Mehmet Barlas, devleti ele geçirmeye çalışan paralel yapının ihtirasının aklını aştığını ve “dershaneler” meselesiyle topyekûn eyleme geçtiklerini, bunun sonucunda yaşananlar ve son yapılan operasyonla birlikte bu yapının devlet katında artık “suç örgütü” olduğunu yazdı.
İŞTE O YAZI:
Aslında devlet içindeki ikinci bir devlet yapılanmasını görmezden gelseydik ve Pensilvanya’da ikamet eden kişiyi de hayatını hizmete adamış bir din adamı olarak kabul etseydik, hayatımız ne kadar kolaylaşırdı... İşin garip olan tarafı AK Parti iktidarı, MİT Müsteşarı’nı hedef alan komploya kadar, bu yapılanmanın devlete sızmasını görmezden geldi veya göremedi.
Bu uyurgezerlik yüzünden nice masum insanın canı yandı...
Ne var ki insanların ihtiraslarının boyu çoğunlukla akıllarının boyundan daha uzun oluyor. Nitekim bu yapılanmanın başındaki kişinin de aklının boyu ihtirasının boyundan muhtemelen daha kısa olduğu için, “Dershaneler” konusu gündeme geldiğinde artık topyekûn eyleme geçmek kararı verildi.
Artık suç
örgütü
Sonuç ortada... Bu yapılanma devlet katında artık bir “Suç Örgütü”dür.
Yaşananlardan ders almak meselesine gelince...
Özellikle siyasette gerçekleri örtbas etmeyelim... Bizden yana görünseler de, yasaları ve demokrasinin temel değerlerini hiçe sayan, “Sivil Toplum Örgütü” kavramını yozlaştıran, hukuku ve adaleti kendi emellerine alet eden oluşumları ve kişileri himaye etmeyelim.
Siyaseti ve sosyo-politik gelişmeleri tribünden izleyen kitleler için de, gerçek ötesi bir dünyada yaşama alışkanlığının artık sona ermesi gerekiyor. (...)
Devlet geleneğimizin yaşı 1000’den büyük... Demokrasi deneyimimiz de 2’nci Meşrutiyet’e kadar dayanıyor... “Kültür” derseniz, bu toprakların tarihi ile uygarlık tarihi özdeş değil mi?
Bir kısır döngü içinde “Dön baba dönelim”i sürekli yaşamak can sıkıcı olmaktan öteye, bunaltıcı olmaya başladı...
MEHMET BARLAS / SABAH
Akit Arşiv sayfasından...