• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Bayramın ardı da bayram olsun

Mübarek Ramazan’ı koronavirüs salgınının gölgesinde yaşayan milyonlarca Müslüman, ‘başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluş’ olan mübarek Ramazan-ı Şerif’e bu akşam veda ediyor. Türkiye’deki müminlerin hem salgın ile hem de nefisleriyle büyük bir mücadele verdiğini ifade eden ilahiyatçılar, “Şu üç günlük bayram süresince de kurallara riayet edelim. Salgın belasının def’i için bol bol dua edelim. Tedbirlere uyalım ki bayramdan sonrası da bayram olsun” dedi.

Yeniakit Publisher
2020-05-23 09:10:00 - 2020-05-23 17:36:30
Bayramın ardı da bayram olsun

Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluş olan mübarek Ramazan-ı Şerif’e yarın veda ediyoruz. Koronavirüs salgınına karşı alınan tedbirler dolayısıyla büyük bölümünü evlerimizde geçirdiğimiz Ramazan-ı Şerif’i ibadetle, duayla, tefekkürle, mukabele ve murakebeyle geçiren mü’minler, Ramazan Bayramı’nın gönülleri maneviyatla saran atmosferine adım atmaya hazırlanıyor. Koronavirüs sürecinde idrak ettiğimiz Ramazan ayında hem nefsimize hem de salgın tehlikesine karşı sabrederek geçirdiğimizi ifade eden ilahiyatçılar, evlerimizde geçireceğimiz Ramazan Bayramı’nın günahlarımıza kefaret olması, belaların başımızdan def edilmesine vesile olması niyazında bulunuyor.

İlahiyatçı-yazar Prof. Dr. Abdurrahman Dodurgalı: “Alvarlı Efe Hazretleri’nin meşhur, ‘Dildeki Rahmân olur/ Dertlere dermân olur/ Âzâde fermân olur/ Bayram o bayram ola’ dizelerindeki bayram inşallah bu bayram olur. Ramazan’ı sabır ile yaşadık, şimdi de bayramla sabrımızı taçlandırmalıyız. Evlatlarımızla, akrabalarımızla kucaklaşamasak da inşallah dilimizde Rahman’ın, derdimize dermanın olacağı bayramı idrak ederiz.”

Evde olmamız fırsat

Gazetemize konuşan İlahiyatçı Yazar Prof. Dr. Abdurrahman Dodurgalı, “Evimizde geçireceğimiz bu Ramazan Bayramı’nda kendimizi dinlemek, kendimizi keşfetmek, kendimizle baş başa olabilmek için bayramı fırsat telakki etmeliyiz. Bayram, kendimizle barışmamıza vesile olsun. Hatalarımızı, ihmallerimizi görebilmemize yarayan bir süreç olsun inşallah“ dedi. İslam toplumlarında özel anlamı olan Ramazan-ı Şerif’in ardından yine farklı bir psikolojiyi yaşamamıza vesile olan Ramazan Bayramı’na kavuşacağımızı belirten Prof. Dodurgalı, şöyle devam etti:

Psikolojimizi tazeledik

“Ramazan ayının başından bu yana sürekli yükselen bir ivmeyle güçlenen psikolojimiz, mübarek gecelerden faydalanarak yükseldi. Yeme içme gibi ihtiyaçlardan ayrı kalmanın biyolojik arınma tarafının haricinde; sabretmeyi, nefsimize hakim olmayı ve en önemlisi de nefsimizi teskiye etmeyi bir kez daha yaşadık. İslamiyet’teki 7 aşamalı bir nefis hiyerarşisinin içinden geçerek psikolojimizi tazeledik. Ramazan Bayramı ise bir vaha olarak karşımıza çıkıyor. Yeni bir atmosfere gireceğimiz, yeniden soluklanacağımız günlerin başlangıcı olan Ramazan Bayramı’mızı salgın nedeniyle evimizde geçireceğiz. Çocuklarımız, torunlarımız gelemeyecek. Ama söz konusu bu psikolojik merhalelere ulaşmak ise gerisi teferruat demeliyiz. Teknolojik imkanlar var, yanımıza gelemeseler de görüntülü konuşabiliyoruz, seslerini duyabiliyoruz.

Derdimize derman olacak

Bayramlar kötü sözler söylemek, kırılmak, dargın olmak, insanları küstürmek için değildir. Tam aksi olarak böyle durumları izale etmek içindir. Sabır isteyen tüm bu hasletlerin mükafatını Ramazan Bayramı ile alacağız. Alvarlı Efe Hazretleri’nin meşhur ‘Dildeki Rahmân olur/ Dertlere dermân olur/ Âzâde fermân olur/ Bayram o bayram ola’ dizelerindeki bayram inşallah bu bayram olur. Sabır denilen o emsalsiz psikolojiyi Ramazan boyunca yaşadık, şimdi bayramla sabrımızı taçlandırmalıyız. Evlatlarımızla, akrabalarımızla kucaklaşamasak da inşallah dilimizde Rahman’ın, derdimize dermanın olacağı bayramı idrak ederiz. Salgın döneminin son evresinde karşılayacağımız Ramazan Bayramı’nı başlangıç olarak kabul edip bundan sonraki hayatımızı hayırla, iyilikle, imanla, İslam’la geçirmemiz için fırsat olmalıdır. Bu Ramazan Bayramı inşallah çifte bayram olacaktır.”

Çifte bayram yaşayalım

Yaşar Aydın Hoca da, “Ramazan Bayramı’nda evde olacak olmamız; hem Ramazan hem de korona sonrası için önümüzdeki manevi fırsatın muhasebesini yapmak için önemli olacaktır” dedi. Yaşar Aydın, “Koronavirüs salgını sürecinde idrak ettiğimiz Ramazan-ı Şerif, arınmamıza vesile olan ibadetlerle dolu olarak geçirdik. Ramazan ayında insan orucunu tuttuğunda, namazını kıldığında, sahura kalktığında, Kur’an tilavetinde bulunduğuna Ramazan sonrasına tertemiz bir yaprak hazırlıyor. Peygamber Efendimiz bu ibadetler için bir hadis-i şerifinde ‘İki ramazan arasında yapılan küçük günahlar için kefarettir’ buyuruyor. Yani Müslümanlar Ramazan Bayramı’nda kendisine bembeyaz boşboş bir yaprak sayfası hazırlamış oluyor. Koronavirüs salgını da inşallah toplum olarak gerçekleştirdiğimiz hatalara kefaret oldu” diye konuştu. Aydın, “Salgın döneminin son evresinde karşılayacağımız Ramazan Bayramı’nı başlangıç olarak kabul edip bundan sonraki hayatımızı hayırla, iyilikle, imanla, İslam’la geçirmemiz için fırsat olmalıdır. Bu Ramazan Bayramı inşallah çifte bayram olacaktır” ifadelerini kullandı.

 

FARUK ARSLAN
Yeni Akit Gazetesi

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı