sunulsun. Mesela kadın için iş imkanı sağlanabilir.
Arkadaşlarımız herşeyden önce çocuklarından kopartılıyorlar. Burada 'İcra' yoluna başvuruluyor. Bu da bir insanlık ayıbı ama baba buna mecbur bırakılıyor. Yasanın hiçbir noktasında kadınlara yaptırım uygulanmamış. Mesela önceki gün Kenan Karaman'ın haberini yapmıştınız. Hepimizin vicdanını yaraladı. Adam çocuğunu ilk kez öldüğü gün görüyor. Ne kadar acı değil mi? Biz platform olarak bu yasa düzeltilip herkes rahata erinceye kadar çalışmalarımıza devam edeceğiz.
‘Bu ülkede kadın erkek eşitliğinden söz edemeyiz’
Ben 17 yıllık evliydim. 2012 yılında sebepsiz yere evden uzaklaştırıldım. Bu olayın devamında da boşanmamız gerçekleşti. Aylık bin lira nafaka ile yirmi bin lira manevi tazminata hükmedildi. Nafaka ve ödediğim tazminat beni maddi olarak daralttı. Yeniden evlenip hayatımı kurmaya karar verdim. Evliliğimde de bazı borçlara girdim. Boşandığım kişi nafaka art8tırırım davası açtı ve kendimi tamamen çıkmazda buldum. Tabii bu yaşadığım çok zor günlerin en kısa özeti. Sonradan sonraya maddeten kendimi toparladım ama yaşadığım sıkıntıların tamamı yanıma kar kaldı. Kimse bana bu yaşatılanların hesabını sormadı.
Kadının beyanı esas kabul ediliyor. Aslında tamamen haksız ama beyanı esas. Böyle bir saçmalık olabilir mi? Ondan sonra kadın erkek eşitliğinden bahsediyorlar. Bu nasıl eşitlik. Kadın ne dese haklı, erkek ne dese de haksız. Haklı aslında ama haklılığını ispatlayamıyor. 6284'te “Kadına şiddet riski varsa erkek uzaklaştırılır” diye bir ifade var. Mesela trafiğe çıkıyorsun. Trafik polisi seni durduruyor. Ehliyetin ruhsatın herşeyin tamam ama hepsine el koyuyor. Ne oldu memur bey diye soruyorsun? Kusura bakmayın. Trafiğe çıkmanıza müsade edemem. Kaza yapma riskiniz var diyor. 6284'te geçen ifade aynen bunun kadar saçma.