• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Recep Yavuz: 2027 turizmini petrol, savaş, iklim ve fiyat/değer dengesi belirleyecek

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Recep Yavuz: 2027 turizmini petrol, savaş, iklim ve fiyat/değer dengesi belirleyecek

Recep Yavuz, 2027 turizmini petrol, savaş, iklim ve fiyat/değer dengesinin belirleyeceğini, talebin bir bölümünün ilkbahar ve sonbahara kayabileceğini söyledi.

Antalya Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Recep Yavuz, 2027'de dünya turizminin rotasını dört etkenin belirleyeceğini söyledi: petrol fiyatları, savaşlar, iklim değişikliği ve fiyat/değer dengesi. Yavuz'a göre turist seyahatten vazgeçmek yerine daha yakın, güvenli, uygun iklim koşullarına sahip ve ödediği paranın karşılığını alabildiği destinasyonlara yönelecek.

2026 yaz sezonu geride kalırken sektörün gözünü şimdiden 2027'ye çevirdiğini aktaran Yavuz, pandemiden bu yana turizm hareketliliğini öngörmenin giderek zorlaştığını dile getirdi. Reklam kampanyalarını, tanıtımları ve turizm fuarlarını önemli bulan Yavuz, bunların dört temel etkenin oluşturduğu koşulları tek başına değiştiremeyeceğini ifade etti.

Yeni ve büyük bir küresel sarsıntı yaşanmaması halinde 2027'de turizmin asıl hikayesinin daralmadan çok yön değiştirme olacağını değerlendiren Yavuz, Avrupa Seyahat Komisyonu'nun 2026 ilkbahar ve yaz dönemine ilişkin araştırmasının da seyahat isteğinin güçlü kaldığını gösterdiğini söyledi. Asıl soru Yavuz'a göre insanların tatile çıkıp çıkmayacağı değil; nereye, ne zaman ve hangi bütçeyle gideceği.

Petrol mesafeyi belirleyecek

Turizmin hareket demek olduğunu belirten Yavuz, uçak, otomobil, otobüs veya gemiyle yapılan seyahatlerde enerji fiyatlarındaki büyük artışların tatil maliyetine doğrudan veya dolaylı yansıdığını anlattı. Havacılıkta sorun Yavuz'a göre yalnızca yakıtın pahalı olması değil, gelecekteki maliyetinin öngörülememesi. Tur operatörlerinin 2027 programlarını hazırladığı, hava yollarının kapasite planladığı ve otellerin kontrat yaptığı dönemde yakıt maliyetindeki belirsizliğin fiyatlandırmayı zorlaştırdığını ifade etti.

Ham petrol fiyatıyla uçak yakıtı maliyetinin birebir aynı hareket etmediğini, döviz kurunun, yakıt tedarikinin ve hava yollarının fiyat sabitleme anlaşmalarının da sonucu etkilediğini kaydeden Yavuz, kişi başına uçak biletindeki 100 avroluk artışın 4 kişilik aile için 400 avroluk ek maliyet demek olduğunu söyledi. Böyle bir durumda turistin tatilden vazgeçmeden önce daha yakın bir ülkeyi, daha kısa konaklamayı ya da başka bir tarihi tercih edebileceğini belirten Yavuz, yakıt pahalılaştıkça uzak mesafeli seyahatlerde maliyet baskısının artabileceğini, yakın ve orta mesafeli destinasyonların bundan avantaj sağlayabileceğini kaydetti.

Güvenlik destinasyon seçiminde ilk sırada

Savaşlar Yavuz'a göre yalnızca yaşandığı ülkenin turizmini etkilemiyor; komşu ülkeler, hava sahaları, uçuş rotaları ve turistin zihnindeki bölge algısı da bundan payını alıyor. Bir yandan saldırı, uçuş iptali ve kapanan hava sahası haberlerini izleyip diğer yandan ailesinin gelecek yaz tatilini planlayan turistin psikolojisinin hesaba katılması gerektiğini söyleyen Yavuz, turistin tatilde yeni şeyler yaşamak istediğini, ancak güvenliğinden endişe etmek istemediğini vurguladı.

Avrupa Seyahat Komisyonu'nun araştırmasında güvenliğin destinasyon seçiminde ilk sırada yer aldığını hatırlatan Yavuz, İspanya'nın 2026'nın ilk yarısında yaklaşık 46,6 milyon uluslararası turiste ulaşarak önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,6 büyümesinin seyahat talebinin canlılığını gösterdiğini söyledi. İspanya'nın başarısının yalnızca savaş bölgelerine uzaklığıyla açıklanamayacağını belirten Yavuz, uçuş bağlantılarının, ürün çeşitliliğinin, hizmet kalitesinin ve yıllar içinde oluşturulan güvenin de önemli olduğunu ifade etti. Türkiye açısından mesele Yavuz'a göre yalnızca güvenli olmak değil, bu güveni doğru ve tutarlı biçimde anlatabilmek.

Talebin bir bölümü ilkbahar ve sonbahara kayabilir

İklim değişikliğini 2027'nin üçüncü başlığı olarak sıralayan Yavuz, aşırı sıcakların, orman yangınlarının, su sıkıntısının ve şiddetli hava olaylarının destinasyonların hazırlık yapması gereken somut risklere dönüştüğünü söyledi. Yıllarca deniz, kum ve güneşle pazarlanan Akdeniz'de güneşin fazlasının, özellikle ileri yaştaki turistler ve çocuklu aileler açısından tatilin cazibesini azaltabileceği uyarısında bulundu.

Akdeniz'in cazibesini kaybetmesinden çok, talebin bir bölümünün temmuz ve ağustostan ilkbahar ve sonbahara kaymasını beklediğini belirten Yavuz, bunun Antalya için önemli bir fırsat oluşturabileceğini söyledi. Nisan, mayıs, ekim ve kasım aylarının kültür, doğa, spor ve ileri yaş turizmiyle daha güçlü değerlendirilebileceğini ifade eden Yavuz, iklim değişikliğinin tek başına 12 ay turizm getirmeyeceğini; uçak seferlerinin, açık otellerin, etkinliklerin ve turistik ürünlerin de buna göre planlanması gerektiğini kaydetti.

"Türkiye artık bu paraya değmiyor" riski

Enerji, personel, gıda, finansman ve ulaşım giderlerinin tatil fiyatları üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Yavuz, maliyetlerin yükselmesinin müşterinin her fiyatı kabul edeceği anlamına gelmediğini söyledi. Turist artık yalnızca "Kaç para" diye sormuyor, "Bu paraya ne alıyorum" sorusuna da yanıt arıyor; fiyat/değer dengesi Yavuz'a göre gelecek dönemin en önemli ölçülerinden biri olacak.

Tatil için 2 bin avro ayıran turistin ödediği paraya uygun hizmet beklediğini söyleyen Yavuz, restoran, plaj, taksi veya otelde kendisini kandırılmış hisseden turist açısından meselenin fazladan ödediği 20 veya 50 avrodan ibaret olmadığını belirtti. Turistin güvenini kaybetmesi halinde tepkisinin tek işletmeyle sınırlı kalmayıp bütün destinasyona yönelebileceğini kaydeden Yavuz, Mısır gibi rakiplerin de yalnızca ucuzluk üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini, konaklama, hava bağlantıları ve kültür gezilerinin birlikte sunduğu toplam değere bakılmasını istedi.

Türkiye açısından özeleştiri yapılması gerektiğini söyleyen Yavuz, pahalılığın yalnızca Türkiye'ye özgü olmadığını, ancak başka ülkelerde de fiyatların yüksek olmasının Türkiye'deki fiyatları turistin gözünde kendiliğinden haklı çıkarmayacağını belirtti. Asıl tehlike Yavuz'a göre turistin "Türkiye artık ödediğim paraya değmiyor" demeye başlaması; bu kanaat yaygınlaşırsa fiyat yükselirken değer algısı geride kalır, müşteri başka ülkelere yönelebilir. Çözümü sürekli indirimde görmeyen Yavuz, hizmetin iyileştirilmesini, ek ücretlerin baştan açıklanmasını ve verilen sözün tutulmasını önerdi.

Yavuz, 2027 öngörüsünü "Petrol mesafeyi, savaş destinasyonu, iklim zamanı, fiyat ise son kararı belirleyecek" sözleriyle özetledi. Uzak destinasyondan vazgeçen turistin daha yakına gelebileceğini, temmuz sıcağından kaçanın ekimi seçebileceğini, pahalı bulduğu ülkeden ayrılanın ödediği paranın karşılığını daha iyi aldığı yere, güvenlik kaygısı taşıyanın ise başka bir bölgeye yönelebileceğini anlatan Yavuz, bütün bu değişime rağmen turistin seyahat etmeye devam edeceği ve seyahatlerin artacağı öngörüsünde bulundu.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23