Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’ndan Akit TV’de önemli açıklamalar
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Akit TV’de yaptığı açıklamada aile hekimliğini sağlık sisteminin merkezine aldıklarını belirterek 32 milyon vatandaşın tarandığını, 8 milyona yakın kişiye erken teşhis konulduğunu, randevu sorununun büyük ölçüde çözüldüğünü söyledi. Toplumun en büyük risklerinin kilo, bağımlılık ve hareketsizlik olduğunu vurgulayan Memişoğlu, “Biz sağlığın siyasi ideolojisiyle değil, hizmetle ilgileniyoruz” dedi. Bakan Memişoğlu, muhalefetin özellikle şehir hastaneleri hakkındaki iftira dolu açıklamalarına da değindi.
yeniakit.com.tr
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, bugün Akit TV ekranlarında Erkan Tan'ın sunduğu “Akit Özel” programına konuk oldu.
Bakan Memişoğlu’nun açıklamalarının satırbaşları şöyle:
AİLE HEKİMLİĞİ SİSTEMİN MERKEZİNDE
Biliyorsunuz, Aile Hekimliğini bir buçuk senedir mevzuat değişikliği ile sağlık sisteminin en önemli unsuru olarak tanımlıyoruz. Aile hekimliğini şuna dönüştürmeye çalışıyoruz, proaktif olsun. Toplumun sağlık kültürünü artıracak isek temel sağlık sistemlerimizin iyi ve proaktif olması gerekiyor.
Aile hekimlerinin kronik sorunları takip edebilen, gerektiğinde hastayı hastaneye ulaştırmaya çalışan bir sistem oluşturmaya çalıştık.
2010’dan beri var olan bir sistemdi ama mevzuat değişikliği ile sistemi geliştirdik.
Aile hekimlerinin ilaç yazmasını çoğalttık, bazı raporları yazabilir hale getirdik. Aynı zamanda istediği zaman, gerek duyuyorsa, sizin adınıza hastanelerden randevu alabilir hale getirdik. İlgili uzman hekime bilgi notu yazabileceği bir sistem de geliştirdik. Birinci basamak ile ikinci basamak arasında entegrasyon olmasını sağladık.
32 MİLYON KİŞİ TARAMADAN GEÇTİ
Tüm sağlık çalışanlarına, özellikle aile sağlık elemanlarına sizin huzurunuzda teşekkür etmek istiyorum. Yoğun olduklarını biliyoruz, o yüzden sayılarını artırmaya çalışıyoruz, aile hekimliğini yenilemek ve sayılarını 40 bine çıkarmak için çalışıyoruz. 1-2 sene içinde çok daha regüle hale gelmiş olacak.
15 milyon insanın aile hekimleriyle yeni temas kurmasını sağladık. Aile hekimlerinin kendi nüfusundaki kronik hastaların, belli yaş gruplarını taramalarını ve aramalarını istedik. Daha erken safhada taranabilir olmasını istedik. Sağ olsunlar, onlar da tam 32 milyon insanımızı arayarak, 8 milyona yakınını erken safhada tanısını koyarak tedavi ettiler.
KANSERDE 21 BİN ERKEN TEŞHİS
Kanser taramalarını da aile hekimleri vasıtasıyla taradık, 21 milyon kişi. Baktığınız zaman 21 bin kişiye de erken safhada erken teşhis kondu. Hayatlarını etkiledik çünkü erken teşhiste tedavi çok daha kolay oluyor.
Toplumun hastalanmadan bedenini korumasını istiyoruz. Türkiye’de risk olarak gördüğümüz kilo ve bağımlılık konusunda toplumumuzun biraz daha çaba sarf etmesi gerekiyor.
Biz sağlığın siyasi ideolojisiyle ilgilenen bir politika üretmiyoruz. Hizmet için çabalıyoruz.
Koruyucu sağlık yapacaksak bunu toplumun katılımıyla yapabiliriz. Siz kilo vermek isterseniz biz bunu yapabiliriz. Her şeyin başı niyet.
Sigara bırakma polikliniklerimize bir senede yüzde altmış başvuru arttı. İnsanların katılımı ve farkındalık önemli.
Toplumun yüzde altmışı kilolu. Yüzde 25’i aşırı kilolu. Kilo aslında bir hastalık. Çünkü diğer hastalıkların ihtimalini artırır.
Dolaşım hastalıklarından her sene dünyada 17 milyonun üzerinde insan ölüyor. İnme, kalp krizi, hiper tansiyon gibi hastalıkların sebeplerinden birisi kilodur.
