'Seçmeli dersler mecburi hale getirilmelidir'
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Gazetemiz okurlarından Musa Ordu, "Seçmeli dersler mecburi hale getirilmelidir" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.
AK Parti iktidarı, orta öğretimde seçmeli ders olarak Kur’an, Siyer ve Temel Dini Bilgiler derslerini koymuştur. Koyanlardan Allah razı olsun. İlk yıllar bakanlık vazifesini ifa eden Milli Eğitim Bakanlarının da yoğun teşvikiyle bu dersler tercih edilmiş ve bilhassa tercih edilmesi için de gayret sarf edilmiştir. Ta ki, Ziya Selçuk Milli Eğitim Bakanı oluncaya kadar.
Basın ve yayın organlarında, seçmeli Kur’an, Siyer ve Temel Dini Bilgilerin seçilmez olduğu, hatta bazı okullarda öğrenciler arasında bu dersleri seçme oranının %10’a kadar düştüğü iddia edilmektedir. Eğitim kökenli olan AK Parti Çorum Milletvekili Erol Kavuncu Bey de bu seçmeli derslerin hiç sevilmediği illerin olduğunu, ancak hangi ilde yüzde kaç oranında tercih edildiği ve son yıllarda seçen öğrenci sayısının ne kadar azaldığı hususunda, herhangi bir bilgi edinme imkanı bulamadığını söylemektedir. Muhterem milletvekilinin bu beyanatına hayret etmemek mümkün değildir.
Öğrencilerin Kur’an, Siyer, Temel Dini Bilgiler yerine diğer dersleri tercih etmelerinin en önemli sebeplerinden birisi, üniversite giriş imtihanlarında TYT (Temel Yeterlilik Testinde) Türkçeden 40, Matematikten de 40 adet soru sorulduğu halde, Kur’an, Siyer, Temel Dini bilgiler derslerinden hiç soru sorulmamasıdır. Halbuki, bunlar okullarda ders olarak okutulduğuna göre, AYT’de belli bir sayıda, mesela en az 25-30 civarında soru sorulmalıdır. Aksi takdirde bu derslerden hiç soru çıkmayacaksa, bir öğrenci özel bir merakı da yoksa bu dersleri niçin seçsin ki?
Acizane kanaatime göre, seçmeli dersler mecburi hale getirilmelidir. Ancak bu dersleri okumak istemeyen çocukların velileri bir dilekçe vermek suretiyle bu dersleri okumak istemediklerini beyan etmelidirler. Böyle yapıldığı takdirde daha uygun olacağını ve bu husus ile alakalı olarak her hangi bir sıkıntı kalmayacağını tahmin ediyorum.
Bilindiği üzere, dini inançları kuvvetli olanların çoğunlukta olduğu bir yerde hırsızlık, kapkaççılık, başkasının malına zarar verme, adam öldürme, kadın cinayetleri ve tecavüz gibi hadiselerin pek fazla olamayacağı hususu izahtan varestedir.