Toplumun yüzde 30’u eskiden kırsalda yaşıyordu. Yemek yiyordu ama tarlaya gidiyordu. Artık yüzde 6 kırsalda yaşıyor. Sanayileşmiş ve şehirleşmiş toplum nedeniyle hareket kısıtlığı yüzünden kilo sorunu başladı. Toplumla birlikte hareket tarzımızı ve beslenmemizi daha yağ oranı düşük veya beslenmede doğal gıdaları tercih edecek şekilde dönüştürelim. Bunun için diyetisyenlerimiz de aile hekimlerimiz de hazır.
Bugün Türkiye’de sigara büyük bir sorun. Bunu ancak toplumla çözeriz. Yüzde 95 sigaranın zararının farkında ve bırakmak istiyor. Biz diyoruz ki hazır Ramazan, gelin birlikte bırakalım. Sigarayı bırakmak için ücretsiz ilaçlar veriyoruz. Toplum bunu belki bilmiyor ama nikotini üç gün etki süresi var. Kimyasal bağımlılık üç gün sürüyor. Esas olay psikolojik. Hazır bu aydayız, gelin hep beraber sigara illetinden kurtulalım. Sağlık Bakanlığı tüm tesisleriyle emrinizde.
TOPLUMA YÖNELİK EN BÜYÜK TEHLİKELERDEN BİRİ...
Kilo, bağımlılık ve hareketsizlik bu toplumun en büyük tehlikelerinden birisi.
Bırakmak isteyen aile hekimine, sağlıklı hayat merkezlerine, hastanelere gidebilir, ama ilk olarak şu anda 171’i arasınlar, bana yol göster desinler. Aradığınız zaman arkadaşlar sigarayı bırakmak için size hepsini anlatacaklar.
191 diye bir hattımız daha var. O da bağımlılık hattı. Çocuğunuzda, başkasında veya sizde, madde bağımlılığıyla ilgili bilgi alabilirsiniz. Bu toplumun önce sağlıklı kalması için çaba harcıyoruz ama hastalanırsanız da 271 bin hasta yatağımızla hizmet sunuyoruz.
SAĞLIKTA DÜNYAYA ÖRNEK ELEKTRONİK ALTYAPI
Günde 3 milyon vatandaşımıza sağlık hizmeti için temasta olan bir bakanlığız. Geri bildirimleri almadan sağlık sistemini yönetme şansınız yok. Elektronik altyapımız çok yüksek. Sağlık Bakanlığı bugün dünyada birçok ödülü aldı elektronik altyapı anlamında. Tüm şikayet, memnuniyet ve önerileri aldığımız bir sistemimiz var. E devlet ve e nabızdan gelen bir sistemimiz var. Hastaneden bir hizmet alınca bununla ilgili bilgi verebiliyorsunuz e nabızdan. Biz de bunları değerlendiriyoruz ve o hizmet biriminin yöneticisini puanlıyoruz. Herkesin memnuniyet katsayısı var. Görevlendirmelerde veya ücretlendirmelerde de bunun etkisi var.
Bilimsel komisyon oluşturarak hastanelerde yerinde denetim yaptık. Bütün sistemi aslında hem geri dönüş hem yapay zeka ile yönetmeye çalışıyoruz.
Sadece hasta memnuniyeti ölçmüyoruz yöneticilerle ilgili. Sağlık çalışanlarımız da hiç kimsenin haberi olmadan puan verebiliyor. Sadece hizmet alanların değil çalışanların da şikayet ve memnuniyetlerini alıyoruz. Her birimimize de düzeltilmesi için bunları iletiyoruz. Yoksa bu kadar büyük bir yapıyı bu mekanizma olmadan dünyaya örnek olacak şekilde yönetemeyiz.
Türkiye’deki sağlık çalışanları gerçekten öz verili ve bilgili, kaliteli. Herkese teşekkür ediyorum. Bugün sayın cumhurbaşkanımızın liderliğinde dünyaya örnek aldığı bir sistemimiz var. Ülkeler bize geliyor, sağlık sitemlerinin kurulması için bizden yardım istiyorlar.
AVRUPA ORTALAMASININ İKİ KATI ÜSTÜNDEYİZ
(Muhaliflerin eleştirileri) Görmeyen, duymadan kimseye yapacak bir şeyim yok. Tabii ki hatalar olabilir ama gecemizi gündüzümüzü hizmete adadık. Vatandaşlar daha sağlıklı olsun diye oturduk bu koltuklara. Biz halkın hizmetkarıyız.
Bazen şiddet olduğu zaman şaşırıyoruz. Niye, biz size yardım etmeye çalışıyoruz. Bu sağlıkçılar gecesini gündüzüne katıyor ve onlar sayesinde dünyaya örnek oluyoruz.
Senede 1 milyar kez insanlara dokunan başka bir sağlık sistemi yok. Her bir Türk vatandaşı 12.2 kez sağlık sistemine ulaşıp hizmet almış. Avrupa’nın ortalaması 6 buçuk!
RANDEVU SORUNU BÜYÜK ORANDA ÇÖZÜLDÜ
Randevu sorunun çözülmesi için bakanlıkta çalışmalar yaptık. Özellikle kovid ertelenmiş sağlık yükü oluşturdu. Biz analiz yaptık, bazı yerlerde cihaz, doktorlar eksikti. Aile hekimliğini geliştirdik ve randevu alınır haline getirdik. Yüzde 86 randevu azaltıldı. Tüm branşlarda randevu alınabiliyor. Bugün randevu sorunu Türkiye’de kalmamış durumda. Aile hekimleri gerekli görürse tüm branşlarda istediği yerden randevu alabilir.
Bazı üniversite hastanelerimizde maalesef sorunlarımız var. Biliyorsunuz onlar YÖK’e bağlı. Orayı biz yönetmiyoruz ama sonuçta hepimiz milletimize hizmet veriyoruz.
Benim için kamu hastaneleri neyse üniversite hastanesi de o, özel hastane neyse vakıf hastanesi de o…
Türkiye’de şöyle bir şey var, özel hastane çok sanılıyor. Türkiye’de hastanelerin yüzde 18’i özel. Ama belli bölgelere birikmiş durumdalar. Biz de Türkiye geneline yayılması için çalışma yaptık. Onu da geliştireceğiz. Tüm hastanelerin daha iyi hizmet vermesi ve insanların muhtaç olduğu anda hiçbir ücret ödemeden hizmet alması için elimizden gelen çalışmayı yapıyoruz.
2026 ALIM TAKVİMİ BELLİ Mİ
2025’te 37 bin hekim dışı personel alımı yaptık. 2024’teki KPSS’ye göre. İki senede iki alım yapıldı. Bu arada mezun olanlarımız da var. Biz de bu sefer prensiz olarak dedik ki, 2026 KPSS’den sonra alımları yapacağız. İki senelik çocukların da hakkını yememiş olacağız. 2026’da alım yapacağız. Ama 2026 KPSS’sinden sonra…
Üreten sağlık, dediğimiz motto çok daha önemli. Türkiye iyi sağlık sisteminden ziyade iyi hekimlere de sahip. Onların bilgisini alıp, ürün haline getirip, bunu dünyaya sunacak bir ekosistem oluşturmaya da çalışıyoruz. Çünkü hekimlerimizin inanılmaz fikirleri de var. Toplumun da fikrini alacağız ve bunu bir ürün haline getirmek için çalışma süreci başlattık.
Fikir sahibinin fikri mülkiyetini kendisine veriyoruz ve finansör buluyoruz. Esasında bilim adamı laboratuvarında, bilim ürettiği yerde kalsın ama fikri biz organize edelim. Ve birçok fikir de geldi. Şu anda biz birçok yeni ürüne teşvik ediyoruz. Mesela mobil röntgen cihazları tamamen yerli.
Savunma sanayisinin gelişmesi bizim için de çok önemli. Cihazların bizim için de faydası var. Ben beş on sene içinde sağlık sektörünün sanayi sektörünü geçeceğine inanan biriyim. Bilim, kısa süreli yapılacak bir şey değil. Biz temellerini atıyoruz. Toplumda söylenecek ilk sözleri de bizim sağlıkçılarımız söyleyecek.
Aile hekimlerine gitmelerini arzu ediyoruz. Öncelikle aile hekimlerine gitsinler. Tabii ki acil durumlarda tüm hastanelerin kapıları açık ama acil olmayan durumlarda öncelikle aile hekimlerine gitmelerini diliyoruz. Aile hekimine gittiğiniz aman problemlerinizin yüzde sekseni çözülür.
SEZARYEN ORANI YÜZDE 12,3 DÜŞTÜ
Kimsenin bedenine dokunmamamız gerekir. Herkes kendi kararını kendisi verir. Ama ben sağlık bakanı olarak, sağlıklı olanın ne olduğunu söylemekle mükellefim. Kimseye baskı yapamam, herkes özgür iradesiyle hareket eder. Ama sağlıklı olanın ne olduğunu söylemem gerek. Neden sigara içmeyin diyorum, sağlığınız için. Ve diyorum ki, dünyada bilimsel olarak tıbbi olarak, sezaryen bir can kurtarıcıdır. O kadar. Ama normal doğum öndedir. Benim çabam doğal olanın, sağlıklı olanın, anne ve çocuk için iyi olanın normal doğum olduğunu söylüyorum. Sezaryen bir ameliyat aslında. Siz doğal olanın normal doğum olduğunu söylediğinizde, bu sağlıklı olduğu için söylenen bir şey. Bununla ilgili, Türkiye’de yüz doğumdan ellisinin üzerinde sezaryen oranımız var.
Akciğerle ilgili, böbrekle ilgili, hem çocuk hem anneyle ilgili, sütün aktive olması gibi bunun sağlıklı birçok etkeni var. Diğerinde 7 kat cildi kesiyorsunuz. Bildiğiniz ameliyat. Biz doğalı yapın diye söylüyoruz.
Emine Erdoğan hanım efendi sağ olsunlar, onun önderliğinde doğum eylem planı hazırladık. Annelerimize bunu anlatmamız gerekiyordu. Biz ebeleri yetkilendirdik, gebe okulları açtık, mevzuatlarımızı da yeniledik. Annelere ebe danışmanlığı yapıyoruz. İlk bebeğini bekleyen annenin son üç ayında onun yanında olmak zorunda. Annenin duygusunu da anlamak lazım.
Anne Yolculuğu diye mobil uygulama yaptık. Tüm anne adaylarının, hatta 2 yaşına gelene kadar her şeyi anlatan uygulamamız var. Sağlıklı Hayat merkezlerinde gebe okullarımız var. Aile hekimlerimiz ve kadın doğumcularımız da takip ediyor zaten. İlk defa Türkiye’de sezaryen oranımız yüzde 12.3 düştü. Burada tüm ebe, kadın doğumcu ve anne adaylarına teşekkür ediyorum. Ben özel muayenesinde veya hastanede takip eden doktorlarımıza söylüyorum, anneleri ebeleriyle eşleştirsin. Gerçekten ameliyat gerekiyorsa, tıbbi gereklilik varsa sezaryen tabii ki olsun.
USAŞ diye bir şirketimiz var. Diğer ülkelerle irtibat halinde. Gelin e-nabız gibi sistemleri bize de kurun diyorlar. Sağlık turizmine de bakıyoruz. 160 ülke vatandaşları Türkiye’ye gelip sağlık hizmeti alıyor. 1 milyonun üzerinde insan yılda bu ülkeye geliyor. Bir mevzuat çalışması da yapıyoruz, sadece hasta değil sağlıklı insanlar da gelsin termaller gibi noktalardan yararlansın istiyoruz. Somali’de, Sudan’da, Kırgızistan’da, Suriye’de hastanelerimiz var. Türkiye sadece ticari değil, insani anlamda da birçok iş yapıyor. Mısır’la birlikte Gazze’de insanlara müdahale ediyoruz. Oradan 3 binden fazla insanı getirdik Türkiye’de tedavi oluyorlar. Sağlıkta dünyanın en büyük güçlerinden biriyiz. Bu yüzden bunu ihraç ediyoruz. Sağlık herkesin muhtaç olduğu bir şey. Sağlıksız iseniz mutlu olamazsınız. Biz barış ve iyilik medeniyetiyiz. Geçmişimiz öyle, sayın cumhurbaşkanımız da sağ olsun şu anda iyiliğin liderliğini yapıyor. Dünyada vahşet varken biz iyiliği temsil ediyoruz.
ŞEHİR HASTANELERİNE YÖNELİK İTİRAZLAR
Herkes işini yapacak. Muhalefet de bizi eleştirebilir. Sadece doğru olmayanları söylemelerini istemiyoruz. Şehir hastaneleri bizim iftiharımız. Muhalefetteki arkadaşlar bunu herhalde görüyorlardır. Eleştirmesinler demiyoruz ama doğru olmayanları söylüyorlar. Muhalefet bu değil esasında. Eleştiri bizi geliştirir zaten. Ama bunu iftira ile yapmayı, hakaret ile yapmayı tavsiye etmiyorum. Artık başkasını değil kendimizi de sorgulamamız gerekir. Ben bunu yönetici arkadaşlara da tavsiye ediyorum.
Yapıcı eleştiri, tenkit varsa baş üstüne. Kötü niyetli eleştirilere bakmıyoruz. İşimize bakıyoruz, işimiz de memleketimize sağlığı en iyi şekilde sunacak politika üretmek.
Herkese sağlıklı günler diliyorum, Ramazan’ımız hayırlı olsun, ibadetlerimizi Allah kabul etsin diye dua ediyorum.





